şükela:  tümü | bugün
  • cihangir bo sahne'de oynayan müthiş oyun.

    http://www.bosahne.com/oyunlar.php?urn=79

    (bkz: buralar hep entry dolacak)*
  • zenne rolundeki oyuncu icin (bkz: yarkin unsal)
  • son zamanlarda izlediğim tiyatro oyunlarından beni en çok şaşırtanı. oyuna tavsiye üzerine gitmedim. ne sosyal medyada gördüm ne de kaçırılmaması gereken kapalı gişe oynuyor gibi bir haberine rast geldim bir yerlerde. konusu gereği çok gülmeyi beklemeden ortalama bir oyun izlerim diye gittim.

    sert ve sarsıcı bir oyun. küfür ve şiddet var. +16 demişler... bunların hepsini dikkate alarak gidin...
    oyunda güldüren kısımlar da var. renkli bir karakter zenne. sizi kendi dünyasına alıyor iki saatten bir az fazla bir süre sizi duygular arasında dolaştırıyor.

    seyirci oyuna kilitlenip kalıyor bazı sahnelerde... nefesler tutulmuş gibi, sadece sahnedekilerin sesi ve hareketleri...

    yarkın ünsal oyunu başından sonuna alıp götürüyor, bir defa bile teklemeden. oyunda ara yok. ve oyunun başından sonuna yarkın var... oyunculuğun destanını yazıyor resmen... insan kendisini bu kadar iyi oynayamaz o derece... diğer oyuncuların da hakkını yemeyelim onlar da iyiydi. sadece sevtap özaltun şive konusuna bir az daha dikkat etmeli.

    güzel bir tiyatro oyunu izlemedik uzun zamandır diyenler için iyi bir seçenek derim.

    oyunda acılar kıyaslanmaz diyor bir de... harbiden de nasıl kıyaslayabiliriz ki acıları... olmaz...
  • uzun zamandır, yerli tiyatro ve sinema yapımlarında hissedemediğim bir duyguyu bana sonuna kadar hissettiren oyun... samimiyet duygusunu! nicedir, soğuk ve işlemeye çalıştığı konuya ruh katamayan oyunlardan sonra ilaç gibi geldi bu. yazar ve yönetmeni serdar saatman, lokomotif oyuncusu yarkın ünsal yüreklerini koymuşlar ortaya. sımsıcak, bizden ve taş gibi hem sert, hem de sapasağlam bir iş çıkarmışlar. kaçırmayın...

    diğer işleri için: that face (o yüz)
  • yaklaşık 1 saat 50 dakika süren mükemmel oyun. başrolde yani zenne rolünde oynayan (bkz: yarkın ünsal) müthiş oynamış. yine kendisiyle beraber oynayan (bkz: sevtap özaltun)'un da oyunculuğu müthiş. aynı zamanda hanımefendi çok çok da güzel ben fatmagül'ün suçu ne'de bu kadar farkına varamamışım güzelliğinin.

    oyunla ilgili beğenmediğim noktalar ise şöyle:
    cansu fırıncı'nın oyunculuğu fazla abartı ve biraz vasat(okuyorsa özür dilerim)
    oyunun başında ses aşırı yüksekti, müzikten biraz rahatsız oldum(bo sahne)
    bu kadar.
  • gerektiğinden fazla dram içeren ve türk filmi kıvamında insanların doğrudan duygularına oynadığı için çok beğenemediğim bir metne sahip olmasına rağmen, mükemmel oyunculuklarla bezenmiş bir oyun olarak takdirimi kazandı. yarkın ünsal'ın adını da ilk kez duydum, bütün salon başta onu olmak üzere ayakta alkışladı, o da bunu hak etti.

    oyunun ortalarında çalan güzel şarkı ise hümeyra - gidemediklerimiz.

    diğer yandan oyun metninin yazarına buradan bir sözüm var, zaten türk insanları olarak toplumsal bir çatışmanın ortasında yaşıyoruz, 2016 senesinde tiyatroya giden insanların gülmeye ihtiyacı var demek saçma bir yaklaşım olurdu, fakat "o bunu öldürdü bu bunu öldürdü sonra ben hepsini öldürdüm" tadında abartılı dramlara, gerçekçilikten uzak kötülük içeren karakterlere sahip bir metin hoşuma gitmedi. 2016 yılında hala "bir iyi insanlar vardır, bir de kötü insanlar vardır." arkaplanına sahip ve sahnede iyi insanlarla kötü insanları çatıştırıp, iyi insanların hayatları üzerinden dram yaratarak oluşan bir metin konusunda pek iyi şeyler söylemem mümkün değil. üzgünüm.

    diğer yandan türkiye'de tutar mı? tutar. milyonlar öyle bir geçer zaman ki izledi bu ülkede beğenerek. ama ben tiyatro sahnelerinde bunu izlemek istemiyorum, kişisel kaygımdır.
  • tiyatro sevmeyen beni bile kendine hayran bırakmış oyun. danslar, oyunculuk, hikayenin gerçekliği vs. vs. müthiş.

    mutlaka izleyin.
  • klasik gidişatlı, sürprizsiz finalli bir oyun bu kadar mı sıkılmadan tek solukta izlenir diye şaşırtan oyundur...

    bunun bir sebebi, oyunun tümüne yayılmış özellikle yarkın ünsal'ın güçlü oyunu.

    gidiniz, izleyiniz, pişman olmazsınız...
    daha uzun yorum için...
    https://ipeksidokunus.wordpress.com/…/11/son-zenne/
  • dram unsurları çok abartılı kullanılmış olsa da, oyunun genelinin çok iyi olması sebebiyle göze batmadığı oyun. oyunu izlerken aklıma sık sık 'ağır roman' geldi, sanırım benzer hayatlardan bahsetmesi nedeniyle. bu oyunda yarkın ünsal yerine başka biri zenneyi oynuyor olsaydı, oyun bu kadar iyi olmazdı sanırım. oyunun ilk anından son anına kadar temposu hiç düşmeyen, olağanüstü bir oyunculuk sergilediğini düşünüyorum. gidin izleyin, sadece yarkın ünsalın müthiş oyunculuğunu izlemek için bile izleyin. 8/10.
  • yarkın ünsal'ın izlediğim ikinci oyunuydu son zenne. ılk olarak o yuz ile tanıdım unsal'i ve o yüz kesinlikle hikaye ve drama olarak son zenne'nin çok ilerisindeydi bunu öncelikle soylemem gerek. son zenne hikaye olarak olabildiğince klişe hatta baya bir klise ve arabesk. zaman zaman cok hafiften bir agir roman havasi esse de oyunda ki bu da isik ve muziklerin etkisiyle oluyordu, bu etki kisa suruyor akabine o arabesk ton kendini buram buram hissettirmeye devam ediyordu. ama gel gor ki yarkin ünsal! tek başına aldı götürdü oyunu. sahneye yakışmak 2 saat aralıksız ayni tempoda oynamak dans etmek ... ne diyebilirim kurlarım. ne mutlu ona ki kendi seyirci kitlesini oluşturmayı başardı. yolu hep açık olsun. son zenne yarkın ile güzel onun dinmeyen enerjisiyle keyifli hikaye vasat ama oyunculuklar çok başarılı.