şükela:  tümü | bugün
  • tarama sözlüğü'ne de girmiş söz kalıbı. t.s.'ne göre anlamı bakiye/bakiyye. belleğimde fethiye ve köylük yaşantıdan kalmış, bizde arta kalan, son bölüm, artık, en sonu/en sonunda anlamında kullanılırdı. kalıntı anlamını az veya çok içeriyor diyebilirim. türevi olan "son kaldıya" da biliniyormuş, şive sözlüğünde "son kaldiye" biçiminde ve işin sonu anlamında kayıtlanmış. cümlenin gelişine göre son kaldı veya son kaldıya seçilip yaklaşık olarak birbirinin yerine kullanılabilir. standart bir kalıp olduğundan söylenişi ulamalı biçimde sonkaldı veya songaldı halinde duyulabilir. örnekler; "önce savura üfüre teneyi çul veya branda üstüne alırsın. son kaldıya bir de çecin yüzünden kevsenklerini aytlarsın*, tertemiz buğdayın olur." "son kaldısını düşünme, bi bakan, isteyen ona da çıkar."

    çukur çeylen'de son kaldının bir de uygulaması, geleneği var: ekilen hangi bitkinin hasadı yapılıyorsa ekerken olduğu gibi biçmesi, yolunması cuma gününe denk getirilirse iyi olur. işe başlama* cuma günü. bir de ay aydınlık başlanırsa daha iyi. zorla değil ama bunlara dikkat ederler. sorunca söylediler, ben de anımsadım, iş sonunda, yolma veya biçme tamamlanacağında "son kaldı yapılır": örneğin buğday orağı bitiyor, bütün tarlayı dümdüz etmezsin, son adımda 3-5 başak, veya yarım metrekare alanı biçmez, olduğu gibi bırakırsın. diyelim darı kırımındasın (gövdelerden olgun külürleri ayırmak ve darı harman yerinde bir araya toplamak). orada da son 3-5 darıyı gövdesinde, yerinde bırakırsın. bu sona birazını bırakma yoğurttan maya, hamurdan maya ayırmak gibi bir şey. son kaldının amacı bereket; seneye de gelsin ürün, bizi sevsin. aç gözlü olmadığını gösterme ve hissetme kültürü.

    (bkz: hava kaldı)