şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yeni bir yöntem. el mâhkum.
  • torpiller savaşı
  • öabt sınavı olanlar için pazartesi başvuruları başlayacak olan mülakat.başvurulardan sonra mülakat için hangi belgeler gerekiyor? bilen arkadaşlar yeşillendirsin.
  • öabt' si olan bölümler için sözlü mülakatlar bugün sabah başladı. bunun üzerine her kafadan bir ses, çeşitli forum ve sosyal paylaşım sitelerinde farklı görüşlerden milyon tane yorum, yine kafalarda yüzlerce soru işareti; ama hiç kimsenin konuyla ilgili net bilgisinin olmayışı, yine de herkesin kendi çapında hüküm vermeye çalışması... konuyla yakından ilgilenen bendeniz de ufak çapta bir araştırma yaptım.
    bakın ismi lazım değil bir mecradan örnek yorumlar derledim sizler için. direkt kopyala- yapıştır yapıyorum:

    '' bugun bir arkadasim girdi mülakata. sinifci ve puani 81. orgun ve yaygim egitimin farki sorulmus. biraz da sohbet edip gondermisler. kiz torpil olaylari hakkinda sormus. komisyon sen zaten siralamadasin boyle seyleri dusunmen gerek yok kimsenin de hakki yenmeyecek demis . yani su sacma basliklardan vazgecilir umarim''
    bu gönderiye yapılan yorumlardan birkaçı:
    ''o zaman ben neden gidiyorum mülakata neden çağrılıyoruz ? düşük puanlı öğretmenlerimize neden umut tüccarlığı yapılıyor? cidden moral bozmaktan başka bir şey değil.''
    ''sıralama önemli olsaydı, o zaman niye mülakata 3 katı çağırılsın ki? direkt alınırdı insanlar sıralamayla. puanı düşük olanlarla resmen dalga geçmek olurdu o zaman. kolay değil, mülakata başka illerde giren yüzlerce insan var. ''
    ''puanı yüksek olanlar moral bozuyor burada oyuna gelmeyin yönetmelikte net.sözlü puan üstünlüğü esas eşitliği halinde kpss''

    - özür dileyerek bu yorumları buraya taşıyorum; çünkü meselenin bir dayanak noktası var. bunu dile getirebilmem için de mecburdum bunu yapmaya.
    farkında mısınız, toplum olarak gitgide daha bencil olmaya başladık. meselenin özünü bilmeyenler için kısa bir açıklamada bulunayım. öğretmenlik alımlarında bu yıl sözlü mülakat sistemi getirildi. her bir pozisyonun 3 katı kadar aday, sözlü mülakata çağrılacak. bir örnek üzerinden anlatacak olursam, ekim ayında sınıf öğretmenliği branşından 4300 küsür kişi atanacak. sözlü mülakata 13 bin kişi çağrılıyor. şimdi 13 bininci olmak demek, 60 küsür puan demek p121 puan türünde. alınacak kişi sayısı ise 4.300 ; taban puan olarak 70 küsüre tekabül eder bu da. insanların takıldığı nokta ise çok garip: ''ben düşük puan aldım, eğer beni atama ihtimalleri hiç yoksa neden mülakata çağırıyorlar o zaman, demek ki benim de atanma ihtimalim var, ben enayi miyim ki mülakata niye girmeyeyim, o kadar yol parası verip mülakata gidiyorum(maddiyatçı kesim) , ben şöyle ben böyle...'' bu insanlar tamamen haksız diyemem. herkesin kendine göre bir gerekçesi var. belki hayat şartları yüzünden sınava iyi hazırlanamamıştır, o yüzden yüksek bir puan alamamıştır, durumu çok kötüdür, atanmaya ihtiyacı vardır( bu zamanda kimin yok ki) , sınav günü başına bir şey gelmiştir ve soruları düzgün cevaplayamamıştır falan, eyvallah. çalışmadan girenlerden bahsetmiyorum bile.
    ya bir düşünelim, allah' ınızı severseniz, kendinizi 85- 90 puan alan bir adayın yerine koyun. bu puanı elde edebilmek için canını dişine takmış, bilmem kaçıncı girişi olmuş da ancak şimdi böyle bir puan elde edebilmiş, ders çalışacağım diye nelerden fedakârlık etmiş, belki sen dışarıda arkadaşlarınla gezerken o kendini odaya kapatıp kafasını kitaplara gömmüş... şimdi bir düşünün. bu kişi mülakata girsin, öbürü de. biri 68 puanla, biri 85 puanla aynı komisyonun karşısına çıksın. 68 puan alan kişinin mülakat puanı 85 alandan daha iyi olsun. sen 85 alan kişi ol mesela, bu durumda ne hissedersin? daha hâlâ önünü arkasını düşünmeden kendini kurtarma peşinde olan bencil insanlar, ''kim hak ediyorsa o kazansın.'' kisvesi altında tepki gösteriyor. hiç kimse 'yoğurdum ekşi' demiyor.
    kim atanmayı daha çok hak ediyor? en çok emek veren kim ise o bence. ama ne yaparsınız, emek denilen şeyin niceliksel bir karşılığı yok!
    ben bu işin uzmanı değilim. yok efendim ''mülakata neden 3 katı aday çağrılıyor, neden düşük puanlıların atanma şansı olmasın ki...'' gibi soruların cevabını , fikrim olmadığı için bilemiyorum. mülakatın niçin yapıldığı noktasında herkesin benzer görüşlere sahip olduğunu, bu görüşlerin neler olduğunu bile bile, kendi kafanızdan olur olmadık gerekçeler uydurmayı bırakın artık. hepimiz atanmak istiyoruz, herkes öğretmenlik hayalleri ile yanıp tutuşuyor, hepimizin muhtelif sıkıntıları var. ihtiyacı olmayan insan, zaten kpss gibi bir maratona hiç bulaşmaz, stresini çekmeye kalkışmaz.
    28 eylülde mülakat puanları açıklanacak. neyin ne olduğu o gün, az çok belli olur diye ümit ediyorum.

    ( literatüre , umut tüccarlığı kavramını kazandıran yorumcu arkadaşa selam olsun.)
  • yandaş öğretmen seçme sisteminin bir başka adı.
  • aslında olması gereken ancak torpilin önü kesilemeyeceği için adaletli ve objektif bir şekilde uygulaması imkansız olan sistem. aslında belki de doğru olan daha eğitim fakültesine almadan, öğretmenlik mesleği konusunda yeteneği geliştirilebilir durumda olup olmadığı ölçülebilir. aslında teknoloji bu kadar gelişmişken eğitim fakültesi'nden mezun olan öğretmeni yapay zeka yani ai aracılığıyla örnek ders yaptırıp değerlendirmek lazım. eksik olunan noktalarda eğitime almak lazım.