şükela:  tümü | bugün
  • zorda kalınca iyilik istememesi gereken insandır. bu insanlara iyilikte bulunmak, yardım etmek ayrı bir sorumsuzluktur.
  • bu insanlar kendi sorumsuzluklarıyla hayatlarını çok güzel bir şekilde devam ettirirken, karşılarındaki insanı ne kadar zor durumda bıraktıklarının farkında bile olmazlar. sorumsuzlardır çünkü. sorumsuz olmaları nedeniyle umursamazlık da belirir bu arkadaşlarda ve bu durumla övünenleri de vardır, 'ohh yeaa hayat çok güzel'' diye gezinirler genelde. sorumsuz ve umursamaz oldukları için hayatın onları hiç etkilemediğini düşünürler. bunların bir kaçıyla başım dertte. umarım bir an önce kurtulurum.
  • umursamazlık konusunda yüksek, sorumsuzluk konusunda doktora yapmış insan türü. işin düşmeyecek bu insanlara, ricayla bir iş yaptırmak durumunda hiç kalmayacaksın. ayvayı yedin yoksa.
  • insani hayattan bezdirir. surekli mizmiz, hic bir isini yapmayan, ittirsen de gitmeyen bir tip. omur gecmez. insan insana hayati kolaylastirinca guzel yoksa ister cok yakisikli olsun ister dunyanin en zengini neme yarar oylesi.
  • hayatta bi çok insan tanıdım. en disiplinlisinden en sinirlisine kadar ancak bana en büyük zararı veren yine sorumluluk sahibi olmayan insanlar oldu.

    bi insan öfkeli olabilir anlarım, takıntılı olabilir bunu da anlarım, mükemmeliyetçi olabilir, kuralcı olabilir, patavatsız da olabilir. ancak bu insanlarla çalıştığın sürece işlerin tıkır tıkır yürür. sıkıntı yaşamazsın.

    lakin bi insan sorumsuzsa, umursamazsa, üşengeçse olmuyor arkadaş. sen onun yerine de çalışıp çabalıyorsun. hani gerçekten sevmediğim insanlar olsa hayatımdan uzaklaştırırım. ama çok sevdiğim ve kaybedersem dayanamam dediğim insan olunca zorda kalıyorsun. ilişkim için diyorum özellikle tabi.

    seviyosun, istiyosun ancak karşındaki insan yokuş aşağı frenleri bırakmış bi araba gibi gidiyor. sorumluluk sıfır, umursama, karşısındakini düşünme, emek verme sıfır.
    ve öyle büyük bi sevgiyle seviyosun ki onunla bi hayat kurup aile olmayı diliyorsun.
    acı çeken, üzülen, sinir krizi geçiren yine sen oluyosun ama ona kalsa "hiçbir şey yok ortada".

    alttan alıp, susmasam -ki bazen dolup taşıyorum- yemin ederim yürümez. ki benden başkasının da böyle bi ilişkiyi yürütebileceğini sanmıyorum. en az karşıdaki kadar umursamaz olursa yürütür ancak. o kadar umursamaz davranabilirse de zaten öylesine bi ilişki yaşıyordur.

    kısaca karşındaki sorumsuz, sen sorumlu davranırsan acı çeken, üzülen taraf sen oluyorsun. karşıdaki sorumsuz, sen sorumlu olup bunu söylersen kavga çıkıyor. karşıdaki sorumsuz, sen de sorumsuz olursan arada pek bi bağ kalmıyor. bitmesinden korkuyorsun. çok zor bi durum.
  • bu özelliği tek başına barındırıyorsa çevresine zararsız hatta benim sevdiğim insan tipi. fakat bu kişilerin çok büyük miktarı genelde zararlı ek bir huyu daha barındırır. eğer yalancıysa ve siz bu huyunu farketmeyip yola çıkarsanız yolda kalırsınız, eğer insanları kullanıyorsa sizi kullanmazsa bile büyük bir ağırlık vardır üzerinizde ya da size sürekli kendisi gibi davranmanızı söylüyorsa ve bunun doğru olduğuna sizi ikna etmeye çalışıyorsa hayattan bile soğuyabilirsiniz.
  • sorumsuz ve umursamaz bir kimse olarak, yukarıda yazılan her şeyin doğru olduğunu söyleyebilirim.
    evet değerli dostlar bize işiniz düştüyse sıçtınız, muhtemelen daha onaylarken neden yapamadığımızın bahanesini tasarlamaya başlarız, yerine getiremediğimiz şeyleri umursamadığımız için genellikle suçluluk duymayız, vesaire..
    fakat kendimi bir noktada bu genellemelerden ayrı koyuyorum.
    çünkü ben her ne kadar sorumsuz ve umursamaz biri olsam da, benden istenen işten güzel bir çıkarım varsa kesinlikle yerine getiririm.
    ama dişe dokunmayacak çıkarlarda falan genellikle sallamadığım doğrudur.
  • turkiye'de yasayan insanlarin buyuk bir kismi, bu insan grubuna girmektedir.
  • hayatın anlamını çözmüş insandır, ne uğraşacaksın allasen bu boka çevirdiğimiz gezegende.
  • bunu yaşam tarzı haline getiren insanlarla öyle çok iç içe oldum/oluyorum ki "yalancı bir insanı mı tercih edersin yoksa sorumsuz birni mi?" sorusuna "yalancı insan" cevabını vereceğim neredeyse. o denli bıkkınım. offf yazarken bile sinirlerim arşı âlâda...