şükela:  tümü | bugün
  • "sor" kökünden gelir...bak- bakı, dinlet-dinleti gibi...ehaa hiç bööle düşünmemiştim
  • cevabin hemen oncesi. bazen de kar$ilik gormeyen*, sona her daimi belirgin bi i$aret* cakilan kelime ya da kelime toplulugu.
  • felsefede cevaplardan daha değerli olan nane
  • özellikle insanlar cevabını bildikleri soruları sorduklarında; susarak cevaplanması gayet keyifli olan bir şey. şöyle bir "bu kadar mı aptalsın, bu sorunun cevabını bir kez düşünsen bulabilirsin, yeter ki düşün" bakışı sarfetmek... akabinde karşınızdakinin sual yenilemesi ve sizin "şöyle alnının çatına, okkalı bir yumruğa ne dersin" bakışınız..
    ühüü, dadından yinmez... karşınızdaki angutluk sınırlarını zorlayan biri ise, suali üçüncü kez yineleyecektir. bu durumda soruya soruyla karşılık vermek fiiline işlerlik kazandırıp, orgazmdan daha zevkli anlar yaşayabilirsiniz.
  • ingilizce karşılığı quest-ion ile beraber düşünüldüğünde daha bir anlamlı olan, aklın işleyişinde başlangıç noktası yaratma işlemi.
  • ongoru testi.
  • woody allen in muzir etkilerkitabindaki hikayelerinden en cok yaranlarindan. hikayedeki meshur soru da: bir insanin bacaklari ne kadar uzun olmalidir?

    cevabi spoiler a girer bozar bizi. *
  • bazen cevabı bildiginizde kendisini bilemeyeceginiz bazen de kendisini bildiginizde cevabı bilemeyeceginiz ve her ikisini bildiginizde de cok muhim bir seyleri alt ust edebileceginiz, sonu cogu zaman soru isareti ile biten zihinsel dugum.
    (bkz: 42)
  • ali kirca, reha muhtar gibi ortacag enkirmenlerinin programda sazi eline almaya calisan seyircilere karsi kullandiklari bir uyari nidasi.

    - bakin ali bey, ben tavsanlarin cok fazla sevismesine karsi degilim. ayrica kis lastiklerinin kullaniminin artmasi gerektigi....
    - evet soru lutfen, soru!!!
  • ''– söyle başka bir şey mi var?
    – bu ne güzel bir soru. ne kadar candan.
    – söyle, ne yok?
    – bu ne gerçek bir soru. ne kadar uygun.''

    özdemir asaf
    yuvarlağın köşeleri