şükela:  tümü | bugün
  • herkesin distopyası aynı ortak distopya ile eşleşecek yakın gelecekte...tamamen dengesini yitirmiş iklim koşulları ve hayatın şimdikinden kat be kat zor olacağı yakın gelecek...

    kapitalizmin insanlığa uygulayacağı soy kırım için geri sayım çoktan başladı.

    (bkz: atmosferdeki karbondioksit oranı)
  • benim için en yakın ve olması muhtemel distopya sonsuz bir bilgi akışı şeklinde gerçekleşecektir. bilgi derken nitelikli bilgiyi kastetmiyorum. aklınıza gelebilecek her şeyi kastediyorum. en önemli siyasi gelişmeden gürses opel rezaletine kadar her şeyi bilgi olarak varsayın.

    insanlar bilgi akışına bağımlı hale gelecekler. şimdi arkadaş ortamında kimsenin muhabbet etmeyip herkesin kafasını telefona gömmesi gibi düşünmeyin. insanların yatak odalarında, tuvaletlerinde, iş yerlerinde, her yerde ekranlardan durmaksızın bilgi akacak. ve insanlar hiçbir suretle kafalarını bu ekranlardan çeviremeyecekler.

    bir kedi fotoğrafı, bir komikli vidyo, bir siyasinin açıklaması, bir kaza haberi, bir maçın özeti, bir diy gösterimi, bir porno vidyo, bir ilahi… ardı arkası kesilmeksizin ve tekrar etmeksizin süren bir akış ve bu akıştan hiçbir suretle kopamayan insan yığınları hayal ediyorum.

    vidyoların maksimum süresi de 20 saniye falan olacak. 20 saniyeden fazla hiçbir görüntü gösterilmeyecek. çünkü akış içerisinde onca şey varken hiçbir şey 20 saniyeden fazla dikkat edilmeyi hak edemeyecek.

    bazen ciddi ciddi ileride bir gün dünyanın buna benzer bir yer haline geleceğini hayal ediyorum. neyse bi instagrama gireyim bakayım yeni foto gelmiş mi..
  • ölümsüzlük ya da ortalama insan ömrünün 250 gibi bir rakama çıktığı bir dünya.

    sağlık sektörü gelişmiş 3. dünya savaşında yine biri çıkıp hitler kadar korkunç deneyler yapmış ve sular durulduğunda tıpta ikinci bir devrim gerçekleşmiş. insanlar daha uzun yaşıyor, palyatif bakım ünitelerinden oluşan huzurevlerinin sayısı artmış. 4-5 nesil aynı anda hayatta ama kimse bir üst kuşağı ile bile bağ kuramıyor. öyle bir distopya kafamdaki.

    sürekli doğum gerçekleşir dünyada yer kalmaz demek değil derdim. sonsuz zamanımız olsa, aklın bile sınırları varken onun içine alamayacağı zamanı nasıl yaşayabilirdik ki? yaşlanma ve beynin gelişimi için yeni formlar gerekli ölümsüzlük öncesinde, değilse herkes kendini öldürmeye kalkar.

    ölümsüzlük isteği var evet böyle düşününce bu bahsettiğim çoğu insanın ütopyası. ama ölümsüzlük arzusu acziyeti kabul edememekten kaynaklanıyor, bu düşüncedeki bir insan aciz kaldığı bir hayatı sonsuza dek yasamayı neden istesin ki?

    ayrıca bir ömürlük sürede bile insanlara güven sevgi yeterince azalıyor, bunun sonsuz olduğunu düşünmek distopya kavramına bile sığmaz.

    onun dışında ekolojik boyuttan bakarsak dünyaya en çok zarar veren tür yine insan. insan kaybolur belki yüzyıllar sonra ama dünyanın yeni atmosferinde yeni canlılar yaşayabilir. hepsi birer ihtimal ama bu kadar zarar verirken kendi yaşayacağımız bir dünyaya kaç yüz yıl daha sahip çıkabiliriz bilmiyorum. sonuçta ortalama insan ömrü uzarken entropinin ivmesi de aynı hızla artıyor.