şükela:  tümü | bugün
  • peltek olup gay gibi konuşan adamların 1-1,5 ayda elde ettikleri ünvan.
  • (bkz: feno)
  • serdar kuzuloğlu'nun programına çıkan gay'lere verilen isim.

    - takipçi sayın benden fazla mı?
    + fazla abi
    - gay misin?
    + her zaman abi.
    - tamam fenomensin gel programa.
  • güzel olanını görmedim ne hikmetse. ulan yoksa..
  • sosyal hayatta hiçbir vasfı olmayan, ruhsal devinimlerini bastırma ihtiyacıyla kendini sosyal medya olarak adlandırılan fakat aslında asosyal insanların barınagı olan yerde ifade etmeye çalışan tiptir.
  • şu veya bu sebeple sanal alemde* ünlü olmuş ama ondan başka da pek bir niteliği olmayan, varsa da bu niteliklerle bilinmeyen kişi. kısaca fenomen.

    az ünlü diye bir kavram var ya bu fenomenlerin önemli bir kısmını tanımlamak için yeni bir kavrama ihtiyacımız var: mikro ünlü

    mikro ünlüleri küçümsemek kolaysa da tehlikelidir. zira mikro ünlü (ya da genel olarak çeşitli düzeylerde fenomen) olmak tercihe bağlı değildir. herhangi birimiz attığı bir tweet ya da yazdığı bir entry yüzünden bir anda 15 dakika ila 15 günlüğüne ünlü olabiliriz.* sosyal alemin doğası böyle.

    walter benjamin ta 20. yüzyılın ilk yarısında gazetelerin okur köşeleriyle birlikte artık herkes yazar demişti. bu erken öngörü (adeta kehanet) bugün bütünüyle gerçekleşmiş durumda. artık herhangi bir sosyal medya hesabı olan hemen herkes yazar. bunda bir beis yok, fayda var. yazmanın bir azınlığa has bir ayrıcalık olduğu dönemleri geçmenin vakti gelmedi mi?
  • karşılaştırmalı önem değerlendirmelerinden nefret etmekle birlikte, kendilerini tam da böyle nitelemeye hazırlandığım eşhas. şöyle ki, jonas salk diye bir adam yaşamış bu dünyamızda, kendisi ilk başarılı çocuk felci aşısını bulmuş ve patentle korumayı reddederek insanlığın hizmetine sunmuş. çocuk felci virüsü beyin sapına yerleştiğinde hasta solunum yapamadığı için şu türden demir akciğerler ile yaşatılmaya çalışılıyor, ama doğal olarak hasta kısa bir süre sonra ölüyordu. şimdi durup sayısı belirsiz, milyonlarca çocuğu ve yetişkini böylesi bir kaderden kurtaran bir adamı düşünüyorum. mesela çocuk felci yüzünden benim can dostumun bir bacağındaki kaslar gelişmemiş. bir aşıyla çözülebilecek bir şey için bir ömür koşamadığınızı düşünün. sonra da jonas salk'ın insanlığa yaptığı faydayı.

    ben önce bunu, sonra da bu saçma sapan sosyal medya fenomenlerinin orantısız egolarını düşünüyorum: bana h.r. giger tasarımlarını hatırlatan, kapkara, sağından solundan pislik ve fenalık akan devasa birer ur gibiler. insan evren ölçeğinde kendi önemsizliğini hiç mi düşünmez kardeşim? örneğin çiçek hastalığının dünyadan silinmesini sağlamış kadın analarımızın (anadolu insanının tıbba yaptığı en büyük katkıyı evet, kadın analarımız yapmıştır, tıp tarihine bakınız) yanında ehemmiyetiniz ne olabilir? bazı başarılar (!) var ki, kazanmak için harcanan emeğe değmez. hayır yani, sondan eklemeli menşınlarına cevap alma garantisi için bu kadar kasmak niye? bir liyakat ölçüsü olarak takipçi sayısından daha anlamsız bir şey olabilir mi? hay, fenomen dergisinden çıkmış kristali hala saklayan orta yaşlı kimseler kovalasın sizi. o dergi var ya, şahane bir şeydi. onda dokuzu uydurmaydı, ama olsun.
  • ürün tanıtan versiyonlarına vergi geliyormuş.

    umarım vergilendirme olayı sonrasında azalarak biterler.
  • bu fenomenlerin ne iş yaptıklarını düşünüyorum ara sıra. yani mesela hangi sıfatla üniversitelere konuşmaya yapmaya falan gidiyorlar? fenomen bir sıfat mıdır, geçerliliği var mıdır? yaptıkları şey ele gelen, dişe dokunan bir şey midir? bana kalırsa sadettin teksoy'un canavar uzmanı olmasıyla aynı inandırıcılık ve komiklikte.

    milletin ne yazıp çizdiğiyle, kimin neye güldüğüyle pek de uğraşmaya gerek yok ama abi neden bu üniversiteler "bugün sosyal medya fenomenleriyle birlikteyiz" diye konferanslar falan düzenliyorlar yav? niye bir kamyon "fenomeni" toplayıp getiriyorlar sürekli?

    bu insanlar bu kişilere ne katacak? ne anlatıyorlar abi, kafayı yicem lan. tamamen hızlı tüketim kültürünün meyvesi olan bu kişilikler bize ne verecek? ibret mi alacağız, napacağız? bugün 2 milyon takipçisi olduğuna bakmayın, yarın sıfıra inecek. o kadar da keskin bir düşüş olacak yani, azalarak bitme de olmayacak. bir gün gelecek ve tüketiciler bunları şlak diye tükürüverecekler. hani duvara sümük atarsın da kayar ya, öyle kayıp gidecekler.

    ya ne yazıyorsanız yazın, ne tespit sıçıyorsanız sıçın. takipçileri de bunları gazlayacaksa gazlasın, favlayacaksa favlasın. yani gidin ve yalaşın, gidin ve emişin, bana ne. (nihatgençmode) ama ne işiniz var amk üniversitelerinde? bunları çağıranlar da ayrı mal, açık ve net. fenomen bir meslek erbabı mıdır? bir usta mıdır, bir yetenek midir, sanatçı mıdır? anlatacak bir hikayesi mi vardır, bir başarı öyküsü mü vardır? ne bok yemeye getiriyorsunuz oğlum bunları? hayır, geyik de değil yani. gelip orda ciddi ciddi konuşuyorlar lan.

    ellerini böyle yapıp konuşuyorlar bak: foto

    herif bir şeyler anlatıyor. ne anlattığını ne bilen var ne anlayan ama konuşuyor. kelimenin tam anlamıyla boş yapıyor. işin "zorluklarından" "engebeli yollardan" falan bahsediyor... ve millet de bunu alkışlıyor, kimse de aga bu nedir demiyor. müthiş.

    yapacağınız işi sikiyim.