şükela:  tümü | bugün
  • en yeni livaneli romanı. gazete reklamlarından edindiğim bilgiye göre :

    15 ekim'de tüm kitapçılarda...

    livaneli'den alegorik ve sarsıcı bir roman...

    darbeci bir başkanın, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut, barış içinde ve mutlu olduğu cennet bir adaya yerleşmesiyle, başta martılar olmak üzere, ada halkı dahil tüm canlıların hayatı altüst olur...

    son ada, aslında hepimizin aşina olduğu düşsel bir ülkede yaşanan olayları hikâye ederken, politik ve kişisel ihtiraslarla topluma ve doğaya müdahele etmenin sonuçlarını da çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor.

    düşsel bir adada geçmesine rağmen, roman ve karakterler okurlara tanıdık gelecek.
  • darbeci başkanın adının kainat olduğu roman. cennet adanın da neresi olduğu açık. kitapta cennet ada olarak geçen yerde yaşayan birisi olarak fazlasıyla merak etmekteyim bu eseri..
  • isimler yok bu romanda. kapi numaralari var. anlayana sivrsinek saz.
  • diğer romanları gibi bir çırpıda okuyuverdiğim zülfü livaneli eseri.
    kitabı okurken sürekli acaba neyi anlatmaya çalışıyor,kimleri tasvir etmeye çalışıyor diye çok düşündüm.son yedi-sekiz yılda yaşananları mı,yoksa anlatmak istediği otuz yıla yakın süredir yaşanan değişim mi yoksa sadece bir hikaye mi?kitabın son sayfasına geldiğimde fark ettim ki aslında sadece çevresinde yaşananları farketmeye yeni başlayan bünyelere bir bilinçaltı mesajı vermeye çalışıyor, zihinlerindeki uyanış için.tıpkı oniki-onüç yaşlarımda martı-jonathan livingston ı ilk okuduğumda bu denli yorumlar yapamasam da içime işleyen ileride birgün anlayabileceğimi düşündüğüm hikaye gibi.

    --- spoiler ---

    hikaye yazar olmadığını anlatan, ileri bölümlerde bankacı olduğunu öğreneceğimiz son adanın bir vatandaşı ağzından anlatılıyor.zülfü livaneli bu karakteri bir yazar gibi anlatıcı başarısı olmayan biri olarak göstermiş.başarılı bulduğum bir üslup olarak anlatıcı kişi kısa, düşük ve bazen zayıf cümleler kuruyor.anlatıcının karakterini düşünürsek bence iyi bir ayrıntı olmuş.
    fakat bazı bölümlerde sık sık kulanılan tekrarlamalar var ki biraz rahatsız edici.örneğin martıların binlerce yıldır adada yaşadığı tekrar tekrar vurgulanmış.
    bir ay içinde sekiz basım yapmış bir kitapta hala yazım hataları olması ise pek hoş değil.

    --- spoiler ---

    sonuçta okurken canlandırdığım sahnelerin aklımdan çıkmayacağı bir kitap daha yazmış zülfü livaneli.
  • sevinçlerin, hüzünlerin, huzurun, endişenin ve insana dair diğer bir çok duygunun okuyucuya çok iyi anlatıldığını düşündüğüm, zülfü livaneli' nin son eseri. kesinlikle okunulası. sürükleyici başlıyo ve hep aynı tempoda ilerliyo. evimle işyerim arasında sıkı mesafe olduğundan, yolda geçen zamanı değerlendirmek için otobüste kitap okumayı alışkanlık haline getirdim bir süredir. bu kitabı otobüsten indikten sonra bile, durağa oturup, bölümün sonuna kadar okuduğum, eve kadar bekleyemediğim akşamlar olduğunu bilirim. yani benim için livaneli' nin diğer kitaplarından bi farkı yoktu. bir kedi bir adam bir ölüm' ün yeri ayrıdır bende ama en azından engereğin gözündeki kamaşma kadar iyiydi.
  • miniatürkiye kitabı.
    bir ülkenin tarihini oluşturan, yıllardır süren, gittikçe kafa karıştıran olayların, küçük bir ada baz alınarak, bu derece yalın, derli toplu anlatılması büyük başarı.
    başkan'ın adaya gelişinden önceki dönem ile sonraki dönem bana, devletten önceki toplum ile devletten sonraki toplumu hatırlattı. devletten önceki toplum adadaki gibi olsaydı, herhalde insan devlet denen kurumu, canavarı (kişiye göre) yaratma gereği duymazdı.
    kitapta, yazar olarak bahsi geçen kişinin, zülfü livaneli ile olan dostluğunun da etkisiyle, yaşar kemal olduğunu düşündüm.
    bu kitapla birlikte, birşeyi daha da iyi anladım; detaylarda boğulurken asıl resmi göremediğimizi, asıl resmi görenleri nasıl dışladığımızı.
  • gerek olayların gelişimi, gerek simgesel anlatımıyla "animal farm" tadında okunan roman.
  • halen okumakta olduğum bir livaneli eseri daha. halkın davranışlarının teşvik ve tehditle nasıl değişebileceğini gösteriyor.
  • beyaz, tiril tiril pantolonu, gömleği, hasır şapkası ve güneş gözlükleriyle, evvelden zaten huzurla yaşayan insanların ada'sına düşen bir "netekim zırhlısı"nın anarşi giderici politikalarını(!), gerçeküstü bir şekilde anlatan roman.
  • kesinlikle filmi yapılması gereken, okurken yüreği sıkıştıran, çok gerçek bir zülfü livaneli kitabı. evet filmi yapılmalı ama kitabın hakkını vererek yapabilirler mi, larayı , yazarı, bakkalın oğlunu, martıları, köpek balığı başkanı kitap kadar gerçek anlatabilirler mi bilmiyorum.