şükela:  tümü | bugün
  • quaxis uo shardında bizzat kastığım gm macefighter warrior charın adı.
  • muzikus fest 2004 vesilesiyle çaylaklıktan kurtulmuş, 6. nesil yazar olarak sözlük camiasında zuhur etmiş kardeşimiz.
  • ilk gördüğümde mike shinoda'ya benzettiğim ama zamanla saçlarını uzatıp wallace olan; beraber davutpaşanın yollarında gülüp ağladığımız; fatih kelimesinin ortak kullanıcısı; paylaşımcı kadim dost; çılgın citroen saxo kullanıcısı (ooo saxo yapmışsın ?!); neşe kaynağı soytarıvari duygusal lale; bana tavlayı öğreten; sakallarını lastikleyen; çevre dostu yeşilaycı (ulan 8 tekila içilir mi hayvan herif, sonra öyle bacaklarına kusarsın işte); her bokumu bilen dallama suser.
    (bkz: iyi ki varsın dove)

    (edit: bir zamanlar yazar idi kendisi, değeri bilinemedi)
  • 6 senedir onsuz yapamadığım, arkadaş otesi kardeşim olmuş insanustu yaratığım. her kimlik bunalımımda hemen telefonuna sarıldığım, yanına koştuğum, daha sesini duyunca kendime geldiğim, saçına sakalına gurban olduğum tarzını yediğim kara popom. bana buyuk uğraşlar sonucu sümkürmeyi ogretmis, hastalandığımda artık sayesinde rahat nefes alabildiğim didaktik kişiliğim. canım, kusum, askım askım, herşeyim... hayatımın tadı*.
  • dost gibi dost...düşüncelilik abidem...kıpır ve zıpır midesizim...

    her kızın çeyizine gerek bundan bi tane...çoğaltılıp promosyonla satılması lazım...
  • hayatım bi kola...bu da gazı...
  • su anda çok ihtiyacım olan ama finallerim yuzunden görüşemediğim insan..
    simdi bunu okuyup telefon açıcak bana biliyorum ama telefonda sarılamıyorum ki ben ona.
  • evde tek başıma kalmayım, okula gec saatte dönmiyim diye dün gece alıp evine götürdü bu insan beni. yatağını bana verip kendisi kanepede yattı. öncesinde de sabah 5'e kadar bi dırdır bi felsefe yapmamı dinledi. halbuki yol yorgunuydum ben, ama o dinliyo diye konuştum.

    dün gece balkonda sohbet ederken üşüdüğümü farkedip ısınayım diye nescafe yaptı bu insan, hem de hiç su katmadan geç kaynamasına rağmen sütle yaptı sadece. halbuki ben kahveyi selülit çıkmasın, sütü de gaz yapmasın diye içmem, ama o yaptı diye içtim.

    bu sabah için kahvaltıda soyulmuş domates sözü almıştım ben bu insandan dün gece. sabah kalktık baktık annesi gitmeden zaten kahvaltımızı hazırlamış. bu deli ben hiç bişi demeden bi tabak kabukları soyulmamış domatesi ağzına döktü yedi bi lokmada, gitti yeni 2 tane domates aldı soydu. zeytinyağı döktü bi de kekik üstüne. halbuki ben kekik sevmem, ama o döktü diye yedim.

    7. senemize girdik biz arkadaşlığımızın. şişko halini de biliyorum ben bunun, 4 göz halini, kel halini de biliyorum*. o benim yüzümün sivilce dolu olduğu zamanları da biliyo, selülitlerimin olmadığı zamanları, hiç küfretmediğim, ağzıma sigara koymadığım zamanları...
    çok konuşuyoruz biz, birlikte olunca çok gülüyoruz. sonra ben diyorum ki "kusura bakma songoku ama keşke bu domatesleri x soysaydı bana" o da diyo ki "ne kusura bakıcam ya keşke senin yerine y kalsaydı bizde". halbuki ben çok mutluyum onla, ama o eğleniyo diye dalga geçiyorum.
  • yedinci nesil yazar hali için; (bkz: goku).