şükela:  tümü | bugün
  • gülriz sururi kitabi.
    bir de tek kisilik oyunuydu diye hatirliyorum.
    1997'de akatlar kültür merkezi açilisini bu oyunla yapmisti
  • biriktirmiş, biriktirdiklerini dosyalamış, dosyaladıklarını kataloglamış insanların yüzünüze faaliyet raporunuzu sunmadan önceki son sözleri. iyidir gerçi raporun böylesi...
  • iki akşam önce trt türk'te yayınlanmış olan türk hiphop tarihini anlatan belgesel. belgesel boyunca çıkan rapçiler ve türk hiphop'una emek vermiş en emektar isimleri görmek çok keyifliydi. sadece jöntürk'ü görünce acaip sinirlendim. hep saçma sapan şeyler söylemiş ya bir de belgeselde. neyse.

    http://vimeo.com/25645139
  • yamulmuyorsam uğur ışılak'ın bu albümünün kaset baskısında, kaset bilgilerini yazan kağıdın sola dışa gelen, dikine yazılan kısımda baskı hatası vardı. "söyleceklerim var" yazıyordu, "-ye-" kısmını atlamışlar yani.

    bir de billboard reklamlarında "türkiye'de hiçbir albüm üç milyon satmadı" diyordu. ben o zamanki aklımla "vay anasını demek bu albüm o kadar sattı ha" diye düşünüyordum. çünkü böyle okuyunca öyle anlaşılıyor, bir de duygulardan gelen samimiyet var, kesin doğru söylüyordur falan diyorum. daha sonra bir ara bir röportajına rastgeldim. "peki sizin bu albümünüz bu kadar satılır mı? satılmazsa ne olacak?" gibi bir soruyu görünce ancak o zaman anladım. reklam için öyle demişler. uğur ışılak'ın cevabı da satmazsa satmaz, olabilir, zaman gösterecek gibi bir şeydi.

    bu da böyle bir mavi ekranımdır
  • girdilerinden anlaşıldığı üzere stk'larla içli dışlı bir sözlük yazarı

    güzel şeyler bunlar
  • yanında olmaktan bıkmayacağım,bırakmayacağım.
  • bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet

    sen say ki
    ben hiç ağlamadım
    hiç ateşe tutmadım yüreğimi
    geceleri, koynuma almadım ihaneti
    ve say ki
    bütün şiirler gözlerini
    bütün şarkılar saçlarını söylemedi
    hele nihavent
    hele buselik hiç geçmedi fikrimden
    ve hiç gitmedi
    bir topak kan gibi adın
    içimin nehirlerinden
    evet yangın
    evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
    evet kaybetmenin o zehirli buğusu
    evet nisyan
    evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
    sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
    bu sevda biraz nadan
    biraz da hıçkırık tadı
    pencere önü menekşelerinde her akşam

    dağlar sonra oynadı yerinden
    ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
    sen say ki
    yerin dibine geçti
    geçmeyesi sevdam
    ve ben seni sevdiğim zaman
    bu şehre yağmurlar yağdı
    yani ben seni sevdiğim zaman
    ayrılık kurşun kadar ağır
    gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
    yine de bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet
    beni affet
    kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
  • gülriz sururi'nin hakan vanlı ile paylaştığı ve engin cezzar'ın yönettiği iki kişilik oyunudur ve şöyle bir son bölümle biter ki o zamana kadar ki kısa türkiye özetidir.
    "mehter tarihimizin özetidir. ötesi var mı? iki adım ileri, bir adım geri. ne kadar sembolik değil mi? tanzimat, meşrutiyet iki adım ileri; 31 mart bir adım geri. kurtuluş savaşı, cumhuriyet iki adım ileri, menemen isyanı bir adım geri. 27 mayıs, kurucu meclis iki adım ileri, koalisyon bir adım geri. haydi gelin gnümüze kadar devam edelim. 61 anayasası, işçi partisinin meclise girişi iki adım ileri, 12 mart bir adım geri. karaoğlan'la sosyal demokrasinin patlaması iki adım ileri, 12 eylül bir adım geri. turgut özal'la dünyaya açılmak, özal reformları iki adım ileri, refahyol koalisyonu bir adım geri. sivil toplum hareketlei, sekiz yıllık kesintisiz eğitim iki adım ileri, susurluk olayı bir adım geri."