şükela:  tümü | bugün
  • negatif reklam yapabilme ozelligi ile de var olan ajanslardir. sirketlere teklif gotururken rakip sirkete negatif entry garantisi verir. sozluklerde ve diger sosyal aglarda sayisisiz fake hesaplarla faaliyet gosterirler.
    girilen entrylerin ajans isi olup olmadigini su an icin entry gecmisi ile anlamak mumkun fakat yakin bir zamanda onunda bir yolunu bulacaklardir.
  • delir/t/me noktasına getirdiler beni: piyasada kalbur üstü kabul edilen onca ajansla görüşme yaptım çeşitli işler için.. hepsi "biz çok farklıyız.." diye konuşmalarına rağmen, o denli birbirlerinin aynıları ki, insan ne dese bilemiyor..

    birkaç ünlü blogger/twitter'da popüler tanıdığı, facebook'ta fake-post yazdıracak 300-500 "paralı asker"leri, az buçuk sektör terminolojisi edinen kişiler ajans kurup, konu hakkında pek de bir şey bilmeyen şirketleri yoluyorlar.. sektörün hali içler acısı, gerçekten öyle böyle değil..

    adwords ve facebook reklamdan başka bir reklam fikri aklına gelmeyen, daha nasıl seo/smo geliştireceğini bilmeyen, berbat monitoring sonuçlarıyla karşınıza dikilen (birçoğu ücretsiz sunuluyor artık), affiliate uygulaması yapmaya yanaşmayan, bok gibi bir sisteme sahip olduğunun farkında olduğundan risksiz affiliate için bile aylık ücret isteyen, adwords hizmetinden daha fazla para kazanmak için robotlar yazan denyolar piyasanın en iyisiyiz diye karşınıza çıktığında ağzının ortasına geçiresiniz geliyor..

    allah aşkına bir sosyal medya ajansının affiliate gibi bir sistem için aylık ücret talep etmek gibi bir yüzsüzlüğe sahip olması kimin suçu?? ajansın mı, daha emeklemeye başlamadan ölmeye yüz tutan piyasanın mı?? yurtdışında tıkır tıkır işleyen affiliate neden türkiye'de bu kadar berbat durumda bana açıklayabilir misiniz?? açıklayamazsınız, çünkü rezalet olduğunuzu kabul etmek zorunda kalacaksınız..

    seo konusunda hala 3-4 yıl öncesinin formüllerini yeniymiş gibi anlatırken yüzünüz kızarmıyorsa, facebook/twitter'daki 300-500 kişiyle bu işi başarabileceğini ballandıra ballandıra anlatıyorsanız ortada cidden bir problem vardır.. ama yüzleşmek istemiyorsunuz tabii, şirketler uyanmadan parayı götürme derdindesiniz.. ancak şirketler uyandığında hepiniz işsiz kalacaksınız ve bunu gerçekten hak ediyorsunuz..
  • sektörde çok sayıda sosyal medyada uzman olduğunu iddia eden ajans var. bunlar arasından iyilerine erişmek isterseniz promoqube'la çalışın derim. bir de euromessage çok profesyonel sosyal medyacılarla çalışıyor. temiz iş yapıyorlar; akılcı ve pratikler. referansları da cillop gibi.

    bir uyarı; hesabınızı teslim edeceğiniz çalışanı ajansla anlaşmaya varmadan seçin, tanıyın derim. sosyal medya çağın en güçlü, hızlı ve en riskli pr mecrası. dolayısıyla paylaşılan bilgileri, projelerini ve yenilikleri her gün eleman değiştiren bir ajansa teslim ederseniz yazık olur markanıza. bir örneğini garanti bankası'nın facebook sayfasında görmüştük yakın geçmişte. aman diyelim.
  • devam: saat 21.40 ve ben eve yeni geldim.. klasik mecra reklamcısıyım ben, sosyal medya hakkında bir şey bilmezdim bundan 2 yıl öncesine kadar, ilgi alanımda da değildi.. ancak klasik kampanyanın internet (güncel dille söyleyelim: sosyal medya) ayağıyla ilgili de çalışmalar yapmaya başlayınca, aynen taşeron gibi dijital ortamlarda "uzmanlaşmış" ajanslarla işbirliğine de girmeye başladık haliyle.. benim işim olmadığından bir süre ilgilenmedim, ancak klasik mecradaki başarıları net ortamında yakalamadığımızı fark edince (ajansçak..) sorun tespiti yapmak adına günlük/haftalık/aylık raporlarla daha fazla haşır neşir olmaya başlayınca anladım ki, ajanslar müşteriye göre davranıyorlar..

