şükela:  tümü | bugün
  • en nefret ettiğim insan türü. söylediğini karşındakinin duymasını istiyorsan sesli söyle, yok eğer duymasın istiyorsan söyleme. böyle insanları gördükçe kesip doğrayasım geliyor yemin ediyorum. hele toplu taşıma araçlarında söylenenler...*
  • bu tipler ofis ortamında dahi bir çekilmez oluyorlar.sürekli öfleyip püflemeler,söylenmeler kendince.güne keyifle başlamışken tüm gününüzü berbat edebiliyor malesef.
  • uzun yıllardır aynı sirketteyim, sesimi yükselttiğim zamanlar oluyor fakat, bir gün avazim çıktığı kadar bagirirsam bu ancak, yüzüme karşı konusamayip söylenen bir insana karşı olacak ve biliyorum o bina ayağa kalkacak ve o kişi işinden olacak. bunun olmaması için sabır diliyorum sabır.
  • özellikle bunlar iş yerinde en az iş yapan ama en çok iş yapıyormuş gibi görünebilen hatta prim +terfi alabilen tiplerdir.

    helal olsun!
  • ses çıkardığı kadar gitmeyen peugeot motosikletler gibidir. enerji sömüren, kan emici aksiyon almayan insandır.
  • en kötü şeyler onların başına gelir. en mağdur onlardır. en zor şeylere rağmen her şeyin üstesinden gelirler. gelirler ama nasıl. dibini sıyırdığımız neşemizi, motivasyonumuzu emerek. aynı cümleleri kullanarak aynı şeyleri tekrar tekrar anlatarak, senin konuşmana da fırsat vermeden söylenerek. lanet olsun senin sosyal zekana söylenen insan. sen hiç dinlemeyi akıl etmezsin ki. bir tane olumlu cümle duysan ortamı sikip lise anılarını anlatmaya başlar iki saat kafa ütülersin, çünkü senin mutluluk anlayışın da insanları mutsuz etmek üzerine kuruludur. tanımadığımız "ayla"yla yürüyorduk gibi bir yerinden girerek hikayeye sen sürekli bir mağduriyet öyküsü anlatırsın. senin tüm gün söylendiğin şeylerin on katını yaşayan insanlar bahsini bile açmaz, sen sürekli ilgi bekler, göremeyince sinirlenirsin. iğrençsin iğrenç.
  • bu şekilde sürekli mızmızlanan bir biri ile bir ilişki yaşadık tam 4 yıl. önce gerçekten sürekli mağduriyeti var diye düşünüp inandım. zaman içinde iş ortaya çıktı. sürekli şikayet edip, durumu toparlamak için bir çaba göstermiyor, moral motivasyonunu sağlama işini de benden bekliyordu.

    kendini iyi hissetmesi için karşınızdaki kişiye kendinizde olandan verirsiniz. bu süreklilik kazandığında bitmeyecek bir azap gibi gelmeye başlar. bir zaman sonra sizi de tüketir, ilişki de tükenir.

    arkadaşlık, ilişki, iş ortaklığı veya evlilik olsun farketmez, hepsinde alış veriş vardır kaba tabirle. karşılık beklentisine girmeden karşılıklı win win durumu yani. empati duygusunun yoğunluğu, bu süreye büyük katkı verir.