• sağlık bakanlığının kadrolarına atanamayan insan evlatları. doğru insan oturduğu yerden sosyolog olmaz. yalan değil, ama ayaklanıp sosyolog olmasına fırsat verilmeyince ne yapacak? gitsin bi köşede otursun bari, tıbbi mümessil filan olsun.

    hep üniversiteye girip hiçbi sikime yaramayacak bir bölüm okumak istemiştim. bir atama daha hayaldi, gerçek oldu. kılavuzlarınızda bizlere bir kere daha yer vermeyerek bizim yerimizi hatırlattığınız için ne ka teşekkür etsek az. o değil aöf'de sosyal hizmetlerle alakalı bir önlisans olacaktı gideyim de onu okuyayım bari, sonra sosyoloji diplomamı yırtıp, sosyoloji bölümünü bitirmiş insanlara siz sosyal çalışmadan ne anlarsınız ayağı çekerim. hep ezildik biraz da ezelim, evet, buram buram mantıklı hareketler attırıyorsunuz bana.
  • haklarında çok şey merak ettiğim insanlar. eheh mesela kendileri için genel idare sınıfından teknik hizmet sınıfına geçecek deniyordu. bir gelişme var mı teknik hizmet sınıfına geçtiler mi? eğer geçtilerse teknik hizmet sınıfında aile ve sosyal politikalar bakanliğinda ya da sağlık bakanlığında çalışınca maaşları nasıl oldu ? bilen varsa cevaplarsa sevinirim.
  • a.s.a.p ın ve tarım köy işleri bakanlığının verdiği kadro sözleri tutulursa daha cazip bir bölüm olacaktır. yıllar boyunca bir çok insan tarafından tanımlanamayışı devletle at başı gidiyordu. ne okuyorsun diye soranlara sosyoloji cevabını verdiğimde, "avukat mı olacaksın, öğretmen mi olacaksın" yollu müthiş geri bildirimler alıyordum ama kolayını bulduydum öğretmen olacağım diyerek işin içinden sıyrılıyordum.

    bilimsel olarak incelenmesi için "olması gerekeni değil", "olanı" incelemek gerekir mottosuna sahiptir pek çok sosyolog. ancak burada fazlasıyla bir yutturmaca, düzenin meşrulaştırması var. sen derslerinde marx' tan bahsediyorsun kapitalizm-sosyalizm ilişkisinden dem vuruyorsun ve diyorsun ki yorum katmamak lazım. kapitalizmin milyonlarca insanın emeği üzerinde tepelenmesine bir şey demeden, korkup memleketteki tek sorun hakkında konuşmadan kimse kendisine sosyoloğum demesin. memlekette kürt sorunu gibi yakıcı bir mevzu var ve sosyoloji bölümlerinin çoğu sus-pus neden o efsunlaşmış "bilimsel" kelimesinin arkasına saklanıyorlar çünkü. velhasılı kelam sosyolojiyi en temel mevzularından koparıp bilim-yöntem dedikleri o soğuk alana hapsetmeleri sosyolojiye yapılabilecek en önemli haksızlıktır..
  • türkiye'de bir ilk olarak 370 sosyolog kadrolu adalet bakanlığı ilanı: http://ilan.memurlar.net/ilan/19859
  • başbakanın okumuş adamlarla kavga zincirinin son halkası.

    sıçtınız olm şimdi. sosyolojinin de uzmanı çıktı ya başbakan.
  • halk arasinda sosyolooooğ olarak bilinir. psikologdan bambaska birseydir. psikologun sosyoloooğ olma derdi yokken, bazi sosyoloğlarin lisans sonunda psikolog gibi calismaya calistiklari gozlenmektedir.
  • istihdam olarak kamuda sıkıntılar yaşayan meslek grubu. kendilerine verilen çoğu söz tutulmadığı gibi bunda sosyologların umursamaz tavrı da önemlidir. ancak yeniden sosyoloji derneğinin çabalarıyla bir röportaj kopartılmış, bu hat üzerinden yürünürse kazanımlar elde edilebilinir.

    http://www.radikal.com.tr/…ula_bir_sosyolog-1143975
  • 2 sosyoloğun olduğu yerden 3 düşünce çıkarmış*
  • kamuda ve özel sektörde büyük bir istihdam problemi ile boğuşan meslek. şu an için bir çok bakanlık, kalkınma ajansları, genel müdürlükler sosyolog alımı yapıyor, ancak bunlar oldukça düşük sayıda ve sistematik değil. kim kadro bulursa 3-4 kişi alıyor, hiç alınmasından elbette iyidir ancak bu şekil günü kurtarmak için yapılan alımlar bir soruna çare olmaz. onun için doğru düzgün bir program oluşturulmalı ve o programa uygun hareket edilmelidir.
  • turkiye icin konusursak butun gun oturdugu yerden marx foucoult goygoyu yapan kimse.