şükela:  tümü | bugün
  • fasizmi ve ikinci dünya savasinin sovyet cephesini anlatir. sostakovic bu eseri alman kusatmasi ve bombardimani altindaki leningrad'da bir yandan da gönüllü itfaiyecilik yaparken bestelemeye baslamis ve stalin'in emriyle yerlestirildigi kuybisev kentinde 1941 yilinda bitirerek senfoniyi leningrad kentine ithaf etmistir; o yüzden eser, leningrad senfonisi olarak da bilinir.
    sostakovic bu eseri bölümlerken önce su basliklarla adlandirmayi düsünmüs, sonra ise anlatmak istedigini zaten herkesin anlayacagini düsünerek bundan vazgecmistir: 1. savas 2. anilar 3. yurdun enginlikleri 4. zafer.
    orijinalinde savas diye adlandirilmak istenen ilk kesim (allegretto) sovyet topraklarinda ilerleyen alman ordularini betimler. ilk önce gayet neseli bir sekilde ilerleyen ve boleroyu andiran ritmik ezgi sonlara dogru giderek atonal bir bicime evrilir; neseli blitzkrieg savascilarinin partizanlardan yedigi darbelerle sovyet tundralarina gömülüp kalmasinin notalara dökülmüs halidir.
    anilar basligini tasiyan moderato kesim birinci kesimin gerilimini cözerek yumusak bir formda giderken, ortalarinda cinlayan trajik kisimla unutulmak istense de sürekli kendini hatirlatan savasin acilarina gönderme yapar.
    yurdun enginlikleri baslikli ücüncü kesim (adagio) agir bir tarzda ilerlerken ortasinda gene savasi hatirlatarak kahramansi bir havada dördüncü ve son kesime baglanir.
    özgün halinde zafer basligini tasiyan son kesimin (allegro non troppo) neyi tasvir ettigini aciklamama bilmem gerek var mi?
    sostakovic'in en büyük arzusu olan, eserin ilk kez leningrad'da halka sunulmasi, almanlarin hava ablukasini yaran bir sovyet ucaginin eserin partisyonunu leningrad'a ulastirmasiyla gerceklesmis, senfoni hala alman kusatmasi altinda olan leningrad'da 1942 agustosunda ilk kez seslendirilerek tüm sovyet radyolarinda naklen yayinlanmistir.
  • insanın bu senfoninin birinci bölümünü dinlerken kızıl orduya katılıp, bu senfoni eşliğinde birkaç kurşun sıkası geliyor.
  • sostakovic'in yedinci senfonisindeki o unlu askeri marşa, bela bartok'un orkestra icin koncertosunda bir gonderme vardir.

    dun bu gondermeden bahsettigim entryi eksi sozluge yazip evden ciktiktan sonra radyoyu actigim anda leningrad senfonisi'nin karsima cikmasi, son zamanlarda yasadigim en ilginc tesaduflerden birisiydi. bu da boyle bir animdir.

    (bkz: #12781693)
  • gerçek sanat zamanlarüstüdür. şostakoviç yedinci senfonisini yalnızca o dönemin leningrad'ı için değil, bugünün ankara'sı için, daha doğrusu bugünün türkiye'si için de yazmıştır – inadına dinleyin!

    *

    ekleme : peki ya gün ne günü?
  • esa pekka salonen bu yapit hakkinda :

    in the 1980s, the finnish conductor and composer esa-pekka salonen was critical of shostakovich and refused to conduct his music. for instance, he said in 1987:

    "shostakovich is in many ways a polar counter-force for stravinsky. [...] when i have said that the 7th symphony of shostakovich is a dull and unpleasant composition, people have responded: "yes, yes, but think of the background of that symphony." such an attitude does no good to anyone."

    (salonen, esa-pekka & otonkoski, lauri: kirja – puhetta musiikitta, p. 73. helsinki: tammi).

