şükela:  tümü | bugün
  • giriş'inin (sosyoloji, ama ne için?) sonlarına doğru;

    sosyolojinin, güçsüzlüğün gücü olduğu söylenir. ne var ki bu her zaman doğru değildir. sosyolojik anlayışı benimsemiş bir kişinin, hayatın "acı gerçekleri"nin karşısına çıkardığı engelleri kaldırabileceğinin ve aşabileceğinin garantisi yoktur;

    anlayışın gücü uysal ve teslimiyetçi sağduyu ile ittifak yapmış baskı güçleri ile boy ölçüşemez.

    ne var ki bu anlayış yoksa, kişinin hayatını başarıyla yönlendirme ve ortak hayat koşullarını kolektif biçimde yönetme şansı çok zayıflayacaktır.

    diyerek, uzunluğunu artık kestiremediğim bir süredir içinde bulunduğum sürekli-kaygı/belirsizlik durumunun kökenlerini özetleyiveren ve bu durumda ilerlemekten başka bir akil yolun olmadığını yalın biçimde ortaya koyan kitap.
  • üç aydır elimde olan ve bitmeyen kitap.
  • kitap bitmez. illa ki biter ama bitmez. çünkü çevirisi kötüdür. daha güzel çevrilse çok yararlı bir kaynak bence.
  • iki günde bitirmek zorunda olduğum sosyoloji kitabı. başlarda biraz felsefik yaklaşır gibidir, beyin akıtır. ölüyorum sözlük.
  • keşke lisansa başlamadan önce okusaymışım dedirten kitap.
  • kitabın özgün adı thinking sociologically'dir. ayrıntı yayınları tarafından basımı gerçekletirilen kitabı abdullah yılmaz türkçeleştirmiştir.
  • hayatım boyunca okuduğum yabancı kitaplar arasında açık ara çevirisi en berbat olanı. abdullah yılmaz'ın bırakın kitabı çevirmeden önce okumasını, kitabın içinde yer alan herhangi bir cümleyi bile okuyup anladığından şüpheliyim. sanırım tüm kitabı google translate'e yapıştırıp devrik cümleleri düzelterek çevirmiş. elime ilk geçtiğinde 1 gün sonra bitmiş olur dediğim kitap 4 aydır duruyor, okuduğum sayfa sayısı 70, çıkarabildiğim tek mesajsa dış grupların varlığı sayesinde içinde bulunduğumuz grubun değerini anlamamız, "biz" diyebilmemiz vs. bir de iç gruplarla dış gruplar arasında kalanlar varmış. onlara da "yabancı" denirmiş, ama bu yabancıların bazı özelliklerini biliyor olmalıymışız, yoksa yabancı olmazlarmış. gerçekten abdullah yılmaz'a sormak lazım bu çeviri neyin kafası. çok merak ediyorum yabancı olarak çevirdiğin kavramın ingilizce kitaptaki karşılığı neydi acaba?
  • defalarca denememe rağmen bitiremediğim, çevirisi berbat bir bauman kitabı.
  • yazarı kaliteli, çevirisi kalitesiz olan bir kitaptır.
  • "denir ki, sosyolojinin yapabileceği en iyi hizmet, görünüşteki benzer şeyleri beklenmedik açılardan göstererek ve böylece tüm bildik şeyleri ve özgüvenleri zayıflatarak ağır aksak ilerleyen hayal gücünü kışkırtmaktır."

    “görülüyor ki, düşlerimiz ve özlemlerimiz, aynı anda doyurulmaları neredeyse hiç mümkün olmayan, ne var ki ayrı ayrı peşlerine düşüldüğünde de aynı şekilde tatmini güç olan iki ihtiyaç arasında parçalanmıştır. bunlar aidiyet ve bireysellik ihtiyaçlarıdır. birinci ihtiyaç bizi ötekilerle güçlü ve güvenli bağlar kurmaya sevk eder. ne zaman birliktelikten ya da cemaatten dem vursak bu ihtiyacı dile getiririz. ikinci ihtiyaç bizi, içinde baskılardan bağışık ve taleplerden özgür olduğumuz, yapmaya değer gördüğümüz şeyi yaptığımız, "kendimiz olduğumuz" bir duruma, özel hayata yöneltir. iki ihtiyaç da dayatıcı ve güçlüdür; ikisinin de baskısı arttıkça verili ihtiyacın tatmini azalır. öte yandan, bir/ tatmine ne kadar yaklaşırsa,aynı oranda ötekinin ihmal edilmesinin acısını duyarız. özel hayat olmaksızın cemaatin aidiyetten çok baskıya benzediğini, cemaat olmaksızın da özel hayatın "kendi olmak" yerine yalnızlığa benzediğini fark ederiz.”

    sosyoloji ile ilgili bir temeliniz yoksa ve bu alanda yazılmış bir giriş kitabı arıyorsanız kesinlikle önerebileceğim bir eser. sizi akademik bir dil ile sıkmadan gayet sade ve anlaşılır bir şekilde bazı önemli meseleleri mercek altına alıyor. sosyolojinin belli başlı konuları üzerine ufuk açıcı tespitlerde bulunarak adeta sizi bu alanda okumaya, araştırmaya teşvik ediyor. kitabın sonunda yazarın sosyoloji ile ilgili başka kitap önerileri de mevcut. kitabı bitirdikten sonra zygmunt bauman'ın diğer eserlerine de göz atmam gerektiği fark ettim. kesinlikle önemli bir düşünür.