şükela:  tümü | bugün
  • op.102, fa majör.

    1957'de yazılmış, ilk seslendiriliş aynı sene 10 mayıs'ta maxim shostakovich/ussr symp. orch. tarafından moskova konservatuarı'nda yapılmıştır.

    1. konçertoya göre teknik açıdan daha kolaydır * ve daha kolay anlaşılır bir yazıya sahiptir. 2. bölümü inanılmazdır. diğer konçertoda yaptığı gibi bunda da 3. bölümde diğer bestecilerle dalga geçmiştir *, çalarken güldüren, güldürürken de düşündüren bir eserdir.
  • ayrıca fantasia 2000 de the steadfast tin soldier isimli bizim çocukluk yıllarından tek bacağı kopuk kurşun asker olarak bildiğimiz vatandaşın şahane animasyonunda yefim bronfman adlı piyanist ve chicago senfoni orkestrası tarafından icra edilmiştir.
  • shostakovich eseri ikinci çocuğu olan maxim'in 19. doğumgününde tamamlamıştır. ikinci bölüm oldukça romantiktir.
  • oğluna atfettiği ikinci bölümün ortasında, bölümün başı ve sonu biraraya gelerek zıtlıkların birliğini andırır.

    (bkz: diyalektik)
  • bugun 2. bolumunu kac kere dinledigimi bilemedigim yapit. dinledigim kayit cok ilginc bir albumden alinmis : muzik dededen, yonetmesi oglundan, calmasi torunundan. albumun kapagindaki fotografta üçü bir arada !

    http://i.imgur.com/chufp.jpg

    edit : kendi gordugume kendim inanamiyorum ama fotografin renkli olmasindan yola cikarak 3. kisinin dmitri shostakovich jr. oldugundan emin olabiliriz diye dusunuyorum. dedesine, ozellikle gencligine bu kadar benzemesi sasirtici (yahut belki de hic degil, bilemedim simdi) benzerlik demişken :

    http://i.imgur.com/u8bs9.jpg
  • hiç anlamasam da ahkam keseyim: ikinci bölümü baya bi modern dönem eseridir. yani döneminin eseridir. nefislidir ayrıca.
  • ikinci bölümü için diyebilirim ki;

    bir babanın oğluna yazabileceği en iyi eser.
  • ikinci bolumuyle bilinen eser.

    birinci ve ucuncu bolumlerini silsinler tarihten. anlamsiz ve giris bitis olsun diye yazilmis. asil anlam 2'de. simdi 2'yi acin ve kim yazmis kim icin yazmis tamamen unutup dinleyin. yavas yavas dinleyelim, yazalim.

    hafif muzikli bir giris. duygu belli degil. hafif artip azalarak bir cekingenlik yaratiyor. arada gergin melodiler duyulabilir kadilirsa. kasmaya gerek yok. muzik iyice yukseliyor ve yeniden sifira dusuyor. bolume cekingenlik ve belirsizlik diyorum. ve piyanonun girisi. bu bolume buyuk ama naif harflerle "ask"tan baska bisi diyemiyorum. ancak bir 30 sanuye boyle devam etmesinin ardindan yine piyano araciligiyle onceki belirsizlige donuyor. ardindan belirsizlik kendini bosvermislige ve vazgecise birakiyor. ama dayanamiyor ve yeniden guclu ask melodilerini fisildiyor. yeniden bol yarim nota girisiyle tedirginligi yakaliyor. orkestranin eslik ettigi bolgeler de gerginlik katiyor. gerginligi ve tereddudu piyanonun huznu ve vazgecmisligi bozuyor. bir sure hafif orkestra daha cok piyano bu skilde devam ediyor. ayni his parcanin son bolumune kadar kesintisiz dvam ediyor: tedirginlik, gerilim, belirsizlik, bosvermislik. ve son 1 dakikaya girerken yeniden ask melodisi duyulmaya baslaniyor. bu kez piyano kendinden daha emin biraz daha sert vuruyor. ve parca biterken belirsizlik ve huzun yeniden eline aliyor parcayi ve tam anlamiyla berbat bir ruh haliyle bitiyor.

    bu parca sostakovic tarafindan oglunun 17. yas gunu icin yazilmis. iddia ediyorum ki sostakovic biseks veya geydi ve ogluna ilgi duyuyordu. ama bu ilgiyi hep bastirmak zorunda kaldi ve bu parca ortaya cikti.
  • bu parçayı sevdiyseniz aşağıdaki diğer bir parçayı da bir dinleyin derim:

    https://www.youtube.com/watch?v=7uihl0ojepg

    not: ben ekteki parçayı piyano konçertosu no.2 sanıyordum, değilmiş. linkteki parça jazz valsidir ve bir çok türk / yabancı filminde soundtrack olarak kullanılır. nedense 1900'lerin ilk yarısında geçen ve restoran içeren sahnelerde pek sık kullanılıyor.