şükela:  tümü | bugün
  • folklor kelimesinin alengirli ifadesi.
  • toplumun sahip olduğu kültürel değerlerin bütünüdür. somut olmayan denmesinin nedeni değerlerin yok olmuş olması, yok oluyor olması, yok olacak olmasından duyulan kaygıdır. türk toplumunun somut olmayan kültürel mirası şu başlıklardan oluşur:

    mani, ninni, türkü, ağıt, bilmece, efsane, memorat, masal, halk hikayeleri, fıkralar, deyimler, atasözü gibi "sözlü gelenekler ve anlatımlar"

    aşıklık, zakirlik, semah, karagöz ve hacivat, bebek kuklası, köy seyirlik oyunları, zeybek gibi "gösteri sanatları"

    doğum, sünnet, evlenme gelenekleri, askere uğurlama, cenazede yapılan geçiş dönemi uygulamaları ile hıdrellez, nevruz, kandil, aşure gibi kutlamalar, ziyaretler, dini uygulamalar ve bilmeceler, çocuk oyunları gibi "toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler"

    halk hekimliği, ocaklar ve tedavi yöntemleri, halk inançları, türbeler-efsaneler, halk mutfağı, halk baytarlığı ve zoolojisi gibi "doğa ve evrenler ilgili bilgi ve uygulamalar"

    geleneksel alet ve eşyalar, giyim-kuşam-süslenme, bakırcılık, dokumacılık, ebru, kilim dokuma, işlemecilik gibi zanaatların oluşturduğu "el "sanatları"

    konuyla ilgili araştırmalar genellikle halk bilimciler tarafından yapılmakla birlikte verilerin toplanması ve envanter hazırlanması çok uzun ve meşakkatli bir süreci gerektirir.
  • bahsedilen şeylerin hepsi somuttur. karagöz ve hacivat, ebruli bilmem ne... dolayısıyla tanım bence yanlış ve saçma.

    (bkz: somut)
    (bkz: soyut)
  • folklor kavramı kullanılsa meseleyi halkbilimciler, kültür kelimesi kullanılsa bu defa da etnologlar ve antropologlar sahiplenir diye türetildiğini düşündüğüm kavram.

    adına her ne dersek diyelim gelenekselin korunması için 2003 yılında evrensel bir sözleşme imzalandı. folklorun gerçekten korunup korunmaması gerektiği ya da neyin korunup neyin korunmaması gerektiği tartışmalarını bir kenara bırakarak söylemek gerekirse bu süreç tam bir kepazelikten ibarettir. yabancı ülkelerde nasıl bilmiyorum ama türkiye'de bu dalgayı çomarlar yürütüyor. katıldığım toplantılardan birinde adını vermek istemediğim bir ilin kültür müdürünün başkanlığında toplandık. yaşayan insan hazinesi seçilmesi için bakanlıktan yazı gelmiş. folklor araştırmacıları derlemelerini yapmış ve önerilerini sundular. il kültür müdürü olacak çomar, itirazlarımızı zerre kadar umursamayarak alevi olan tüm adayları eledi. daha sonra farklı bir yerdeki sohbetimizde aynı çomarın, insanlığın sözlü ve somut olamayan kültürel mirası temsili listesi'ni bir patent listesi olarak algıladığını görüp kahroldum.