şükela:  tümü | bugün
  • bu konu uzerine aronson'un the social animal adli kitabini okumaniz tavsiye edilir.

    sosyobiyoloji kurami, iliskilerin nedenleri ve nasillari uzerine kurulmus teorilerin bir parcasidir.

    sosyobiyoloji der ki, butun insanlar, genlerinin bir sonraki kusaga aktarilmasini isterler can-i gonulden, ve hep bunun icin calisirlar.

    differential parental investment diye bir olay vardir hatta. iste bu kuram cok ilginctir, ayri incelenmesi lazimdir.

    ancak sosyobiyoloji, homoseksuellik gibi birtakim durumlari aciklamada acizdir.
  • kisaca kalitimsal ve evrimsel tabanda toplumsal davranislari inceleyen bilim dali.
  • kadın erkek davranıslarını da biyolojiye dayanarak yorumlayan bilim dalı. yapılan arastırma sonucu evli erkeklerin, evli olan kadınlardan daha cok aldatma egiliminde oldukları gorulmus. sosyobiyologlar bu sonucu erkek ve kadınların ureme sistemlerine gore acıklamıslardır.

    soyle ki, erkeklerin bosalma sonucu ortaya cıkardıgı sperm sayısı oyle coktur ki, kuzey amerika'da yasayan her kadını dolleyebilirler. bu nedenle daha cok cinsel istek duyarlar ve cinsel iliskiye daha basit bakarlar.

    ancak kadınların yumurtaları sadece bir kez dollenebilir, bu yuzden de daha az ancak daha yogun cinsel istek hissederler (duygusallık, romantizm, guven ararlar).

    ayrıca erkekler masturbasyon sonucu spermlerini acıga cıkartırken, kadınlarda yumurtlama suresi genellikle 28 gun civari bir periyottur. kadın ve erkeklerin iliskilerine bakıs acısı, bu sure farkından dolayı da degisiktir.

    (bkz: diyenlerin yalancısıyım)
    (bkz: olabilir)
  • erkeklerin ölene kadar üretebildikleri sınırsız sayıda spermleri olduğundan eş seçiminde kadının "doğurgan" olmasını öncelik olarak görürler. doğurganlığı simgeleyen fiziksel ipuçları kadınları çekici yapan ipuçlarıdır, misal (bkz: bel kalca oranı). dolayısıyla erkekler daha genç ve çekici kadınları tercih ederlerken bir yandan da kadının doğurduğu çocuğun babası olduklarına emin olmak istediklerinden, boynuzlanma ihtimalinin düşük olduğu yani sadık kalacağını tahmin ettikleri kadınlarla eşleşirler.

    kadınlarsa ergenlikte başlayıp menopozda sona eren doğurgan dönemlerinde harcadıkları sınırlı sayıda yumurtalarını boşa harcamak istemezler. hem sağlıklı, güçlü yani türünü sürdürebilecek bir çocuk doğurup hem de o çocukla kendisini koruyacak bir eş isterler. dolayısıyla arayışları modern zamanda erkeğin güçlü, sağlıklı ve zengin olmasıdır, ölene kadar sperm üretebildiklerinden ilk üç şart varsa "yaş" önemli değildir (yakışıklılıktan da hiç bahsetmedim dikkat ederseniz).

    kısacası sosyobiyoloji darwin'in evrim teorisini temel almıştır ve insanlarda türün sürdürülmesini anlatmaktadır. erkeklerin aldatma eğilimini, kadınlarınsa buna pek gerek duymamalarını açıklayabilir. erkek buna her zaman eğilimliyken kadın teoriye göre ancak çocuğunun babasının "yetersiz" olduğu durumlarda aldatır, çocuğunun ve kendisinin güvenliği önceliklidir.
  • antropolojik kriminoloji kadar masumdur. sosyal antropolojinin kötü bir über-pozitivist kopyasıdır.
  • steven pinker, "the blank slate:the modern denial of human nature" baslikli kitabinda daha cok bu disiplinin argumanlarini savunmaya odaklanmistir.

    http://pinker.wjh.harvard.edu/books/tbs/
  • bugünlerde evrimsel psikoloji olarak da bilinen ve ilk ortaya atıldığı dönemde fırtınalar koparmış, solcuların nefret ettikleri ve insan davranışı, zihni, ahlakı, toplumsal yapısı ve doğasını evrimsel biyolojinin adaptasyoncu okuluna göre açıklamayı dert edinmiş bir akademik araştırma programıdır.
  • evrimsel psikolojiye çok benzese ve ortak yönü olsa da, iki ayrı isimde araştırma dallarının olmasının arasında şöyle bir fark olabilir: evrimsel psikoloji daha çok kişiler arasındaki etkileşimin evrimsel açıklamasını ele alırken sosyobiyoloji toplumsal olarak yaklaşır. evet, evrim deyince bir bireyden bahsetmek mümkün değil, demek istediğim o değil. örneğin seri katilleri ele alalım, seri katiller ne şartlarda ne içgüdülerde doğar diye baktığımızda evrimsel psikoloji (atıyorum tamamen) kendisini bu duruma iten içsel oluşumları ele alır. sosyobiyoloji ise daha istatiksel ve genel açıdan bakar. örneğin, "seri katiller ezici çoğunlukla erkektir, alpha male olamayan erkekler x'i kanıtlamak için..." diye gider.

    örnek verdiğim konu tonlarca araştırma programıyla incelenebilir: krimonoloji, psikoloji, adli psikoloji, sosyoloji. hiçbir sosyal bilim diğerlerinden bağımsız düşünülemez. yine de sosyobiyoloji, evrimsel antropoloji ve evrimsel psikolojinin birbirlerine diğer konularda çok daha yakın durduğunu, belki bir gün tek bir çatı altında toplansalar daha iyi olacağını düşünürüm.
hesabın var mı? giriş yap