şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ülke insanı çocuklarının gelecekleri için çalıştıklarını sanıyordu meğerse akp'ye ve onun herkesi kapsamayan projelerinin finansmanına çalışmışlar.
  • (bkz: iki bana bir sana) ekonomisinin sonuçlarıdır..
  • saray sakinlerinin ve eş dost akrabalarının hapur hupur afiyetle yediği milletin parasıdır.
  • doğru mu bu rakam?

    çok para değil mi? kundaktaki bebekten , ölüm döşeğindeki yaşlıya, hayatında hiç çalışmamış kadından, sokakta yaşayan bahtsız garibana kadar herkesten, bu sınırlar içinde nefes alan her kişiden 30.000 dolar toplanmış.

    tabi vergi vermeyenleri ve asla vermeyecek olanları düşersek bizden, yani çalışan her bireyden yüzbin dolara yakın bir para.

    dolarla kafa karışıklığı yaratmayalım, türk parasıyla 500.000 yeni tl. eski parayla 500.000.000.000 tl.

    bu ortalama çalışanın rakamı. çoğumuz daha çok kazanıyor. söz gelimi bir doktorun maaşıyla bu rakam iki milyon tl'yi aşıyor.

    peki karşılığında ne aldık? kendi adıma sıfır sağlık hizmeti, sıfır sosyal güvenlik, doğru bulmadığım politikalar, bitmeyen (veya yaratılan) iç ve dış düşmanlar, öfke bir hitabet sanatıdır garabeti, el konulan radyo, gazete televizyonlar ve artık haber alınamayan bir medya, vergi kaçırana avantaj sağlayan bir sistem, nefes alınamayan bir sosyal ortam, dünyanın en pahalı benzini, dünyanın en pahalı elektriği, interneti, alkolü, çocuğu özel okula yolla, ondan ayrıca vergi kesilir...

    sonuçta aklı başında olan dört yüzbin türk her yıl doğup büyüdüğü , çok sevdiği ülkesini terk etmek zorunda kalıyor.

    kolay değildir vatanından uzakta yaşamak zorunda kalmak.

    yerine bu topraklara tam dört yüzbin arap geliyor. her yıl. giderek artan sayılarla. türkler gidiyor, araplar geliyor.

    kimi bir aptal ev aldı diye vatandaşlık verilen. ülkede devlet eliyle demografi değiştiriliyor. türkler ülkeden kovulup, devlet eliyle ülke araplaştırılıyor.

    kiminin eşi araptır, kiminin dostu araptır, sevebilir arapları. ben ne kültürel olarak, ne de insanı değerler açısından bana hiç benzemeyen arapları, ülkemde bana saygısız davranan arapları hiç sevmiyorum.

    türk halkının çoğuna sorsan, benim gibi hisseder.

    sınırlar boşuna orada değil. bir ülkenin sahibi vatandaşın hakkını korumak için orada. devletin hakkını değil, vatandaşın hakkını.

    ama devlet ve politika, halka soruyormuş gibi yapıp, tepedekilerin kendi işine geldiği gibi yapmasıdır.

    nasıl olsa basına sahip olup halka ulaşacak bilgiyi istediğin gibi kısıtlarsın.

    devletin büyük olması, çok vergi toplaması, büyük projelere girişmesi işte bu yüzden her zaman çok kötü. çünkü senden zorla toplanan para, senin hayatın, çabaların, bir tek kararla sil baştan maliyetinin beş misli geçiş garantisi verilen köprü müteahhitine peşkeş çekiliverir.

    ve itiraz edecek hiçbir şeyin olmaz. baştan o kadar paranın senden toplanmasını desteklediysen (yani liberal ekonomiyi savunmadıysan) artık o para, o güç senin değil.

    salak solcu arkadaşlarıma hiçbir zaman bunu anlatamadım. devletin aldığı vergi asla sana dönmez. devleti yönetenin uygun gördüğü yere gider. ve bunun tek çaresi, devletin gelirini kısabilecek kadar aklı olan seçmendir.

    ha ey aptal vatandaşım. cebinde 500.000 liran kalsaydı ve bu paranın nereye harcanacağına sen karar verseydin daha iyi olmaz mıydı?
  • yandaş iş adamlarının affedilen vergi borçlarına denk bir rakam mı merak ettiğim durum.
  • altı üstü birkaç ton ejder meyveli smoothie bi tike pataşur içerisinde çerkez tavuu, birkaçcaaz da hermes çanta için toplanmış şeyler bunlar. o kadar da şey etmeyin.
  • akp ile pek alakasi yok aslinda. ıletisim devrimi, internet, odeme sistemlerinde dijitallesme, devletlerin teknoloji vasitasiyla vatandasi daha kolay takibi vs.

    halkin cahilligi ve hesap sormuyor olusu isin acikli kismi. hersey cok daha farkli olabilirdi.
  • verginin kimlerden toplandığı da önemli. serbest meslek erbabı ve birtakım yandaşların vergisi bordroluların vergisinin yanında daha az. vergi toplamada bile adalet yok. osmanlı dönemi gibi halk ağır vergiler altında inim inim inliyor ama yandaşlar keyif sürüyor altlarında mercedesler ile.
  • (bkz: son 16 yılda 2.2 trilyon dolar verginin çar çur edilmesi)

    devletlerin doğuş sebebi; halkın parasının toplanması, halka harcanması ve şeffaf olmaktır. bununla ilgili hesap soramıyoruz.
  • vergiler, satılanlar, el konulanlar, gelen kara para pardon sıcak paralar derken ortalama 3.5 trilyon dolar olması muhtemel rakamdır.

    korkunç bir rakam. hadi 3 trilyon dolar diyelim, o da olumlu. peki bu rakamla neler yapabilirdiniz ?.

    mesela çin gibi üretime, teknolojiye, eğitime, ekonomiye, halka, uzay araştırmalarına önem verebilir ve bunun için parayı harcayabilirdiniz ve 16 senede adı sanı duyulmayan, dandik çin malı üreten bir ülke, şimdi nasıl ekonomi devi, sanayi devi, teknoloji devi hatta en son uzay çağından da dev olduysa, siz de aynı noktaya ulaşabilirdiniz.

    peki biz ne yaptık. itibar yaptık, tasarruf günah dedik, saray yaptık, parayı betona, yandaşa, akrabaya, aile, eş be dosta gömdük!. sonuç ?. sonuç ortada. üretmeyen, ekonomisi betona dayalı, hayvan ve tarımsal ürünleri bile ithal eden bir ülke olduk.

    en basiti suriyeli pislik sürüsü için 30-40 milyar euro harcandı. bu çöl köpekleri yerine, bu para sanayi ve teknolojiye yatırılsa idi, şu an ülke nece olurdu. ama ne gerek var ki. yol yapıp, yandaşı zengin etmek varken, halkı betonla kandırmak varken, kin takar üretimi, sanayiyi!!.