    (bkz: #37046039)

    ---------------------------

    bela bartok, bartok orkestra konçertosu adli yapitinin (basligi oyle acildigindan oyle aktardim, orjinali 'concerto for orchestra' yahut macarca'da ne ise o) 4. bolumunde, bu senfoninin 1. bolumundeki meshur marsin bir parodisini yapmistir.

    bartok yasaminin son yillarini yasamakta iken bu yapiti duymus ve bu kerte bos bir muzigin nasil olupta bu kadar unlenebildigine sasirmis ve hatta sinirlenmis, bu nedenle bir parodisini yapmak istemistir.

    bu temanin asil kaynagi icin :

    (bkz: #37047282)

    --------------------------

    yapitin leningrad kusatmasi altinda bestelendigi, fasizme \ stalinizme karsi bir baskaldiri, bir isyan niteligi tasidigina iliskin yakistirmalarin pek asli astari yok gibi durmaktadir. oncelikle yapitin cok buyuk kismi kusatma oncesinde kaleme alinmistir (ilk bolumdeki marsin kusatma icin yaklasan nazi ordusunu temsil ettigi safsatasinin cokusu)

    ve yine kusatmadan once, takip eden sezonda seslendirileceginin duyurusu yapilmistir. su halde kusatmadan cok once besteci yapiti tamamlayacagindan emindi (emindi ki seslendirilisinin duyurusunu yaptirdi, yoksa boyle bir duyuru yapmazdi) demek oluyor ki yapit hitler'e karsi bestelenmemis. belki stalin'e karsi, belki...

    kazanan taraf yapitin 'anlamini belirleme hakki'ni da kazanmis oldugundan birkac 10 yil boyunca yapit boylesi bir tarihsel baglam uzerinden degerlendirilmis, dinlenmis, yorumlanmis, calinmis vs.

    bu konuya iliskin alinti ve kaynagi :

    http://ustvolskaya.org/eng/dsch.php

    solomon volkov in his book “shostakovich and stalin” (2006, p. 204) develops ustvolskaya's memoirs: "of course, we cannot know which of his preliminary were used in the final version. but the supposition of the existence — at least in his head — of such a preliminary version confirmed by the fact that the seventh symphony was made part of of the planned concert season of the leningrad philharmonic for 1941—42, announced in the spring of 1941: that is, before the war. precise and punctual in these matters, shostakovich would not have permitted such an announcement if he had not been perfectly clear about what the new work would be like by then. [...]

    musicologist ludmila mikheyeva (daughter-in-law of ivan sollertinsky, shostakovich's closest friend) recently revealed that the composer played these variations ['invasion' episode] to his students at the leningrad coservatory before the war with germany began". [...]

    --------------------------

    cok meshur bir kaydi leonard bernstein yonetimindeki chicago senfoni orkestrası tarafindan deutsche grammophon'a yapilmistir. canli olan bu kaydin youtube'daki bir alintisinin altindaki yorumlar inanilmazdir. o temsilde bulunan mi istesiniz, o temsilde calan mi, o temsilde calanin cocugu mu... kimi ararsaniz dokturmus oraya.

    bu kayda sahibim. sunu soylemeden edemeyecegim : boylesi bir kayit dinleyicinin bir yapita olan yaklasimini, degerlendirmesini \ gorusunu degistirebilir, siyahi beyaz gosterebilir. gercekten cok ama cok guclu bir kayit. bu yapiti daha once birkac farkli yorumcudan dinlemistim ve her dinleyisimde yapittan uzaklasmistim. ustune hakkinda okuduklarim da gelince yapita ve hatta bestecisine karsi bir onyargi bile olusmustu kafamda. oyle ki bernstein'in bu kaydini ihtiva eden 6 cd'lik kutunun bu kaydi iceren cd'lerine elimi surmemistim, gerek gormemistim. youtube'deki yukarda alintilanan kisim ve altindaki yorumlari okuyunca dikkatimi cekti ve kaydi dinledim.

