şükela:  tümü | bugün
  • bir örgü örüyorsunuz. mesela bir atkı.. epey ilerlemişsiniz. hatta hedeflediğini uzunluğun yarısını biraz geçmişsiniz. bir ilmek atıyorsunuz. kapı çalıyor. gelen, bir komşu. yüzünde tedirgin, şaşkın biraz üzgün bir ifade var. bir haber veriyor. telaşla ve ev terliğiyle sokağa fırladığınıza göre kötü bir haber... bir hışımla kendinizi sokağa atıyorsunuz ama kapıdan çıkınca hızla gelen bir araba çarpıyor ve oracıkta can veriyorsunuz. evin kapısı açık, örgü koltukta sizin kalktığınız yerde. birileri geliyor. yarım bıraktığınız örgüyü alıp ordan bir daha belkide hiç kimsenin tekrar eline alamayacağı bir dolabın derinliğine terkediyor. o en son ilmeği atmadan önce ne düşündünüz? “biraz sonra” dediğiniz şeyin bir sonraki ilmeği atacak kadar vakit tanımasını düşünmediniz bile. çünkü zaten öyle olacağını umuyor aslında sanıyordunuz.. halbuki sonsuza dek yarım kaldı.. hayat, iki ilmek arasında yarım kaldı.
  • ölüm ya da ayrılığın geride bıraktığı hayallerdir kendileri. bu arada ölüm ile ayrılığı tartmışlar 50 dirhem fazla gelmiş ayrılık. oysa ölüm de bir çeşit ayrılıktı hem de istemsizce tarafları birbirinden ayıran ...