şükela:  tümü | bugün
  • newyork long islandda kucuk mu kucuk sevimli mi sevimli ama bok gibi zengin bir kasaba.
    ayrica ingilterenin guneyinde de ayni isimde bir sehir vardir.
  • southampton enstitusu, southampton universıtesi gibi okullari olan denizcilik alanında oldukca unlu ( gerek egitim, gerekse uygulama), ogrenci nufusunun oldukça yogun oldugu ingiliz sehri. enstitude okuyan ögrenciler genellikle polygon ve st marys deki kiralık evlerde kalırlar.
  • ingilterenin başarılı üniversitelerinden birinin adıdır aynı zamanda...(bkz: university of southampton)
  • kola nin pek bi yakişikli * bas gitaristinin ikamet ettiği şehir. çağirip duruyo , nasil gidicez orasi pek mechul tabi.
  • sansal büyüka telaffuzu ile sauthınhemptın.
  • nufusunu universite ogrencileri ve yaslıların olusturdugu bit kadar kasaba. bir mekan hem bu kadar guzel (doga, deniz vs) hem de bu kadar sıkıcı olabilir. en azından londra'ya yakındır. ilk bakısta gorulebilecegi uzere tipik bir ingiliz sehridir. bu nedenle tipik ingiliz olan her sey gibi uyuz etme potansiyeli yuksektir. istanbul falan gibi hır gur ortamı metropollerden gelenlere baygınlık gecirtse de 22 senelik ankara hayatından sonra nispeten sirin bile bulunabilir.
  • southampton büyük şehir gibi yapan küçük bir köydür. ilk başta ohh ne güzel denize de yakınmış hemi de londra'ya yakın diye sevinebilirsiniz, ama sonradan deniz denen şeyin kimsenin yaklaşamadıiğı fazlasıyla ticari bir liman olduğunu öğrenirsiniz. ama olsun insanların güzeldir, zaten bir yeri güzel yapan insanları değil de nedir.
  • ingiltere'nin bir çok şehrine oranla sıcak olan, güneşin pek sevdiği sevimli küçük bir şehirdir southampton.yağmuru bile daha bir sakin, gökyüzünün grisi bile bir ayrı sevimlidir.
    sahip olduğu iki universiteden dolayı öğrenci şehri olarak değerlendirebiliriz, her yerde öğrenciler vardır hatta şehrin kimi sokaklarında öğrenci dışında insan yaşamadığından şüphelenmişimdir hep.
    öğrencilerin ve yerlisi olan ingilizlerin dışında çok fazla miktarda polonyalı görmek mümkündür ve kesin emin olmamakla birlikte polonya'nın avrupa birliğine girmesinden sonra nüfuslarının genel nüfusa oranı %15leri bulmuştur.bunun sebebi southampton'nın uzun denizcilik geçmişinin bulunması,önemli bir liman şehri olmasıdır ki bu çok sayıda gemicilikten anlayan işçi talebi demektir, polonyalıların karşılayabileceği...
    tüm göçmenlerin verdiği tedirginliği polonyalılar fazlaca verir yerli vatandaşlara, belirli bi saatten sonra ellerinde zincirlerle polonyalı çetelerin gezdiği rivayetleri vardır.
    bu sebeptendir ki "dünyanın her yerinde suç işlense burda işlenmez" ilk intibasına sahip bu şehirde gece dolaşmak tekin değildir.
  • londra'ya trenle bir buçuk saat uzaklıktaki,istanbul gibi bir yerden geliyorsaniz eger her anlamda'kardesim nasi bir yerki burasi' diyebileceginiz bir sehirimsi.bi kere istanbul gibi bir yerden en büyük farki hayatin durgunlugu.sabah saat 7-8 gibi hafiften başlayan hayat akşam saat 7 de falan tamamen duruyor.yoldan geçen tek tük arabalar ve otobüsler dışında ortalık ayyaşlara kalıyor.zaten saat 11 den sonra ayyaşlarda bir köşelerine çekiliyorlar onlarıda görmek mümkün olmuyor.perşembe günleri late night shopping var.tabii late night shopping denildiyse heyecanlanmamali saat 8 dedin mi o da bitiyo zaten.hayatın bu derece durgun olması dışında yeşillikten parklardan gözünüzün dönecegi bi yer,şehir merkezinde çok geniş alanı kaplayan parklar var.isteyen cricket ini oynuo isteyen futbolunu...hoş bir yer ki istanbul'da pek görmeye alışkın olmadığımız manzaralar(florya taraflarında var gerçi bu kadar buyuk yeşil alanlar)ayrıca büyük bir kampüste denilebilir.gerçektende university of southampton ingilterenin ve dünyanın en önemli,kaliteli egitiim merkezlerinden biri kabul edilir.(egitimi iyi olsada kampuste verilen yemekler bir rezalet).tabii sadece üniversite değil tek eğitim yuvasi ayrica dil okullarida mevcut burada.(bkz: ef)sokakta dolaşırken pek çok ef t-shirtli insan görebilrisiniz.kisacasi tam olarak ya egitim icin gidilebilicek yada hayatının ikinci baharı için gidilebilecek bir yer yoksa uzun süre yaşanması oldukça zor ,çünkü ekstra hiç bi canlılığı yok şehrin çok monoton bir düzende hayat ilerlliyor.yeşil meşil ama hayat yok be azizim!