şükela:  tümü | bugün
  • yaklaşık iki ay öncesinde başlayan, esas kızı olduğumu bittiğinde öğrendiğim bir hikaye anlatacağım sizlere. kimseyi kişisel hayatımın sıkıcı detaylarıyla boğmak istemem, dileyenler devamını okumayabilir.

    hiç tanımadığım biri, ben farkında bile değilken en naif, en güzel şekilde hayatıma girdi. hiçbir zaman bilemeyecek olsa da, son zamanlarda başıma gelmiş en güzel şeyin mimarı olmuştu.

    ruhsal bir çöküşün iyileşme döneminde, istanbul gezimin dönüşüne rastlayan zamanlardı. isimsiz bir çiçek ve sosyal medyada paylaşmış olduğum bir anektoda gönderme yapan küçük bir not iliştirilmiş paket bırakıldı çalıştığım yere. önceleri anlam verememiş, kimden olabileceğine dair bir ipucu bulamamıştım. aradan bir ay kadar geçtikten sonra bu kez hasırlara sarılmış sade bir papatya buketi ve yanında şifreli bir not içeren bir kitap* geldi. gönderen her kimse, kitapları sevdiğimi, papatyalara düşkünlüğümü biliyor gibiydi. notta da öyle yazıyordu, biliyorum seversin
    diyordu. kimdi bu, benimle ilgili ne biliyordu gibi sorular aklımı rahat bırakmıyordu. şifreyi çözmem fazla sürmedi, sevdiğim türde şeylerdi bunlar ve merakımı cezbetmeye başlamıştı bu gizemli kişi. bir yandan da korkutan, ilginç bir oyuna dönmüştü hayat.. son kitap dün ulaştı elime. oyun içinde oyunlar ile yine.. kitabın kapağını benim kadrajımdan çıkmış fotoğraflar oluşturuyordu, fotoğraf altlarına yazdığım notlardan seçilmiş bir söz de kitabın adı* olmuştu. çektiğim bir başka fotoğraf ise kitap ayracı yapılmış ve bütün bunlar üzerinde “senin hikayen” yazan bir tahta kutu içinde ulaşmıştı elime. hayret ve hayranlıkla açtım paketi, hepsi büyüleyiciydi. üzerine düşünüldüğü ve uğraşıldığı belli olan önemli hediyelerdi bunlar. binlerce kitap okumuştum ama bu kez benim için yazılmış bir kitap okuyordum. aldığım en anlamlı hediyeydi. “kendi hikayemi” bir solukta okudum. beni ilk gördüğü günden bu güne neler yaşadığını, neler hissettiğini, bu süreçte hediyeleri hazırlarken aklından neler geçtiğini anlatıyordu. kitapta bizim için farklı sonlar hazırlamıştı ve seçimi bana bırakıyordu. karmaşık duygular içinde bitirdim kitabı. ne yapacağını bilmez halde, hangi sonu seçeceğini bilmez şekilde öylece kalakaldım. kitabımın yazarı artık onu bulmamı istiyordu ve ben de şifre çözmeyi seviyordum. uzun sürmedi ismine ulaşmam.

    son zamanlarımın en büyük gizemini çözmüş, hayatımın en anlamlı hediyesini almıştım. yazar iyi bir gözlemciydi, hakkımda çok şey biliyordu fakat hayatıma dair bilmediği çok önemli bir parametre vardı, hayatımda biri vardı ve bu şartlarda onu tanımam mümkün değildi. ve biz, benimle tanışmak için bunca zahmete giren adam ile bu hikayenin sonunu hiçbir zaman öğrenemeyecektik.