    yapit hakkindaki olumsuz goruslerim baki kalacak olsa bile, yazi dili, orkestralama, muzikal renkler, tini zenginligi, melodi bulusculugu gibi acilardan bu yapit 2. sinif bir yapit olsa bile, boyle bir yapittan 1. sinif bir temsil cikarabilmeye ancak leonard bernstein gibi birisi nail olabilirdi (yahut barshai'nin bis kaydi). bu kayit bunun kanitidir. ve muzigin de ne kadar ilginc bir sey oldugunun bir kaniti sanirim. bu konuda charles rosen'in guzel bir aktarimi icin izleyiniz.

    tum dunya muzikologlari bir araya gelip bu yapiti yerse bu temsile katilan kisilerin bir kulagindan girip obur kulagindan cikacaktir soyleyecekleri 'bilimsel' veriler. bunu isin akademik kismini kucumsemek icin soylemiyorum, sadece bilgi ile alginin ne kadar catisabilecegini soylemeye calisiyorum. daha uzatmiyorum zira son zamanlarda cokca dusundugum ve muzikle dogrudan alakali olmayan sorgulamalara dalmaya gidiyorum ki bunlari yazarak yapabilecek ne ebedi ne de kulturel capim mevcut.
  • yapitin abd ilk temsilini yoneten arturo toscanini'nin igili temsilden yillar sonraki gorusu :

    arturo toscanini said on his own performance and recording of the seventh symphony by shostakovich: "i asked myself, did i conduct that? did i spend two weeks memorazing that symphony? impossible. i was stupid! did i really learn and conduct such junk? (from "a. ho & d. feofanov, shostakovich reconsidered, toccata press, 1998, p. 110").
  • senfoninin yazış sürecini anlatan bir roman yazılmıştır. yazarı yeni zelandalı yazar ve şair sarah quigley'miş. kırmızı kedi yayınları’ndan çıkan kitabı ilknur özdemir çevirmiş.
  • dmitri shostakovich'in hakkında ''yedinci senfonimi, faşizme karşı savaşımıza, düşmana karşı mutlaka sağlayacağımız zaferimize ve şehrime, leningrad'a ithaf ediyorum.'' dediği olağanüstü eser.
    nedendir bilmem, her dinlediğimde aklıma louis-ferdinand celine'in voyage au bout de la nuit romanında ana karakterin* bir anda orduya katılıp kendini savaşın ortasında bulması gelir.
  • dmitri shostakovich tarafından bestelenmiş, büyük yurtseverlik savaşı ve faşizme karşı zafere ithaf edilmiştir. allegretto kısmı epik-klasik biçiminde yazılmış ve bu alan için çok iyi örnek niteliği taşımaktadır. bence ölmeden önce dinlenmesi gereken müzikler arasında üst sıralarda yer almaktadır.
  • ıı. dünya savaşı’nın en ağır kuşatmalarından leningrad kuşatması, kentin son kara bağlantısının da kesilmesiyle 8 eylül 1941’de başladı.

    şimdiki adı st. petersburg olan leningrad’ın düşürülmesi, hitler’in sovyetler birliği’ni istila etme planındaki üç stratejik hedeften biriydi. kentin politik, askeri ve endüstriyel önemi nazilerin sovyetler birliği’nde ilk olarak buraya göz dikmesine neden olmuştu.

    naziler, kente ve çevre yerleşimlerine ulaşan ikmal hatlarını kesmişti. fakat sert sovyet direnci nedeniyle taarruzlarından sonuç alamıyorlardı.

    kızıl ordu için leningrad hayati düzeyde önem taşıyordu. kentteki yaşamı ve savunmayı sürdürebilmek için sovyetlerin kullanabildiği tek ikmal ve tahliye yolu ladoga gölü’nün üzerinden geçiyordu. ikmal malzemeleri kış aylarında donmuş gölün üzerinde kara taşıtlarıyla sağlanıyordu.

    geçen bir yılın sonunda kentin sakinleri tam anlamıyla açlıktan kırılıyordu.

    kışın sıcaklıklar -35 dereceye kadar düştüğünde, insanlar kaynatılmış deri kayışlardan yapılmış çorbaların yanı sıra atlar, kediler, köpekler, hatta sokakta donmuş cesetlerden alınan insan etiyle beslenmeye çalışıyordu.

