şükela:  tümü | bugün
  • zengin kocasını bulmuş veya bulmak üzere olan, bu sırada da sosyeteye girmek üzere hazırlığını yapan, argo konuşmayan, otobüse binmeyen, halkla muhatap olmayan, ucuz fiyatlı mağazalardan alışveriş etmeyen, halkın rahatlıkla girip yiyebildiği fiyatlara sahip restoranların kafelerin kapısının önünden bile geçmeyen, dışarıda konuşmak zorunda olduğu insanlarla, şoförü ile konuşuyormuş gibi kısa ve net cümlelerle iletişim kuran, mümkünse gerçek sarışın, değilse saçları sarıya boyalı, dudakları ördek dudağı gibi şişirilmiş, teni yazın güneş yanığı, kışın solaryum yanığı, dirseğinden kıvrık kolunda mutlaka bavul çantası olan ve range rover'ından süper lüks alışveriş merkezine veya otel kapısına yürürken hızlı adımlarla acele edip klimadan geçmemiş çıplak şehir havasını olabildiğince az teneffüs etmeye özen gösteren bir ablamızdır.

    kendisiyle bugün burada alay ediyor gibi görünsek de, henüz 20'li yaşların çok başında olan bu küçük götlü, uzun bacaklı, daracık kukişkolu, diri ablamız kısa sürede çok zengin ve köklü bir ailenin oğlu ile evlenerek, bize maaş veren, iş veren farbrikada, işletmede hisseleri olan büyük hissedarın karısı, gelini olarak, önünde el pençe divan duracağımız bir hanımefendiye evrilecektir. hatta kayınbabişkosu, işi öğrensin diye gelinini senin benim şirketin başına müdür olarak da atayabilir o zaman maaşımıza zam yapsın diye bu ablanın gözünün içine içine, yalvarır gibi bakarız. peşinde köpek oluruz. git der gideriz, gel der geliriz, tut der havlarız, zıplarız.

    gelip buraları da okursa muhtemelen yazdıklarımızı götümüze sokar. ama içiniz rahat olsun, o götümüze sokmazsa, hayatın başka bir yerinde, başka bir detay mutlaka götümüze girecektir. çünkü bizim kaderimizde götümüze sürekli bir şeyler sokulması yazılmış, evlenip huzur ve aşk bulacağımızı umduğumuz kadın bile evliliği bizim götümüze sokuyorsa, artık gerisi takdiri ilahi.

    teşekkürler.