şükela:  tümü | bugün
  • bu yüzden matematiği iyi olup da sözel seçenlere deli gözüyle bakılır bu ülkede. istediğini değil, kendinden bekleneni yapan mutsuz insanlarla dolu ülkemiz. hoş, kendi istediği ne, onu keşfetmeye bile imkanı yok çoğunun...
    yavaş yavaş değişmekte olan bir anlayıştır ama. gelecek nesil çok daha akıllı ve mutlu olacak, göreceksiniz.
  • kesinlikle katılmadığım düşüncedir. zeki insan çalışmak istemez. gençliğinin en güzel günlerini oturup kitapların başında harcamak istemez. çünkü zeki insan hayatın kısa olduğunun bilincindedir. yaratıcılığını kullanmak ister. farklı bir şeyler yaşamak ister. ayrıca sisteminin ne kadar saçma olduğunun farkındadır. sistemi değiştiremeyeceğini bilir ama genede robot olmak istemez. ama zeki olmayan bir insan ders çalışmayı bir kurtuluş olarak görür. sen gerçekten zeki bir adamı alıpta otur burda bak her gün şu kadar saat ders çalışacaksın, zamanını ayıracaksın, sonra gidip o sınavı kazanıp büyük adam olacaksın diyerek ikna edemezsin. çünkü hayat bu değil.

    sonuç olarak gidin bakın sözel sınıflarına aptallar olduğu kadar cin gibi çocuklarda vardır. gözlerinden zeka akar. ama bütün dersleride zayıftır. hatta okula bile gelmez. ama sınıfıda bir şekilde geçerler. mantıklarını çok iyi kullanırlar. sonrada gidin fen sınıflarına bakın. anlatmaya bile gerek yok. iki kelimeyi bir araya getirip konuşamaz ama aradan bir kaç yıl geçtikten sonra gider mühendis olur. avukat olur. doktor olur. böyle kişilerle bir yerde oturup sohbet etmeye kalksanız nasıl bir kafa yapıları olduğunu anlarsınız. bide bunların cemaat destekli olanları vardır. abilerden çıkmalar onlarla muhattap olduğunuzda harbi hayatdan soğursunuz. sorsan bu adamlara gençliğinde neler yaptın diye sana anlatacakları pekte bir şey olmaz.

    kısacası ders çalışmanın ve başarılı olmanın zekayla hiç bir alakası yoktur. öyle zeki insanlar tanıyorum ki bakıyorsun liseyi bile bitirmemiş. ama tanısanız kafası her şeye çalışıyor. imkanı olsa neler yapacak. öylede aptallar tanıyorum ki türkiye'nin en iyi üniversitesinde yüksek puanlı bir bölüm okuyor. ama ne fayda ne ezberlediyse onları uygulayacak. tabii ki istisnalarda çok fazla var. ben burada bütün başarısız insanlar zekidir bütün başarılı insanlarda aptaldır demiyorum. yoksa zekasıyla bir yerlere gelenler, iyi bölümlerde okuyanlarda var. kimseyede haksızlık yapmak istemem. ama genel olarak düşüncem budur.
  • hiçbir zaman geçerli olamayacak düşünce.
    herkesin yapabildiği, sevdiği dersler farklı. alan seçimleri 10. sınıfa geçerken yapılıyor. bu sürece kadar fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafyadan onlarca sınav oluyorsun*. ayrıca ilköğretimi de var bunun, kendini tanıyan öğrenci ne yapacağını bilir. sözelci olmak düşük zeka demek değildir. sözeli az kişi kaldırabilir. coğrafya kitabını açtığı anda uykusu gelen bir sayısalcı olarak, sözelcilere imrenirim çoğu zaman.
  • (bkz: mal beyanı)
  • aslında doğru fakat eksik önermedir. çoklu zekâ kuramına göre insanda uzamsal, sözel, mantıksal-matematiksel, kinestetik, müziksel, içsel, sosyal, doğasal ve varoluşsal olmak üzere 9 ayrı zekâ bulunuyor. bu teoriyi ortaya atan howard gardner'a göre, -ki kendisi harvard'da gelişim psikolojisi alanında yüksek lisans hocasıdır- zekâ bizim bildiğimiz gibi tek ve baskın bir özellik değil.

    sözelciliğin bir düşük zekâ göstergesi olması dediğin zaman, söylediğin şey çoğu kimse için doğru oluyor yani; çünkü bu cümle bu kişilerin mantıksal- matematiksel zekâ larının düşük olduğu anlamına geliyor. ama dikkat edersen listede sözel zekâ diye bir zekâ türü daha var ve bu kişilerde de matematik zekâsının yerine bunun gelişmiş olduğu çok açık.

    herkesin farklı yetenekleri olduğu, parmak izlerimizin bile aynı olmadığı şu dünyada, herkesin aynı tip zekaya sahip olmasını beklemek oldukça saçmadır. çünkü herkesin dünyaya katacağı farklı şeyler var. (ve ben bunu bir mühendis olarak söylüyorum.)

    eğitim sistemimizin en aksak tarafı da bu işte: bu öğrencileri zekalarına göre yönlendirememesi.
  • bizim mahallede de böyle bir düşünce vardı ben liseye giderken. o yüzden eşit ağırlığa göndermişlerdi beni. e ama ben sinema tv okumak istiyordum amına koim. yapacak bir şey yok dediler. bi gün bu sözü askerlikte de duyacağımı düşünmemiştim. tabii kardeşin yıldı mı? sözel puanımla trakya üni radyo tv yayımcılığı'na duhul oldum. orayı bitirdim dgs sınavıyla beykent güzel sanatlarda lisansa tamamladım. (amk özel okul olunca başarı öyküsü biraz sekteye uğradı)

    şimdiki aklım olsa eşit ağırlıktan psikoloji okumaz mıydım? hem de nasıl okurdum. çünkü sözelcilik düşük zekalılıktır askjndajkf
  • bir benzeri de yabancı dil alanı için söylenen iddia. kafamı duvarlara vuruyorum keşke sayısal seçseydim diye.
  • okulla çok alakası olmayan kişilerin,sorumluluk sınavından sayısal dersleri geçemeyip sözel bölüme verildiği için ,sözelde olması gereken bazı bölümlerin (hukuk,psikoloji,sosyoloji,felsefe) tm ye geçirmeleri nedeniyle haksızlık yapıldığını düşündüğüm bölüm ben sayısalcıyım ablam sözelciydi imrenirdim coğrafya tarih edebiyat çatır çatır çözüyor diye hakkını veriyordu bölümün günümüzde bölümün hakkını veren öğrenci sayısı çok fazla olmasa da tamamen saçma sapan etiketlemenin ve insanların yeteneklerine göre ayırmadıkları için çoğu insanın gazabına uğramış bölüm ve düşünüş.