    bu uzun girizgahı yapma sebebim şu: eğer bir kampanya yürütüyorsanız, pek tabii ki, her alanda başarıya ulaşmasını da istiyorsunuz.. sosyal medyacı olmamama rağmen, kampanyamla ilgili her detayla ilgileniyorum.. ama güvenip birlikte çalıştığım ajansın, tıklama başına para ödenen sistemi daha fazla para kazanmak için abuse ettiğini, geliştirdiği programla tıklama oranını şişirdiğini gördüğümde deliye dönüyorum..
    bir tık ötesine yanaşmıyor ama ajanslar: çünkü şöyle bir sorun var, adamın adwors'ten tek para kazanma stratejisi bu.. diyorsunuz ki, "tık başına değil de, işlem başına para ödeyeceğim.." "tamam" diyor, anlaşıyoruz, iki hafta sonra "bu böyle olmuyor" diye eski sisteme dönmek istiyor.. başka bir örnek: çoğu ajans kampanya için adwors hesabı oluşturmak yerine, "kendi" adwors hesaplarıyla işlem yapmak istiyor, çünkü bu tür ajanslar -abartısız söylüyorum, dolandırıcıdan başka bir şey değiller.. sonra ne oluyor, türkiye'deki ajanslarla çalışmak yerine doğrudan google ofisiyle çalışıyorsunuz-
    pek şeker türk yazılımcılar var, her türlü isteğinize yönelik çözümler üretmeye de hazırlar..

    affiliate konusuna kendi başlığında ayrıca değineceğimden, geçiyorum şimdilik..

    teknik kısmını daha detaylandırırım sonra ama, işin sosyal medya ayağı da bundan aşağı kalmıyor: olay şu: ajansın elinde yüzlerle, binlerle ifade edilen bir kitle var.. bu kitle, anlaşılan firmayı gazlıyor: otisabi'nin sözlükte de artık kangrene dönmüş bu konudaki şu entrysini vereyim yeri gelmişken: (bkz: kuzey güney/@otisabi)
    işin blog ayağı hala popüler durumda: (bkz: moda ve kadın blogger'lığı)

    yazacaklar birikti, şunları doldurduktan sonra, vakit buldukça devam ederim.. sektörün ipliğini pazara çıkaracağım, yeter artık cidden.. baydım hepinizden..
  • çoğalma tipleri: mahalli gsm dükkanlarına benziyor. sonları da "gsm operatorlerinin kendi iletişim merkezlerini" açmasıyla oldu.

    gerçek kurumsal bir şirketin en dikkat ettiği şey verimlilik. sanal mecrada iletişim ve reklam için başka ajans ile çalışmak hem vakit kaybı hem de fazlasıyla masraf.

    çok değil. 3 yıl sonra şirketler sosyal medya uzmanlarını şirket içinde barındıracak. ajanslara "fahiş" ücretler yedirmek yerine kendi bünyelerinde barındırdığı sosyal medya uzmanlarına maaş vericekler.
  • (bkz: sihirbuzz)
  • kitap çıkartacak olanlar için ciddi anlamda faydalı olabilendir.
    strateji belirleme ve reklam olayında doğru bir ajans ile çalışıldığı vakit sektöre hakim değilseniz bir çok konuda bir adım önde başlıyorsunuz.
  • (bkz: pikselas)