şükela:  tümü | bugün
  • bir yıldırım gürses eseri

    düşen bir yaprak görürsen
    beni hatırla demiştin
    biliyorsun seni ben
    sonbaharda sevmiştim

    her sonbahar gelişinde
    sarı sarı yapraklarda
    kuru dallar arasında
    sen gelirsin aklıma
  • rüzgarla düşen yapraklar
    daima senin hayalin
    yine bir sonbaharda
    döneceksin sen bana

    şeklindedir devamı..
  • sırf müzikleri için video kasete çektiğim, tesadüfler üzerinde kurulu olmasına rağmen her seferinde keyifle izlediğim, nostaljik türk filmlerinin tertemiz atmosferini yansıtan en güzel örneklerden biridir.
  • "her sonbahar gelişinde" kısmı, handan kara'nın yorumunda "her sonbahar rüzgarında" şeklinde söylenmiştir. ve bu şekilde daha kafiyeli, daha hoş olmuştur.
  • imdb de bircok alt başlığını doldurduğum film. izlemekten en çok keyif aldığım türk filmleri arasında yer alır.
  • yazlik sinemada ilk ve son izledigim filmdir kendisi. tahminimce 6 yasindayken gokceada'da izlemistim. isin en garibi o gunden bu yana soundtrack'ini teskil eden sarkiyi hic unutmadim... ne garip. filmi izlerken ictigim gazozun tadini bile hatirliyorum.
  • turhan oğuzbaş'ın bir şiir kitabı. aynı isimle bir de şiiri vardır ki... copy paste değil alınteriolarak yazılmayı hak eder..

    şimdi yoksun,
    içimdeki istanbul'a yağmur yağıyor,
    ıslanıyorsun...
    üsküdar'da katibimi söylüyor bir kadın
    bir tramvay son sefere çıkıyor kadıköy'de
    bir rüzgar sonbahaı denize döküyor sokaklardan
    eskimiş hatıralarla hazin hazin...
    şimdi ıslanmış bir martı gibisin gecelerde
    altın mavisinde denizin...

    şimdi yoksun.
    içimdeki istanbul'da sabah oluyor.
    sensiz bir sabah... üstelik paramparça
    aklımdan kötü şeyler geçiriyorum.
    oysa "öl" deseler kanım akmaz
    her şeyi unut diyorsun, "unutamıyorum"
    kan tükürür gibi tüküremem geceyi sokaklara
    içimdeki bir gitarın telleri kopar
    kuşlar da yok deli gibi mavilerde
    ve saçlarından ağlarını örsün balıkçılar...

    şimdi yoksun.
    içimdeki istanbul'da akşam oluyor.
    saçların kadar siyah bir akşam
    bu istanbul, o istanbul değil yavru ceylan
    nereye gitsen avunamazsın
    hangi aynaya baksan bir yabancı gülümser
    hangi sokaktan geçsen kapılar kapalı
    bir göç başlar gençliğimizin hayal şehrine o zaman
    anlatır sisler içinde macerasını bir yalı...

    şimdi yoksun.
    içimdeki istanbul'da sonbahar var
    göğsüne bir çınar yaprağı düşüyor,
    alıp öpüyorum önce.
    sonra emirgan'da denize atıyorum; sarı, yeşil.
    emirgan'da saçların aklıma geliyor,
    ağlıyorum...
    seni bırakıp bırakıp gitmenin hüznü katar katar

    şimdi yoksun.
    içimdeki istanbul'da sonbahar var.
  • (bkz: jane eyre) romanindan uyarlanmis bir yerli film. gayet guzel vakit gecirtir, sarkisi da kalan muzik'ten cikan yesilcam sarkilari dizisinde bulunur.
  • başrolünde türkan şoray oynar ama kötü kadını oynayan çolpan ilhan'ın bir tablo kadar güzel olduğunu tasdik ettiğim türk filmidir.