şükela:  tümü | bugün
  • sosyal medyada zaman geçirirken, insana zarar getiren etkilerdir.

    örn: senin sevdiğin bir şeyi, başkası sevmediği zaman o başkasına küfür etmek internetin olumsuz etkilerindendir.
  • herkesin akıllı telefonlarına bağımlı yaşamasıdır..

    tamam doksanların sonlarında ve ikibinlerde doğanlar şu an gençler ve hiçbir zaman sokakta oynamanın ve arkadaşlığın keyfini tatmadılar..

    ama bu teknolojitle 35'inden sonra tanışan adama ne demeli?

    a -arrağım daha 10 sene evvel oturup 4-5 arkadaş geyik yapıyodunuz, monopoly oynuyodunuz ne oldu şimdi? başın önünde.

    aynı arkadaşlar bugün oturduklarında tek kelime konuşmuyorlar. zira hepsinin elinde telefonu var ve başları önünde..
  • kaybolmuş insanlara, başka yerde kaybolacağına gel burada kaybol ki sırtından para kazanabileyim çağrısı yapması, önemli bir olumsuzluktur kanımca.
  • kanser.

    telefon sinyallerinin kansere yol açtığı ıspatlandığında görülecektir ki sürekli elinde telefonuyla facebook, twitter, thumblr dolaşmış insanlar, telefonu sadece iletişim için insani miktarda kullananlara göre %5000 daha fazla kanser riski taşımaktadır.

    henüz kanıtlanmadı tabi ki, torunlarımızda falan görülecek bu.
  • çağımızın vebası. net.

    bir vaka çalışmasıyla bu olumsuz etkilerin üzerinden kısaca geçelim:

    dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu; sürekli gündem değiştirme arzusu,

    depresyon (çökkünlük): yalan imparatorluğuyla birlikte ekonominin çökmesi,

    obsesif-kompulsif bozukluk: takıntılı bir biçimde elleri dalağa koyma hareketini tekrarlamak,

    narsistik kişilik bozukluğu: emir vererek dağa taşa "allah razı olsun böyle bir başbakanımız var" pankartları astırma hevesi, şehirleri kendi fotoğrafının altında "sağlam irade" yazan billboard'larla donatma merakı,

    hipokondriazis: kolon kanseri değil sadece iyi huylu polip,

    şizoaffektif ve şizotipal bozukluklar: dış mihraklar, dış mihraklar, dış mihraklar, dış mihraklar...

    vücut dismorfik bozukluğu: fotoşapla yok edilen gözaltı torbaları,

    röntgencilik: telekulaklar, siyasi rakiplerin kamera kayıtları,

    bağımlılık: prompter'sız yaşayamamak.

    .

    qed

    .
  • arkadaş çevresinde hissedilebilecek etkilerdir.
    gerek erkek erkeğe gerekse kız kıza veya karışık buluşmalarda, naber napıyosun gibi girişlerden sonra aradan birileri telefonu eline alır ve bi müddet sosyal ağlara akar. seni orda öle bırakır. eee sende boş durmassın tabi. iyi kötü herkeste bi akıllı telefon var. sonra büyük ihtiamal sosyal ağlardan elde edilen bi konunun resmin videonun neyse işte o tarz bi haberin bi müddet muhabbetin konusu olması gerçekleştirilir. o resmi görmeyen veya videoyu izlemeyene telefondan gösterilir linki neyim atılır. muhabbet o şekilde ilerler. haa modern dünyadaki gençlerin oturup kültürel sanatsal gibi konularda bişeyler konuşması da olasıdır gerçi hakkını yememek lazım. ama bu tarz konuşmalarda genelde sinema üzerine olur. ben daha indirmedim o filmi sende varsa versene gibi takas işlerine de girilir.

    yani oturup seri akan zevk veren gerek güldüren gerekse düşündürüp üzen konuların bıralın uzun orta süreli bi şekilde konuşulması mümkün değildir. çünkü genç sıkılır ve bunu sosyal ağda atmayı yeğler.
  • antisosyal kişilik bozukluğunu tetiklemesi.
  • insanda "keşke" hastalığı oluşturuyor.

    "keşke, ben de şu bölümü okusaydım, şunu şunu ben de yapardım hatta erasmusa da gider üç beş ülke görür, şimdiye evlenir, şurada yaşar, şuraya da çocuklarımın fotoğraflarını yüklerdim. kediyi de aramıza aldık mı tamamdır..."
    bu tarz bi silsile içinde içinde bulursun fotoğraflara, iletilere bakarken. sonra sinirlenirsin, stres olursun durduk yere, ama aslında kendinin de bir şeyler başarmış olduğunu göz ardı edersin. vs. vs.

    öneri: takılmayın bu kadar, insanın kendisi daha önemlidir. (bkz: keep calm and carry on)
  • (bkz: bağımlılık)
    (bkz: addict)
  • herkesin götünü kaldırmasıdır affedersin. sosyal medyayı kullanan herkes kendini bir köşe yazarı, bir gazeteci, efendime söyleyeyim bir eleştirmen gibi görmeye başlıyor. gerçi bu, dozu iyi ayarlandıkça olumsuz bir şey değil. yine de insanların biraz haddini bilmesi lazım, zira "daima en haklı benim" şuursuzluğu, insanların karşısındakilerinin fikirlerini önemsememesine ve onlara saygısızlık etmesine yol açıyor ne yazık ki.