    9 ağustos 1942 akşamı, leningrad’ın cephe hattına alelacele yerleştirilmiş hoparlörlerden bir müzik sesi duyuldu.

    kenti ağır topçu silahlarıyla aralıksız bombalayan ve bir yıldır kuşatma altında tutan nazi kuvvetleri, sovyet yaylım ateşiyle geçici olarak susturulmuştu. amaç, almanların olası engellemelerinin önüne geçmek ve müziğin sesinin duyulması için sessizlik sağlamaktı. ayrıca cephedeki askerler yayınlanacak konseri radyodan dinlemeleri konusunda teşvik edilmişti.

    konser, şostakoviç’e ait 7. senfoni’nin leningrad prömiyeriydi ve açlıktan neredeyse ölmek üzere olan müzisyenlerden oluşan bir orkestra tarafından icra ediliyordu.

    konser, orkestra şefi karl eliasberg’in önceden kaydedilmiş bir anonsuyla başladı:

    yoldaşlar! şehrimizin kültürel tarihinde yer alacak büyük bir olay gerçekleşmek üzeredir. birkaç dakika içinde, harikulade vatandaşımız dmitri şostakoviç’in ‘yedinci senfoni’sini duyacaksınız. kendisi bu müthiş besteyi düşman leningrad’a delicesine saldırdığı esnada yapmıştır… faşist domuzların bütün avrupa’yı bombaladığı ve avrupa’nın da leningrad’ın sonunun geldiğini düşündüğü esnada. ama bu performans ruhumuzun, cesaretimizin ve savaşa hazır olduğumuzun şahididir. dinleyiniz, yoldaşlar!

    dünya tarihinin en olağanüstü konseri için o günün seçilmesinin nedeni hitler’in bu tarihte leningrad’ı ele geçireceğini ilan etmiş olmasıydı. prömiyer daha gerçekleşmeden orkestranın üç üyesi açlıktan hayatını kaybetmişti. şef eliasberg şehirde kalan orkestra üyelerinin evlerini teker teker gezerek bir araya toplamıştı. bir görgü tanığı, bir deri bir kemik müzisyenleri yırtık pırtık konser kıyafetleriyle gören izleyicilerin gözlerinin dolduğunu hatırlıyordu.

    şostakoviç, senfonisiyle leningrad’ın acısını notalara dökmüş ve tüm sovyet halkına dayanma gücü vermişti.

    hitler’in askerlerinin kenti ablukaya aldığı ve kent nüfusunu açlığa mahkum etme niyetinde olduğu düşünülürse, bu olağanüstü bir meydan okuma eylemiydi. daha önce hiçbir müzik parçası psikolojik savaşın böylesine etkili bir aygıtı olmamıştı. konser, yorgunluk ve açlıktan bayılan müzisyenlere bağırarak destek çıkan seyircilerin gözyaşları ve alkışlarıyla sona erdi. yarattığı muazzam propaganda etkisinin yanı sıra leningrad halkının morali üzerinde de olumlu bir etki bıraktı.

    kanlı kuşatma tam bir yıl daha sürecek ve yaklaşık bir milyon sivil hayatını kaybedecekti.

    tam 872 gün süren kuşatma, nazilerin defedilmesiyle 27 ocak 1944’te sona erdi. konsere ait hiçbir film, fotoğraf veya kayıt maalesef günümüze ulaşmadı. ancak savaştan sonra, esir alınan alman subayları senfoniyi duyduklarında kenti asla düşüremeyeceklerini anladıklarını itiraf etmişti. bir alman askeri ise konsere ilişkin “kahramanların senfonisini dinler gibiydik,” demişti.

    kaynak: cüneyt bender , http://vesaire.org/