şükela:  tümü | bugün
  • babamın pişti programını izlerken "oğlum ekşi sözlüğe nasıl giriyoruz, adresi ne" diye sormasıyla iyice götümü tutuşturan korku kaynağı. başa gelmemesi için programı izlerken yazar değilmiş gibi davranmak gibi önlemler almak gereklidir.

    not : baba bunları okuyorsan bütün yazıları bir arkadaşım yazdı, valla.

    daha özel bir durum için (bkz: işyerinde sözlük nickinin deşifre olması)
  • saçma tepkilere mahal verebilecek durum. gelip "şunu bunu yazmışsın, ne ayak" diye hesap soranlar var ki...
    (ara: gel de)
  • facebook'ta nicknames application'ını (vay be, 3 kelime yazdım daha türkçeye gelemedim!) yüklemek suretiyle başa gelebilecek durum. bir şey olmaz, daha harikası var zira: (bkz: babanin eksi sozluk teki nicki ogrenmesi)

    edit: bir de eksisozluk mug'ıyla işyerinde dolanınca olabiliyor. o nedir? diyecek yeni nesiller için (bkz: eksi sozluk muglari)
  • götünden salladığı olayların arkadaşları tarafından okunmasını istemeyen, ya da nasıl çılgıncana seviştiği sözlükte anlatmış dişi yazarların karşı çıkacağı durum. benim için hava hoş.
  • -cem abi senin sözlük nickin deşifre olmuş.
    -boşver muhittin sokmuşum nickine.
  • entrylerinizi takip eden kişi sizi tongaya bastığında gerçekleşen olaydır.
    artık özgür sayılmazsınız, parmaklarınız klavyeye her gittiğinde mantık süzgeçinizin deliklerinin daha da daraldığını fark edeceksiniz.
    anneanne modunda olacak ama belki de hayırlara vesile olacak bir iştir.
  • msn messenger diyaloğu:

    -selam cnm
    -selam
    -nickin ne kadar hoş testere filminden değil mi?
    -evet
    -yaa geçen gün de ekşi sözlükteyken bu nickte bir yazara rastladım. o zaman da dikkatimi çekmişti. ama tabi o saçma saçma şeyler yazmış, çok okuyamadım.
    -zaten onlar ezik, yılansı fare çocuklar, boşver okuma sen onları kaka onlar.
    -ay şimdi senin nickini görünce acaba mı dedim. ama zaten o yazar erkek galiba sen olamazsın sonuçta.
    -eğğğ e tabi neyse ben de bi ara bakarım. kim ki acaba? neyse ben şimdi çıkayım konuşalım sonra.
    -ay dur dur sana berkecanı anlatıcam çıkma bi.
    -sonra anlat bebeğim, öperim.
    -yaa amaaa. hem sen niye irite oldun bi anda bakim. ay kızaaaam sen misin o sözlükteki yoksaaa? aaaa inanmıyoroooom sensiin. ay sen ne terbiyesiz şeyler yazmışsın oha, hiç de öle değilsin aslında.
    -eeeüü bye cnm // engelle
  • bazı sözlük yazarlarının arkadaş çevresinin daralmasına yol açar.

    ben nickimi kime söylediysem 15 dakika içinde msnde offline oldu. telefonla ulaşamıyorum hiç birine. içerden sesler gelmesine rağmen kapıyı da açmıyorlar. cidden !
  • tanım ve format endişesinden ziyade sözlüğü "21.yüzyıl başlarında genç mimarın hezeyanları" olarak kullanan ben gibi bünyelerde, anlık ateş yükselmesi ve "siki tuttuk" endişesine mahal verebiliyor. ara sıra girip video paylaşan arkadaşlarıma saatli bomba yolladığım bir facebook fasılasında, gelen kutumda mies'e teşekkür eden bir maili okuduğumda anladım.

    aniden esen rüzgarlar, tatile giderken kavga eden çiftler, wimbledon tek erkekler finalinde canı sıkılan çok yaşlılar ve 3 katlı polinom çözerken sinir krizi geçiren matematikçiler şahidim olsun ki; uzun zamandır bu kadar tedirgin olmamıştım. aradaki sınırları oldukça iyi belirlediğimi düşünürken, kantarın topuzunu kaçırmış ve beni tanımayan insanlar geceleri gelip, ben yatarken kafama çivi saplasın diye çakıl taşları bırakmıştım geride bıraktığım entrylerde. iş hayatı da dahil olmak üzere nefretimi kustuğum tüm başlıklar gözlerimin önünden geçti, "günlük gibi kullanacak başka yer bulamadın mı lan rijit, siktir git kendi blogunda yaz" bile dedim kendime. kendi blogum olmadığı ve olacağına pek de ihtimal veremediğim için, başkasının bloguna "abi biraz burada yazayım mı" diye mail yolladım. cevap gelmeyince ilk yazımı yazıp "bu bir köşede dursun, abim abim can abim" diye ikinci kere denedim. "seni cumhuriyet savcısına şikayet ederim lan" diye cevap gelince başkasının blogu hayalimden de vazgeçtim.

    neyse ki mies'e teşekkür eden yazının sahibiyle mutabakata vardık. o ismimi söylemeyecekti, ben de her ay 2000 dolar yatıracaktım hesabına. her ayın son cuması da bir leğen tavuk salalatası gönderecektim kargoyla. entryde hakimiyeti yine kaybettim, buradan bakınca bile hangisi gerçek hangisi değil belli olmuyor. hiçbir gruba üye olmamama rağmen, aylarca iz sürerek, tüm entrylerimden veriler toplayıp bunları anlam oluşturacak şekilde birleştirerek ve biraz da şansın yardımıyla bulmuştu beni. tüyler ürpertici bir dehaydı karşılaştığım, kaçmamın mümkünatı yoktu.

    deşifre olduğum takdirde, bir çok şeyi tüm netliğiyle yazamayacağımı ve kıvıracağımı fark ettiğimden, artık tüm entryler şaşırtmaçlıdır. bilmecelidir. zaten mimar da değildim, zirai ilaç bayisinde gündüz düşleri gören bir orta yaşlıydım. yıllar önce bıraktığım mimarlık fakültesinin pişmanlığı, mimarım demek için ilham veriyordu sadece. mutsuz evliliğimi unutmak için giriyordum şu siteye. artık manası kalmadı osman, deşifre olduk.