şükela:  tümü | bugün
  • bu konudaki en saglam girisimci rahibe teressa olmustur.. ancak dayanamayip tanridan olumunu dilemistir.. zaten sikintidan son sozu ufffffff olmustur..
  • cesitli vampir filmlerinde islenen konudur. malum vampirler bi terslik olmazsa * * * sonsuza kadar yasayan yaratiklardir. ama bir sure sonra bu tek duze yasam canlarina tak eder, ulan olsek de kurtulsak demeye baslarlar. bu noktada yazarimiz, senaristimiz, yonetmenimiz devreye girip cani sıkılmılş vampirin hayatini konu alan bir kitap ya da bir film dokturur.

    (bkz: anne rice)
    (bkz: interview with the vampire)
    (bkz: the vampire lestat)
    (bkz: angel)
    (bkz: blade) *
  • bazı fantastik karakterlerin ölümsüzlüklerini irdelemek gerekirse..

    vampirler:gecenin çocukları.kan içmeye lanetlenerek ya$amları ölü olarak sonsuza dek ya$amaya cezalandırılmı$lardır.insansı hiçbir$ey yapamıyorlar süregelmek dı$ında.her saniye geçmi$i hatırlıyorlar,ders ya da intikam alıyorlar geçmi$lerinden.ve bundan kurtulabilmelerinin tek yolu birileri tarafından katledilmeleri.ve katledili$ $ekillerine göre de farklı bir yaratığa dönü$ebiliyorlar.kesinlikle acı vericidir vampirlerin ölümsüzlükleri.

    elfler:çoğu dünyada firstborn olmanın kıyaklarından biridir elflerin ölümsüzlüğü.aslında sadece tolkien elfleri tam olarak ölümsüzdür.onların ya$amları dünya üzerinde ya$anan acı olayların ağırlığıyla tam bir azap olmasa da yorgunluk kaynağı olarak adlandırılabilir.ama cillop olanından bir elf hatun bulduklarında sonsuz mutluluğu yakalar gibi olurlar.

    tanrılar:en sıkıcı ölümsüzlük bunların ki olsalar gerek.çünkü çoğu dünya üzerinde bulunmaz ve sıkıcıdır ya tanrı olarak takılmak*.inananların dualarıyla uğra$acaksın,ya$ayanların çağrılarına cevap vereceksin ölme e$$eğim ölme.

    birkaç tane daha ölümsüz ırk olabilir (bkz: irda) (bkz: undead) ama onlar çok da önemli sayılmazlar.bir de herhalde ölümsüz olmanın en kötü kısmı bir ölümlüye a$ık olmaktır.
  • eternal life is now on my trail demis jeff buckley zamaninda konuyla ilgili olarak.
  • tum tarihe canli taniklik etme firsati verecek olan olay.
  • (bkz: yetti gari)
  • saatli maarif takvimi gosteriyor ki, bugun felsefe gunu. ilimle irfanla gecirdigimiz gunlerin disina cikip buyuk resmi (hey allaam, big picture boyle mi cevrilirmis?) inceleme vakti. insan fizyolojik limitlerinden kurtulup baskaca felaketlerden etkilenmedigi surece sonsuza dek yasayabiliyor diye farzetsek, bu nasil bir yasam formu olur diye takildi kafama. olum insan icin sadece uzakta gorunen bir son olsa bile, o sonun bugune inanilmaz etkileri var. neden?

    olum korkusu aslinda insana dogruyu, guzeli yaptimak icin buyuk bir motivasyon kaynagi. zaman kisitlamasi olmasa acaba insan kendisini ahlaki ve hukuki bir duzenin ortasina koymak ister mi? neticede bize 30 sene 50 sene otede gozuken bir son yoksa, yapacaginiz hatalardan ders alma ihtiyacini niye duyalim? benim mevcut bir duzene uymamin sebebi, suctan kaynaklanan cezayi savusturmak degil mi temelde? ceza korkusu mu insani suctan uzak tutar, hur bilinci mi? (bkz: #7045600)

    neticede, olumun varligi insani dustugu hatadan ders cikarmaya sevkeden bir durtu. cogu zaman goruruz filmlerde, kanser yuzunden olecegi kesinlesen insanlar, hayati boyunca yaptiklari yanlislari pesine duser. yanlisi duzeltme istegi sonsuz bir yasamda baskin olamaz, keyfidir sadece.

    bunlarin haricinde, insan psikolojisini de sonsuz bir yasamda apayri buhranlar bekliyor olabilir. siradan yasamin girdabinda sonsuz donus, belki kacinilmaz sondan daha azapli bir durum olabilir. zihni melekelerine her daim sahip bir insanin kendisi ve cevresi hakkinda kesfedecek heyecan verici bir unsur bulunmamasi tarifsiz bir iskenceye donusebilir. gorunuyor ki sonsuz yasam fizyolojik olarak mumkun olsa bile ortaya cikan yasam formu pek de kararli olmayabilir.

    gunun yemegi: patlican musakka, pilav, cacik.