şükela:  tümü | bugün
  • hepimizin vazgeçtiği anlar oldu. pes ettiğimiz, hayallerimizi ertelediğimiz anlar, belkide vazgeçtiğimiz anlar..

    peki bize tekrar yaşama dönmeyi ve savaşmayı isteten, hayallerimize ulaşamasak bile uğrunda çaba sarf ettiren neydi ?

    yaşama sevgisi mi ? yenilme korkusu mu ? elalem ne der kaygısı mı ? yoksa sadece hayatın yaşamaya ve savaşmaya değer olduğunu hatırlayıp denemeye devam etmek mi ?

    siz güzel ekşi sözlük yazarlarından bunun cevabını bekliyorum. belki oralarda bir yerlede motivasyona ihtiyacı olan birileri vardır. ufacık bir kıvılcım bekleyen, savaşmak için.

    sevgiyle kalın.
  • zikir diyorum.bi deneyin.kazanamazsanız kaybettiğiniz zamanı ben karşılarım ()
  • yayaysam, sokak levhasını okuyorum.
    genelde açıkça, x çıkmazı falan yazıyor, bu nedenle pek girmiyorum.
    girsem de geri dönüyorum.
    .
    araçlaysam, navigasyon işe yarıyor, bazı küçük çıkmazları göstermiyor, ama olsun. o zaman da geri görüş kamerasına bakarak, dikkatle, götüm götüm geri çıkıyorum.
  • şuan çıkmazdayım ve her şeyden herkesten uzaklaşıp şehir değiştirip yeni bir hayat kurmayı düşünüyorum. kaçan tayfadanım sanırım.
  • (bkz: gaçhayım)
  • çıkmaz, aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık veya öpsem öldürürler öpmesem ölürüm gibi atasözleriyle ifade edilir.
    çıkmaz, eylem alanımızın daraldığı ve herhangi bir seçenekte zarar görme riskimizin yüksek olduğu durumları ifade eder. bir tür seçeneksiz kalma durumu.

    yapılabilecek en güzel şey, verilebilecek en güzel karar, zararı ve sonuçlarını minimize edecek eylemi seçmektir. fakat bu da girilen çıkmaza göre değişmektedir.
    somuta indirgersek, insanlar en fazla çıkmaza gönül ilişkilerinde giriyorlar. fakat kanserli ilişkiyi bitirmektense, bir şans daha vermekten yanalar. bir taraftan kendilerini yoran bir ilişki varken diğer taraftan da o ilişkinin karşı tarafının verdiği tatlı sözler ve ilişki süresince elde edilen keyifler de var.
    oysa kanser tedavisi için uyuşturucu kullanmakla eşdeğer bir şeydir bu yapılan.
    yapılması gereken kökünü kazımakken herkes bu hataya düşüyor. çünkü en az zarar görünürde ilişkinin devam etmesidir.
    gönül ilişkisinde bir çıkmaz yaşıyorsanız kesip atın.
    iş ilişkilerinizde ise zararınızı minimize edin.
  • genel de sorunların üstüne gidiyorum, üstüne de fazla gitmeyin dayak yiyebilirsiniz.
  • senin çıkmazın başkasının rutini.varlığına fazla anlam yüklemeyince genelde iki güne çözülür.
  • önce sakinleşiyorum...

    buraya nasıl geldiğime odaklanmıyorum; sadece çıkmaz ve ben varız!

    başıma bunlar neden geldi? neden buradayım? buradaysam öğrenmem gereken şey nedir? burada görmem gereken şey nedir? burası gerçekten çıkmaz mı? ben mi öyle düşünüyorum? geri mi dönmeliyim? çıkar bir yol mu bulmalıyım?

    evet tabii ki çıkar bir yol bulmalıyım!

    çünkü hayat yolunda geri dönemezsin! ya çıkmazda hapsolursun ya da çıkmazın aslında çıkmaz olmadığını idrak ederek bir çıkar yol bulursun!

    geri dönmek diye bir şey hayatta yoktur. geri diye bir şey zamanda da yoktur. eminim dikkat etmişsinizdir ki zaman hep ileriye akar :)

    bulunması gereken o çıkar yol herkesin hayat yoluna göre değişiyor tabii; ama tek ortak noktamız şudur ki olaylara hiçbir zaman eskisi gibi ( yani bizi çıkmaza sürükleyen düşüncelerle ) bakmamalıyız!

    sinire, paniğe, umutsuzluğa kendimizi fazla kaptırmamalıyız. onlar da lazım evet; çünkü onlar motivasyon, onlar hareket enerjisi taşıyan güçler! ama az az kullanın, fazla değil! fazlası sizi felç eder!

    hayat başımıza gelenlerle değil; onlara verdiğimiz tepkilere göre şekillenir.

    çıkmazda mı yaşamak istiyorsunuz yoksa yeni "çıkmazlar mı" görmek istiyorsunuz tercih her zaman sizin!

    bazı çıkmazlar çok kalabalıktır. size tavsiyem kimseyi o çıkmazdan çıkartmaya çalışmayın; eğer sizden yardım istemiyorlarsa.

    nasıl çıkılacağını anlatabilirisiniz ama sakın kimsenin çıkıp çıkmadığını kontrol etmeyin! çünkü kontrol edebildiğin yerden, gidememişsinizdir!
  • önce çıkmaza girdiğim konuyu artısıyla eksisiyle bir düşünürüm. neler yapıp yapamayacağıma detaylıca bakarım.

    yapabileceklerimin hepsini yaptıktan sonra hala çıkmazdaysam ama yatağa kafamı koyduğumda vicdanım rahatsa allah’a sığınırım. her şeyin ondan geldiğine inanırım.

    bu safi inanç değil. yani bir öğrencinin hiç emek vermediği bir sınavda kötü aldığında kader demesi değil.

    tevekküle inanıyorum. o kabullenişten sonra her şey daha anlamlı gelmeye başlıyor işte.