• bu barbaros karakterinin bir adalet anlayışı vardı sırf bu uğurda birilerini kendince cezalandırıyordu, en sonda ise savcının ölümüne sebep olan babası dahil bürokrat ve iş adamlarını toplamıştı bir araya.

    sorum şu bu barbaros işlediği bu cinayetlere muzoyu neden dahil ediyordu. muzo tamamen sıradan bir adamdı ve onun bu tarz adalet anlayışı yoktu. sadece dizinin sonlarına doğru çok yakın düşüncede olduğunu parkta muzo deşifre olduktan sonra konuşurlarken muzo nun söylediklerinden anlaşılıyordu ama bu yin de muzo'yu amacında kullanması gerektiği anlamını taşımıyor barbaros gibi biri için. son işinde ölmeyi planlıyordu , bütün bu işlere muzoyu da dahil etmiti ama işin sonunu ona hiçbir zaman söylemedi. burdaki alt metin tam olarak nedir. barbaros bomba ile kendini patlatarak muzo'ya yaptıklarından dolayı kendini de mi cezalandırıyor yoksa muzo'yu hiç mi önemsemiyor.
yanıtlar 4
  • hiç bir suç tek başına işlenmez.
  • o kadar isledigi cinayetleri tek basina isleyemezdi ve tabikide ozellikle cinayetten sonra yaptiklari delil karartma, olay yeri kanitlarini degistirme gibi seyleri tek basina yapmasi cok zor olurdu. mesela ameliyatta adamin midesinden elmas ciktiginda eger muzo orada olmasa o elmaslari mecburen adli emanete verecekti.

    bununda otesinde muzo ile barbaros cok iyi anlasan arkadaslar. barbaros'un ilk bolumlerdeki muhabbetlerinde dedigi gibi muzo kulturlu, ileri goruslu bir insan olmasada insan olarak iyi bir insan, icinde kotuluk olmayan iyi bir arkadasi. muzo ifsa olduktan sonra muzo'yu kurtarmaya calismasi sadece arkadas olmasindan kaynaklaniyor.
  • evet barbaros'un kendine has bir adalet anlayışı vardı. ama adalet arayışına babası yüzünden girdi. çünkü babası şerefi olmayan,çocuğunu hiç sevmemiş, evladını proje olarak gören bir adamdı. babası adaleti sağlamakla yükümlüydü. barbaros'u doktor olduğu için aşağılıyor,gör görüyordu. barbaros babasından intikam almayı çocukluğundan beri planlıyordu. babası hayatının her anına müdahale eden biriydi. barbaros hastanedeyken bile onu kurtaran muzo'ya teşekkür bile etmedi. aksine onu kovdu. "ezikledi"
    bir çocuk düşünün ki asla sokakta oynamamış,asla farklı bir arkadaş edinememiş olsun. barbaros belki de bu yüzden muzo'yla arkadaş oldu. çünkü muzo farklıydı. japondu bi kere. yok bi dakka. neyse muzo iyi biriydi. saftı ama o da hayattan sillesini yemişti. fakirdi. ailesini hiç görmedik. gecekonduda yaşayan bir hademeydi. topluma öfkeliydi. kendi adaletini sağlamayı belki bilinçaltında bile olsa arzuluyordu. barbaros ona herkesin,üst tabakanın davrandığından farklı davrandı. ona saygı gösterdi. dostu oldu. barbaros'un bir ortağa ihtiyacı vardı. kendisiyle çatışmayacak bir ortağa. kimsenin şüphelenmiyeceği bir ortağa. barbaros her şeyin sonunda öleceğini planlanmıştı. muzoya da bu sonu uygun görmüştü. evet dostluk olarak düşünürsek çok dürüst gelmiyor ama sayın erkan can'ın dediği gibi "bütün bu bokları yedikten sonra polislerin suratına bakıp, kusura bakmayın abi kaza oldu diyemezsin. adamın götünden kan alırlar kamil kan." muzo bunu hesaplayacak realitede bir adam değildi. bütün cinayetleri isteyerek işledi ve sonunu hiç düşünmedi. öte yandan barbaros bir efsane olmak istiyordu. çehov'un oyunları iyiydi. muzo hiç çehov okumamıştı. ama barbaros okumuştu. perdeyi büyük bir sonla kapatmak istiyordu. çocuğunun gözünde bir katil olarak değil de bir adalet timsali olarak kalmak istiyordu.
  • hayatta kaybedecek hiç birşeyi olmayan biriydi, muzo. o bu iş için en ideal adaydı. barbaros, onu bu işe çekmeseydi bile muzo suça yatkın ve suç işlemeye elverişli biriydi. suça yatkınlığı olan ve hayatta tutanacak hiç bir dalı bulunmayan muzo'nun ölümü planlanandan sadece biraz erken oldu. o akşam oradan canlı çıkmayacaktı zaten. herkes yaptıklarının bedelini, behzat'ın gözleri önünde ödemiştir.