şükela:  tümü | bugün
  • utopik olan (bkz: komunizm)dir. sosyalizm gayet guzel bir cok ulkede gerceklesmistir, yikilmistir o ayri.
  • (bkz: davulun sesi uzaktan hos gelir)(bkz: bekara kari bosamak kolay) nedense her turlu ozgurlugun devlet tarafindan kisitlanip halki kole olmaya zorlayan bu sistemin savunuculari hep ozgurluk ozgurluk diye cigirip dururlar.
  • sosyalizm eshitlik baabinda bir cok ceshidi vardir (bkz: nasyonal sosyalist) gibi
  • marx'a göre kapitalizmin kaçinilmaz sonucu, komunizme giden yolun ilk adimi.
  • dünyanın ne kadar kirlendiği düşünülünce;
    çöplükte açan çiçek.
  • kanimca komünizm ya da anarsi ile es anlamlidir. tarihte ilk sosyalist ütopyanin thomas more´la dogdugu sonra bunu 19. yy´da fourier, owen gibi ütopistlerin zamane özelliklerine uygun bir bicimde dönüstürdükleri görülür. esasen insanlarin kardesligi ve özgürlügüne dayali bir toplum bicimidir. sonradan bazi 'marxistlerce' bir bilimsel sosyalizm teorisi gelistirilmis ve buna göre bütün insani özgürlükler ve degerler belirsiz bir ekonomik determinizme tabi kilinmistir. oysa ki ne marx´in ne de daha öncekilerin böyle bir iddiasi yoktur. sosyalizmin asil temeli insan haklari ve fikir özgürlügüdür. üretim araclarinin toplumsallasmasi bile bu temel üzerinde gerceklesecek bir isyan ve devrim sonucu mümkündür. bu olgu kisisel iktidar cikarlarinca esgecildigi icin, simdiye kadarki denemeler genelde o ülkelerin geleneksel patrimonyal-otoriter yapilanmalarina dayanan militer yönetimlerdi. tek olumlu yani üretim araclarinin devletlestirilmesiydi. ama insan haklarina ve özgürlügüne önem verilmedigi icin toplumun gelismesi kapitalist rakiplerinden bile daha düsük bir seviyede seyretti ve sonunda da yikildi. kanimca reel sosyalist devletler batidaki liberal modelden daha kapitalist bir görünüm arzetmislerdir. zira asil sömürü askeri bir yönetimle mümkündür.
  • nazım hikmet'in* anlatımıyla:
    ...
    sosyalizm,
    yani şu demek ki, dayı kızı,
    sosyalizm,
    senin anlayacağın yani,
    el kapısının yokluğu değil de
    imkansızlığı.
    ekmeğimizde tuz,
    kitabımızda söz,
    ocağımızda ateş oluşu hürriyetin,
    yahut, başkası yel de,
    sen yaprakmışsın gibi titrememek,
    bunun tersi yahut...
    sosyalizm,
    devirmek dağları elbirliğiyle,
    ama elimizin öz biçimi,
    öz sıcaklığını yitirmeden.
    yahut, mesela,
    sevgilimizin bizden ne şan, ne para,
    vefadan başka bişey beklemeyişi...
    sosyalizm,
    yani yurttaş ödevi sayılması bahtiyarlığın,
    yahut, mesela,
    -bu seni ilgilendirmez henüz-
    esefsiz,
    güvenle,
    emniyetle,
    gölgeli bir bahçeye girer gibi
    girebilmek usulcacık ihtiyarlığa,
    ve hepsinden önemlisi,
    çocukların ama bütün çocukların,
    kırmızı elmalar gibi gülüşü...
    ...
  • ekmek ve özgürlük,eğer insanlar bu iki ihtiyaçtan birini seçmek durumunda kalırsa neyi seçerler...maddi temeli olmayan özgürlük sadece laftır...seyahat özgürlüğünüz var parasızlıktan seyahat edemiyorsunuz,yorum yapma özgürlüğünüz var ,yayacak medya bulamıyorsunuz...kullanamadığınız özgürlük sizin değildir.o halde bir sentez bulmak zorundasınız bu sentez sosyalizmdir.sosyalist ekonomide rant yoktur.rantı yokedemeyen toplumlar sosyalizmi hak edemezler
  • "...degerleri degersizlestiren, bireye meydan okuyan, halkin diger afyonu olarak 'adalet' sozcugunun durmadan yinelendigi bir sahte kulturle serseme donmus, sagduyudan yoksun kalmis, peltelesmis bir yigin yararina bireyi ortadan kaldirmayi amaclayan, intikamci; ozunde kucumsenmis bir insan, bir suru hayvani, ufacik ecis bucus bir cuce, gercek bir pigme... dogurmak olan bir davranis bicimidir." -- friedrich nietzsche