*

şükela:  tümü | bugün
  • garsona veya ocakba$indaki kimseye yiyecek icecek sipari$ etmek.
    "- cig kofte soyledin mi abi?"
  • söylemek istiyorum seni
    bir türlü
    diyemiyorum,
    bu odur işte
    deyu.
    (bkz: şikayet etmek)
  • en iyi yontemi olarak; soylemeden, hal hareket davranislarla gosterilebilendir.
  • ne dusundugunu dile getirmek.

    boyle tasak tartisi falan... ama kime ne faydasi olmus onu bi anlayabilseydim ben...

    yani soylemek iste alttarafi...

    mesela su istiyosun; soyle...

    bazen kendine: "kalk".. mutfaga gideceksin alttarafi, kendine bi bardak su doldur ic!

    bazen annene, kiz kardesine, ofisteki teyzeye, barmene, sokaktaki adama: "biraz kibar ol!" bi bardak su alabilir miyim

    su istiyosun iste... su istiyosun...

    bi su alabilir miyim...

    kendime bi su verebilir miyim..

    soylemek iste dile getirmek yani...

    zor eylem ya.. nasi yapacagini ve nasi yaptiginda nasil bi tepki bekleyecegini...

    soylemek.. zor eylem.

    seni seviyorum! hadi soyle!

    zor eylem.

    seni sevmiyorum iste!

    daha zor eylem.

    soylemek; zor eylem.

    anlamistik di mi.

    ona degil israrim;

    soylemek; zor eylem lan!
  • soylemek;

    dusunup dusunup dusunup, yuh yani.. o kadar yoldan gecip; bunu bi cumleye sikistirmaya calismaktansa susmak bazen.

    soylemek; haaaaaaaaaa itiraf etmek... huh yuzbin yil saklamak.. onu yapamamak mesela...

    soylemek; sarki soylemek mesela.. negzel

    soylemek; delirmemek.. ya da tamamen delirmek

    soylemek; eninde sonunda bir tanim olarak zor eylem...

    soylemek; birak.. bi birak bi kurma kafanda.. bi hayata inan onun gercek oldugunda, o zaman dunyanin en kolay ve en yalniz.. belki de en agir bedelleri... ya inanmazlarsa!

    soylemek; sadece seninle guzel oldugunda ask mesela soylemek... o zaman ne guzel soylemek.. soylemenin hep guzel oldugunu yasadigim sen, yillar sonra karsimda oturan sene hicbirsey soyleyememek...

    soylemek; yine cadinin kafasi guzel gecenin bi yarisi... bazen bazilarinda

    soylemek; ha ne? anlayamadim bazen

    soylemek; dinlenmek bazen

    yazmak gibi degil mesela soylemek... yazinca tepkiyi sonradan aliyosun, bazen hic almiyosun.. eskiden sozlukte sukela, cok kotu, oeh, mesaj at yoktu mesela... yaziyoduk.. eskiden benim kendi eskidenimde sozluk bile yoktu... blog diye bi kavram yoktu yazardim... tey tey.. neyse.. soylemek iste.. bazen neyse..

    soylemek... susmak.. soylemek susmak.. papatya fali gibi...

    soylemek.. iyidir soylemek.. iyidir.. samimiyet

    aninda soylemek samimiyet mesela...

    ozensiz soylemek, dusunmeden soyleyebilmek, e bildigini farketmeden soylemek... o da bi ask.. ve hep var. insani yazmaktan alikoyar... yaratmaktan, uretmekten alikoyar ozaman... zarar kar hesabi yapilmaz.. soylemek vardir...

    soylemek.. zor ama gercekten varsa da hayat o kadar hayattir ki!

    soyledigin zaman varsin

    zor eylem bile degil bazen.
  • soylemek; bana hic bisey veremez ve benden hic bisey alamazsiniz yapmazsam.

    soylemek!; uzerinde cok anlam yuklu bir yapim, dokum.

    soylemek... soyleceklerim var! benim de var!

    onceden birilerinin yaptigi sey! tanim: ha?.. haaa.. yapmislar.. eh tabi peki...

    kurgu¿

    degil soylemek..

    anlatmak? hayiiiiiiiiiiiir.. anlatanlarin derdi baska, soyleyenlerin derdi baska...

    soylemek; şiveli, agdali degil. sive olsa da farkedilmez birsey soylediginde belki.. bilmiyorum ki!
  • söylemek, çoğu zaman, söyleyemediklerini gizlemek olabilir. o kadar çok şey-ve genellikle boş şey- söylenmeli ki hiç kimse birşeyleri söylemeyip kendimize sakladığımızdan şüphelenmesin.