*

şükela:  tümü | bugün
  • murat bardakci'nin 1999'da piyasaya cikan ve 1924'un mart ayinda kadin, erkek, cocuk toplam 144 hanedan mensubunun ulke disina cikarilmasinin ve gittikleri ulkelerde yaptiklarinin oykusunun anlatildigi kitabi.
  • hanedan ailesi mensuplarına ikişer bin ingiliz lirası ve bir yıllık "dönüşü olmayan" pasaport verildi. mal varlıkları tasfiye edildi... türkiye'ye girmeleri ve transit geçmeleri yasaklandı... artık ne vatanları, ne de gelirleri vardı... macera dolu bir sürgün yaşadılar... geçinebilmek için, her türlü işte çalıştılar... kimisi mezar bekçiliği yaptı, kimisi kapı kapı dolaşıp sabun sattı... yabancı zindanlarda can verenleri oldu... kimisi de başka hanedanların mensuplarıyla evlenip yeniden asalet ünvanı aldı... sürgün, hanedanın kadın mensupları için 28, erkekleri için 50 yıl devam etti. ancak 1974'te, ailenin tümünün türkiye'ye dönmesine izin verildi.
  • bu akşam 23:45 de kanal d'de yayınlanacak belgesel. 80 yıl sonra ilk kez konuşacaklar.
    "hürriyet tarih dergisi’nin sponsorluğunda hazırlanan ve kanal d’de bu akşam saat 23.45’te yayına girecek olan 'son osmanlılar' belgeselinde, türkiye’den 1924’te sürgüne gönderilen hanedan mensuplarının maceralı hayatlarıyla beraber, sultan vahideddin’in kızı sabiha sultan’ın hüzünlü öyküsü de yeralıyor."
    kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/
    (bkz: neslişah sultan)
  • son osmanlılar hakkında çok az kişinin bildiklerini gün ışığına çıkartan belgesel.son padişah vahdettin'in öldükten sonra naaşına haciz konulduğunu öğreten program. vahdettin kızının, torunu "necla " yı doğurduğunu öğrendiği gün vefat eder.otopside ciğerinin yarısının veremden kuruduğu ve kalp damarlarının tıkanıp güçlü bir kalp krizi geçirdiği açıklanmıştır.çok fazla sigara tükettiği etrafında sürekli bir duman perdesi olduğu ,ona "şahbaba"diyen torunundan öğrenilmiştir.cenaze yıkanıp,kefenlenir,nereye gömüleceği tartışılırken sanremo da kaldıkları villaya borçlarından dolayı kasap ve bakkal hacize gelir ve son osmanlı padişahı vahdettin 'in naaşına haciz konulur.borçlar ödenmeden cenaze gömülmeyecektir.onbeş gün evin içinde tabut bekler,bu arada kızı küpesini satıp para bulunur.defin işlemlerine başlanır ,aile müslüman bir ülkeye gömülmesini ister ancak o zamanlar tek bağımsız müslüman ülke türkiye 'dir.bu mümkün olamayacağına göre fransa'nın sömürgesi olan suriye tercih edilir.fransa ile yazışmalar başlar .fransa 'da yeni kurulan türkiye ile ters düşmek istemez ,çeşitli yazışmalardan sonra vahdettin 'in ölümünden bir ay sonra defnedilmesine karar verilir.cenaze gemi ile suriye ye doğru yola çıkar.defnedileceği mezar kazılırken bu sefer su çıkar ve camiyi sel basar .yeni bir mezar yeri ayarlanır vahdettin oraya gömülür.
  • 80 yıldır susan son osmanlılar ne oldu da konuşmaya karar verdiler bilmiyorum ama dün belgeseli izlerken türkiye'nin kimlik sorunun tavan yaptığını gayet net anladım. vatanı ingilizlere sattı diye ilkokulda neredeyse küfrettirdikleri adam için neredeyse ağlayacağımız geldi, vay takıları da sahteymiş, aman pek yalnız kalmış, yok ben paşama laf söyletmem demiş bir de devleti koruyabilmek için kendini feda etmiş...
    osmanlıların tamamen silinmesi için yapılan cumhuriyet planları çökmüş olabilir ve dahi bu planlar her zaman büyük bir kimlik sorunu da yaratmış olabliirler: osmanlı mıyız? türk müyüz? müslüman mıyız?
    benim takıldığım hangisinin doğru olduğu değil, gayet kuvvetli bir ideolojik silah olan sinema endüstrisinden bize akan bilgilerdeki ani değişim, kuvvetli duygu sömürüsü ve burnumun direğini kıran kokular.
    belgeselde şöyle bir cümle geçiyordu, padişahın eski damadı suriye kralı eski vatanı türkiye'ye borcunu, vahdettin'i gömerek ödeyecek miydi? eski vatanının türkiye değil osmanlı olduğunu herkes bildiği halde belgeselde bu niye böyle geçiyordu ve niye her vurgu iki devletin aynılığı üzerine oynuyordu, vahdettin'in yıkılmasın dediği devlet bizi şu an yöneten devlet değildi. bu kadar bariz politik hatalar tam da barizliklerinden ötürü hata olmaktan çıkıp yeni bir tarih yorumunun ve yeni politik hamlelerin kapıda olduğunu göstermiyor muydu?
  • mevzubahis belgeselde anlatılan hikayelerin (satılan takılar, gömülecek müslüman toprağı aranması, çekilen fakirlik...) naçizane bendenizin ortaokuldan beri bildiği gerçekler olduğundan yola çıkarak diyebilirim ki az evvel uydurulup uluslararası ilişkileri düzenlemek için ortaya atılmış hikayeler değildir bunlar. televizyonda görmeden de az buçuk merak edilip kitap kurcalanınca rahatlıkla bulunabilecek bilgilerdir ama televizyona çıkınca herhalde yeni sayılıyor ancak.

