şükela:  tümü | bugün
  • folklor kelimesinin alengirli ifadesi.
  • toplumun sahip olduğu kültürel değerlerin bütünüdür. somut olmayan denmesinin nedeni değerlerin yok olmuş olması, yok oluyor olması, yok olacak olmasından duyulan kaygıdır. türk toplumunun somut olmayan kültürel mirası şu başlıklardan oluşur:

    mani, ninni, türkü, ağıt, bilmece, efsane, memorat, masal, halk hikayeleri, fıkralar, deyimler, atasözü gibi "sözlü gelenekler ve anlatımlar"

    aşıklık, zakirlik, semah, karagöz ve hacivat, bebek kuklası, köy seyirlik oyunları, zeybek gibi "gösteri sanatları"

    doğum, sünnet, evlenme gelenekleri, askere uğurlama, cenazede yapılan geçiş dönemi uygulamaları ile hıdrellez, nevruz, kandil, aşure gibi kutlamalar, ziyaretler, dini uygulamalar ve bilmeceler, çocuk oyunları gibi "toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler"

    halk hekimliği, ocaklar ve tedavi yöntemleri, halk inançları, türbeler-efsaneler, halk mutfağı, halk baytarlığı ve zoolojisi gibi "doğa ve evrenler ilgili bilgi ve uygulamalar"

    geleneksel alet ve eşyalar, giyim-kuşam-süslenme, bakırcılık, dokumacılık, ebru, kilim dokuma, işlemecilik gibi zanaatların oluşturduğu "el "sanatları"

    konuyla ilgili araştırmalar genellikle halk bilimciler tarafından yapılmakla birlikte verilerin toplanması ve envanter hazırlanması çok uzun ve meşakkatli bir süreci gerektirir.
  • unesco'nun 2003'te kabul ettiği ve haziran 2018 itibarıyla 177 ülkenin taraf olduğu somut olmayan kültürel mirasın korunması sözleşmesi'nde; toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekânlar olarak tarif edilmiş bir miras alanıdır. bu kavram çerçevesinde sözlü anlatımlar ve sözlü gelenekler, gösteri sanatları, toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler, doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar ve el sanatları olmak üzere beş alan belirlenmiştir.

    mit, efsane, atasözü, destan, masal ve halk hikâyelerinden halk mutfağı, halk inançları ve halk tiyatrosuna; bayram kutlamaları, sünnet, evlenme, doğum ve ölümle ilgili ritüel ve inanışlardan giyim kuşam, çocuk oyunları, töre hukuku, sözlü tarih ve ad verme kültürüne kadar birçok alan bu sözleşme içinde kendine yer bulmuştur. bu sözleşme ve sözleşmenin ortaya koyduğu bu kavram, bir anlamda bölgesel ve yerelden ulusala ve oradan da küresele ilerleyen doğrultuda bizi biz yapan ve diğer kültürlerden farklı kılan kültür üretimlerimizi korumamız için bir mekanizmayı işaret etmektedir.

    türkiye 2006'da somut olmayan kültürel mirasın korunması sözleşmesine taraf olmuştur. sözleşme çerçevesinde oluşturulan insanlığın somut olmayan kültürel mirası temsili listesi'nde mevlevi sema törenleri, meddahlık geleneği, âşıklık geleneği, karagöz, nevruz, geleneksel sohbet toplantıları, alevi bektaşi ritüeli semah, kırkpınar yağlı güreş festivali, geleneksel tören keşkeği, mesir macunu festivali, türk kahvesi ve geleneği, ebru, lavaş, geleneksel çini sanatı ve bahar bayramı hıdırellez olmak üzere 15 unsurumuz bulunmaktadır. bu kapsamdaki çalışmalar hakkında detaylı bilgi için bölünmeden önceki adıyla gazi, yeni adıyla ankara hacı bayram veli üniversitesi türk halk bilimi bölümü öğretim üyesi ve unesco türkiye millî komisyonu başkanı prof. dr. m. öcal oğuz'un "somut olmayan kültürel miras nedir?" adlı kitaba bakılabilir.
  • unesco insanlığın somut olmayan kültürel mirasının temsili listesinin türkiye ayağında, türkiye'nin sahip olduğu somut olmayan kültürel miras öğesi olarak ince ekmek yapma ve paylaşma kültürü de eklenmiştir. soyut kelimesi yerine somut olmayan ibaresinin kullanılmasını özellikle tercih ediyorlar.
    tanım: maddi kültür unsurlarının dışındaki kültürel mirastır.
  • bahsedilen şeylerin hepsi somuttur. karagöz ve hacivat, ebruli bilmem ne... dolayısıyla tanım bence yanlış ve saçma.

    (bkz: somut)
    (bkz: soyut)
  • folklor kavramı kullanılsa meseleyi halkbilimciler, kültür kelimesi kullanılsa bu defa da etnologlar ve antropologlar sahiplenir diye türetildiğini düşündüğüm kavram.

    adına her ne dersek diyelim gelenekselin korunması için 2003 yılında evrensel bir sözleşme imzalandı. folklorun gerçekten korunup korunmaması gerektiği ya da neyin korunup neyin korunmaması gerektiği tartışmalarını bir kenara bırakarak söylemek gerekirse bu süreç tam bir kepazelikten ibarettir. yabancı ülkelerde nasıl bilmiyorum ama türkiye'de bu dalgayı çomarlar yürütüyor. katıldığım toplantılardan birinde adını vermek istemediğim bir ilin kültür müdürünün başkanlığında toplandık. yaşayan insan hazinesi seçilmesi için bakanlıktan yazı gelmiş. folklor araştırmacıları derlemelerini yapmış ve önerilerini sundular. il kültür müdürü olacak çomar, itirazlarımızı zerre kadar umursamayarak alevi olan tüm adayları eledi. daha sonra farklı bir yerdeki sohbetimizde aynı çomarın, insanlığın sözlü ve somut olamayan kültürel mirası temsili listesi'ni bir patent listesi olarak algıladığını görüp kahroldum.