şükela:  tümü | bugün
  • ne yazık ki bu filmden yönetmenin diğer filmlerinden aldığım tadı alamadım. dramatik bir hikayesi olmasına rağmen etkilendiğimi söylemem zor. kadının dansları olsun, kocasının gavatlığı olsun bana komik geldi. tabi bu geyik bir yorum oldu ama bin-jip, bom yeoreum gaeul gyeoul geurigo bom , hwal gibi örneklerimiz olunca, kim ki dir duk tır diyerek filmden beklentilerimiz de yuksek oluyor. fekat gecen 1,5 saatin sonunda görüyoruz ki, soom beklentilerimizi karsılayacak bir film değil. tabi aslaa zaman kaybıydı diyemem ama fazla keyif aldığımı da söyleyemem..
  • "iletişimsizlik" ve "intikam" temalı, 2007 yapımı, etkileyici bir güney kore filmi. türkçe'ye nefes, ingilizce'ye breath olarak çevrilmiş.

    --- spoiler ---
    esas kadının mevsimleri tasvir için kullandığı dekor ve şarkılar gerçekten başarılı olmuş. bu sahnelerin ardından o kağıtları hunharca söküp yakması ise her şeyin geçiciliğine ve hayal kırıklıklarına güzel bir örnek olmuş.
    --- spoiler ---
  • hakkında yapılan yorumlara (entry'lere) dayanarak üstad olarak isimlendireceğim kim ki duk'un sinema dilini yalınlık üzerine kurduğunu düşünmeme sebebiyet vermiş film. tüm ayrıntılardan arındırılmış karakterler, dekorlar ve keskin bir anlatım. tabi yönetmenin sinema macerası hakkında tek bir filmine bakarak değerlendirme yapmak sakat bir durum.
    bu film özelinde bu yalınlık çabasının başarıya ulaştığından da söz edilebilir. yani anlatmak istediğini güzel anlatmış ama anlattığı "şey" için de o kadar güzeldi veya güzel değildi demek kişisel bir yoruma girer. açıkçası beni çok fazla da tatmin etmemiştir ama vasatın altında olduğunu da düşünmüyorum.
    filmde bazı öğeler filmi çok fazla zenginleştirmiştir. mevsimler, kadının giysileri, vs. vs. yani yine sinema diliyle ilgili öğeler. bunlar için dahi olsa izlenebilir.
    bunlar için kendisine büyük bir alkış gönderelim.

    --- spoiler ---
    mevsimlerden sıra kış mevsimine geldiğinde, filmin sonuna yaklaşıldığı da anlaşılıyor. esas adam ve esas kadının aşkında da hüzünlü bir sonun yaklaştığı anlaşılıyor. ben de iyi ki bu filmi vizyona ilk girdiği aralık ayında seyretmemişim diyorum.
    --- spoiler ---
  • düşüncenin ve öykünün güzel, sonucunsa tatmin edici olmadığı kim ki duk filmi. boş ev ya da zaman'da olduğu gibi "iyi ki izledim bu filmi" duygusu yaratmıyor bu film. bir yandan düşünülüyor; öyküsü çarpıcı aslında. ama izledikten sonra izlenilen aşktan, karakterlerden ve olaylardan çok da etkilenmemiş olunduğu farkediliyor. kesinlikle "kötü bir film, beğenmedim" demiyorum ama ister istemez diğer kim ki duk ilmleri ile kıyaslayıp "izlediklerim içinde en az etkileyici olanıydı" dedim.
  • aşkın, nefessiz kalmış bir aşkın son çırpınışlarını anlatan kim ki duk filmi. sessiz bir aşk bu kadar çığlık çığlığa aktarılabilirdi. baş karakter boynuna üç kez nefesini durdurmak için plastik deliciyi soktuğunda sessiz mahkumun çığlığı bu kadar etkileyici olabilirdi. konuşmayan iki baş karakter *ve tüm o sessizliğe rağmen kendini izletmeyi başarıyor bu film. hele hapishanedeki mahkumların pandomim gösterisi tadındaki sahneleri gerçekten etkileyici.

    diğer taraftan nedense banaiklimler'le bağlantı kurma hissi doğurdu bu film. fazla düz bir mantıkla yaklaşmış olabilirim belki ama iklimlerdeki mevsim aşk metaforu bu filmde de kendine yer buluyor. farklı bir şekilde olsa da.
  • yüz kişinin hakkında yüz farklı yorum yapabileceği kötü bir kim ki duk mahsulü. kim ki duk'un şu ana kadar izlediğim en berbat filmi. anlattıklarının hiçbirinde (anlatamadıklarının tamamında) anlatmak istediği her ne ise veya kafasına göre bu tür filmlerin kriptik içeriğini çözdüğünü zanneden seyirci her ne sonuç çıkardıysa, başarıya ulaştığını söyleyemem. yeteneksiz ama hevesli bir yönetmenin elinden çıkmış gibi duruyor film. hiç kim ki duk bilmesek adama nefret bile duyabilirdim.
    ne duyguyu, ne trajediyi verebilmiş ne de anlattığı hikayenin bir cazibesi var. derdim gerçeklik değil. onun filmleri bir noktada gerçeklikle bağını alenen koparır ama bu da tam olmamış. amatör tiyatrocu işi olmuş. heves var sadece.
  • kim-ki duk'un, insan ilişkilerini çok başarılı bir biçimde irdelediği bir başka filmidir. evlilik, anne-baba-çocuk, bireylerin aldatılmaya son derece farklı tepkileri, mahkuma karşı kadının hissettiği acıma tabanlı aşk ve mahkumların ilişkileri, çoğu zaman görsellik ön plana çıkarılarak işlenmiş... bence çok etkileyici bir film.
  • scan once output many
  • izleyenini, detaylar ve renkler arasında gidip gelirken, farkettirmeden karakterlerin hislerine ortak eden, içine alan, hiç istemediği anlarda bile hafiften gülümsetebilen bir film. hücredeki diğer sessiz mahkumla beraber, arızalı dört karakter arasında geçen sancılı bir aşk öyküsü olarak da ele alınabilir. karakterler, birbirinden bağımsız nefes bile alamazken, bulundukları koşullar altında, en kaldırılamayacak türden acıları birbirlerine tattırıyor olmaları ve kim ki duk un hiçbir şeyi açıklama gereği duymaksızın her şeyi izleyene bırakarak, karakterlerin yoksunluk hallerini ön planda tutması, izleyenlere biraz nefes egzersizleri yaptırmak istiyor olmasından kaynaklanabilir. renkleriyle, müzikleriyle ve özgün senaryosuyla izlenmesi gereken başarılı bir yapımdır.
  • merakımı cezbetmiştir, bu film.

hesabın var mı? giriş yap