    resmi eğitimin ilkokulda (sekiz yaşında evet) öğrettiğinden farklı bilgileri duymak şok edici olabilir ancak osmanlı denilen devasa imparatorluğun hanedanının, soylu tek ailesinin son tortuları hakkında bilgi edinmek bu kadar germemeli insanları. yeni kurulmuş bir devletin elbette eski devletin kalıntılarını, sembollerini dışlamak istemesi normaldir, eğitim sisteminde onlardan kötü bahsetmesi de normaldir zira diğer devlete rağmen kurulmuştur yeni devlet. ancak dediğim gibi dünyadaki hemen her kraliyet ailesinin en dandik üyesine varıncaya kadar belgeseller çekilirken, grace nasıl evlendi, niye öldü, elizabeth nasıl taç giydi, çocukları nasıl doğru, diana kimdi diye her ayrıntıya ayrı belgesel çekilirken bu kadar büyük bir devletin bu kadar köklü bir hanedanının son üyeleri hakkında belgesel çekilmesi neden bu kadar tepki doğuruyor anlaşılmaz.

    edit: vahdettin bile vaktiyle bizzat bir yerlerde belirtmiş (kaynağı tam hatırlayamıyorum ama bulabilirim arzu edilirse) olduğu gibi: yeni kurulan devlette eskisine dair sembollerin olması yeni devletin önünü tıkar. vahdettin de atatürk de herkes de biliyordu ki hanedan üyeleri ülkede kaldığı sürece hanedanı diriltmeye çalışanlar, hilafeti getirmeye çalışanlar hep onlara gidecek, hep onları sembol yapacaktı. ülkeden bu şekilde ellerini eteklerini çekmeleri cumhuriyet için çok daha hayırlı olmuştur.
  • murat bardakçı katıldığı basın kulübü adlı programda, belgeselinde siyasi bir dil kullanmadığını ve de mevzuyu bu yöne çekmek gibi bir amacı olmadığını, bunun sadece son osmanlıların yaşamlarının magazinel bir boyutu olarak görülmesi gerektiğini söylemiştir.
    bunun ne kadar doğru bir yaklaşım olduğu tartışılır zira programında cumhuriyetin kurulmasında önemli bir engel olan hanedanın sürülmesini ve akabinde gelişen olayları baz almıştır fakat yaptığı işi bu şekilde kamufle ediyor olması ve bu marifetle işin içinden sıyrılmak istemesini "bir akıllı sen misin?" diyerek karşılamak isterim.
  • hepimiz duymuşuzdur ki sistematik bir belgeleme sistemimiz olmadığı için her zaman tarihimiz biraz eksik kalmıştır. yeni yeni belgelerle karşılaştığımızda "bak bu aslında böyle değilmiş" tarzında tepkiler veririz.
    sultan vahdettin 17 kasım 1922' de öncesinde ingiliz general harrington' a yazdığı mektup sonucunda bu toprakları terk ettiğinde vatan haini damgasını yemiştir. savunmuyorum.

    bu yüzden, vahdettin' in kaçışı yüzünden, kalan osmanlı ailesi mensupları hiçbir zaman hatırlanmak istenmemiştir. fakat 600 küsür yıllık geçmişiyle, bu toprakların bilinen geçmiş tarihi en fazla olan ailesi olması sebebiyle özel ilgi gösterilmesi gereken bir ailedir.

    son osmanlılar belgeseli çekilmesi gereken bir belgeseldi. ne de olsa bu topraklarda onlar vardı. son padişahların yaptığı hatalar yüzünden tüm tarihi silmek, inkar etmek olgunca bir davranış değildir. eğer bu böyle olsaydı hiçbir alman hitlerin adını ağzına almazdı. iyisiyle kötüsüyle kabullenmek gerek. her zaman kötü olan hatırlatılmak istense de bugün bu ülkede tarih okutulurken büyük bir bölümünde osmanlı devletini öğreniriz, ve madem biz bunlarla büyüdük o zaman bu ailenin kalan fertlerinin ne durumda olduğunu öğrenmek, merak etmek gayet tabii bir duygudur. çekilen belgeselde anlatılanlar acındırıcı hikayeler olarak görülebilir fakat bunun karşılığında bu aile hiç bir şey elde etmemiştir. o halde neden yalan söylesinler? geriye kalan fertler neden dışlansınlar? 100 yıl öncesine kadar bu toprakları yönetenlerin ne durumda oldukları merak uyandırıcı olmalı. evet devir değişti, eskiden saraylar vardı şimdi gökdelenler. eskiden savaşlar vardı, şimdi ekonomik ambargolar ama sırf devir değişti diye "eski" inkar edilmemeli, dışlanmamalıdır. şahsen bu ailenin fertlerine yardımcı olunması taraftarıyım. hem düşünsenize bir kere, karşınızda capcanlı bir tarih kitabı var. sizin belki de eksik belgelerle açıklamaya çalıştığınız birçok şeyi belki şahsi belgeleriyle açıklayabilecek insanlar. kanlı canlı tarih kitapları. neden korunma altına alınmasınlar ki? neden nerede oldukları, neler yaptıkları ilgimizi çekmesin ki?

    ayrıca: http://www.netpano.com/newsdetail.asp?newsid=300
  • içinde bi tane bile bizim gibi kara kafalı olmaz mı yahu:

    http://www.hurriyet.com.tr/…em/15413707.asp?gid=373

    hele hele çocuklar direk civciv; çok yaşa cumhuriyet! :

    http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/…&p=2&rid=2368