şükela:  tümü | bugün
  • 1990larda sosyolog j. coleman tarafindan ortaya atilan, daha sonra d. putnam tarafindan populerlestirilen kavram. sosyal yapinin ozelliklerinin ve toplumda bireyler arasindaki iliskilerin ekonomik performansi arttirdigini ortaya atar bu kavram (literaturde social capital olarak gecer). putnam italyadaki emilia-romagna bolgesindeki sosyal normlarin, aktorler arasindaki guven iliskilerinin ve dayanisma orgutlenmesinin bolgenin zenginlesmesine katkisini olcerek onemli bir kuramsal katki saglamistir. son yillarda ozellikle sirketlerin ekonomik performanslari ile bulunduklari mekandaki sosyal oruntu arasindaki iliskiyi modellemesi acisindan ekonomik cografyacilar tarafindan sik kullanilan bir kavram haline gelmistir.
  • kolunuzdaki saatiniz , üzerinizdeki kıyafet , yakışıklı/güzel olmanız , altınızdaki arabanız, kolunuzdaki iniz/sevgiliniz , bitirdiğiniz okul , maaşınız , yaşadığınız semt/ev, çalıştığınız iş yeri , mesleğiniz , kariyeriniz , insan ilişkileriniz , kişiliğiniz günümüzde hepsi birer sosyal sermayedir.
  • bu da sosyal bilimlerin yeni modasi. bir insanin elinde bulundurabilecegi 3 sermayeden 1 i. her bireyde iyi kotu var olan tek sermaye cesidi. okul, kariyer, meslek falan aslinda ikinci tur sermayaye (bkz: human capital) daha uygun olur sanki. bir de para, gelir, zenginlik falan ile ilgili olan ucuncu bir tur sermaye vermis ki ben daha kendisi ile tanisamadim.
  • sıklıkla bonding social capital ve bridging social capital olarak ikiye ayrılır.
  • john field tarafindan hazırlanan, istanbul bilgi üniversitesi yayinlarinca türkçeye kazandırılmış çalışma

    (bkz: social capital)
  • ilk kez judson hanifan tarafından 1916'da kullanılmıs olan bir kavramdır. jane jacobs, "death and life of great american cities" adlı eserinde, sosyal kapital kavramını modern şehirlerdeki komşuluk bağlarının kolektif değerini vurgulamak üzere kullanmıştır. loury'nin* 1977'deki ve bourdieu’nun* 1986'daki tanımlamaları da aslında ilkler arasında sayılmaktadır, ancak toplumsal sermaye olarak da dilimize cevrilen kavramın popülerlik kazanması sosyolog coleman'ın* 1990 yılındaki ve ardından bir siyaset bilimci olan putnam’ın* tanımları ile gerçekleşmiştir.
  • 1990'larda sosyolog j. coleman tarafindan ortaya atılan bir kavram olmamakla beraber robert putnam'ın yazdığı kitapta da geçtiği üzere 1910'larda l. j. hanifan tarafından öne sürülmüştür.

    kısaca örneklemek gerekirse, sosyal çevre edinmenin belirli bir korunma ve yarar sağlayacağına işaret eder.
  • burdieu nun ekonomik sermaye sembolik sermaye, kültürel sermaye , sosyal sermaye olarak tanımladığı sermaye türlerinden belki de ekonomik sermayeden sonra gelen en önemli sermaye türüdür. zira günümüzde bun fazlasıyla ihtiyaç vardır. kişinin patronajıdır, daha anlaşılır açıklamak gerekirse bir nevi torpil mekanizmasıdır. ne kadar çok etkili kişiler tanıyorsanız , ne kadar etkili tanıdıklarınız varsa örneğin milletvekili, bakan , yüksek bürokrat, o zaman başta iş bulmanız ve iş takiplerinize daha kolay ulaşabilirsiniz.
    sosyal sermaye sonradan kazanmak çok zordur, sosyal sermaye daha çok içine doğduğunuz ailenizin o güne dek oluşturduğu sosyal çevredir. elbette bireyinde büyüyüp kendi sosyal çevresini yatarması yani sosyal sermayesini arttırması zor olsa da mümkündür.