şükela:  tümü | bugün
  • birçok insanın burun kıvırdığı beğenmedi bir koltuk. biraz ayrılmanın kederi, biraz da işte geldik gidiyoruzun hüznü var üzerinde...

    ne zaman sonlara doğru boşalan bir metrobüs koltuğu görsem, ayaktaysam direkt yanına giderim. yok eğer oturuyorsam da, önce mevcut koltuğumdan izin ister daha sonra kederler içinde boğulan o mahzun koltuğa gider şefkat gösteririm. dedikleri tek bir şey var; kullanıp attılar beni...
    sanki başkalarıydı; mecidiyeköy'de, zincirlikuyu'da, incirli'de, şirinevler'de kendisine oturmak için birbirlerini ezen. sırf oturmak için metrobüs kapısına denk gelen yerde dakikalarca dikilenler... sen sen, içeri girerken usain bolt'a dönüşen teyze/amca/hala/dayı ne oldu 2 dakika sonra ineceksin diye neden hor görüyorsun bu garibi?.. sen sen, sırf oturmak için yaşça kendinden yaşça büyük insanları iterek içeriye dalan genç arkadaş ne oldu, niye ayaktasın? üç bilemedin dört, hadi beş adım sonra oturabileceğin bir koltuk varken niye oturmuyorsun?
    yazık çok yazık. şimdi metrobüs durağına gidip, biraz boş koltuk seveceğim, siz de oturun bir düşünün; niye böyle yapıyoruz?
  • genellille uzunçayır söğütlü çeşme arasında rastlanılır. adeta öğrenilmiş çaresizlik gibidir, 1534 durağı ayakta, istemsiz bir samimiyet içinde, "ulen şu eleman okmeydaninda iner, bu teyze enfazla edirne kapı" hesabıyla boş koltuk hayali güderken o an gelir, acıbadem uzunçayır derken koltuklar birer birer boşalmış lx metrobüste adeta yaprak dökümü yaşanmıştır. artık birkaç durak olsada oturma imkanın vardır, fakat oturamazsın, içinde birşey "git otur lan okadar saattir ayaktasın artık senin hakkın bu derken diğer tarafında siktr et geldin zaten, onurlu bekleyişe devam et" der. zaten diğer ayaktakilerde oturmaz, hatta bu oturmayanlar da saçma sapan mağrur bir duruş hakimdir, adeta etrafı kesip "şimdi de ben oturmuyorum ulen" postası atarlar. kısacası en başta dediğim gibi biraz öğrenilmiş çaresizlik gibidir, artık oturma imkanın olmasına rağmen oturamazsın, geçmiş tecrübelerin senin limitini belirlemiştir, sen artık "ayakta gidenlerdensindir".