şükela:  tümü | bugün
  • güzel bir arşiv oluşturabilecek filmlerdir.

    başlangıç olarak: https://www.youtube.com/watch?v=zo_nrckuffw
  • "en sevdiğim" biraz abartılı bir tabir olur ama izlemeyen varsa diye (bkz: room 8)
  • (bkz: skhizein)
  • oturup yazmaya kalksam güzel bir liste oluştururdum ama benim için tek bir film yıllardır diğerlerinden ayrılıyor ve ilk aklıma gelen o: bathing micky.

    bundan sekiz sene önce, mecidiyeköy'de şimdi adını unuttuğum bir mekanda kısa film festivaline gitmiş ve art arda 6 adet kısa film izlemiştim. hepsinin içinde tek bir filmin adı aklıma kazındı: bathing micky. orijinal ismiyle micky bader. belgesel türünde bir kısa film. yönetmeni isveçli frida kempff, filmin kahramanı da ebba heyman. 100 yaşında bir kadın düşünün: savaşlar görmüş, zor bir hayatı olmuş ve o zamanlarla ilgili konuşacağı tek bir arkadaşı kalmamış çünkü diğerleri ondan önce göçüp gitmişler. kendisi de neredeyse 50 yıldır yaz, kış, sonbahar, ilkbahar demeden her mevsim denize girip, yüzüyor. dışarıda kar varken bile, düşünün. o kadar güzel hayat tecrübeleri anlatıyor ki. izleyeli 8 sene oldu, hâlâ o filmin tam versiyonunu arıyorum ve bulamadım. özellikle eşiyle ilgili söylediği bir şey vardı ki, herhalde aşkla ilgili duyduğum en güzel tanım oydu. söylediği kelimelerin hiçbiri şu an aklıma gelmiyor ama bende bıraktığı etki sanki dün gibi aklımda. birdenbire içim ısınmış ve sanki o duygu tüm bedenimi içimden kucaklamıştı. söylenilen şeyler unutulabiliyor ama hissettirdikleri asla. eğer bu filmin tam versiyonunu bulan biri olursa, kendisine çok güzel bir hediye alacağım ve çok minnettar kalacağım. yoksa en kötü yönetmene ulaşacağım artık. gönder diyeceğim şu filmini: bıkana kadar defalarca izlemek istiyorum. bu filme dair elimde olan tek şey fragmanı.

    ikinci aklıma gelense yönetmen ian derry imzalı johanna. izlerken sanki bulunduğunuz yerden sıyrılıyor ve oraya gidiyorsunuz. yönetmen öyle güzel kamera açıları ve çekim teknikleri kullanmış ki, normalde çok basit gözükecek görüntüler karşınıza büyük bir ihtişamla çıkıyor. buradan izlenebilir.

    son olarak bir türk yapımıyla kapatalım: 2013 yapımlı, yönetmen neslihan siligür imzalı, alzheimer insanın kendini terk etmesidir. üzerinde söylenecek pek bir şey yok: güzel, duygusal bir film olmuş. tek dileğim: kimse, sevdiği kişiyi elinde olmadan unutturacak bir hastalığa yakalanmasın, çok kötü. buradan izlenebilir.
  • (bkz: roadtrip)
  • (bkz: six shooter)

    martin mcdonagh oscar aldığı bu kısa filmle in bruges öncesi kara komedide tarzını ortaya koymuştur.
  • ergenliğimden üniversite 2. sınıfa kadar her akşam eve geldiğimde en az bi' kısa film izlediğim dönemim vardı. benimsinemalarim.com portalı vardı ve site bu işi oldukça eğlenceli hale getiriyordu. baya olmuş kısa izlemeyeli.*

    en beğendiklerim:
    yerli olarak; tan tolga demirci'nin sürreal kısa filmleriydi. ozan açıktan'ın marlis'i de bence iyiydi.
    yabancı olarak da; steven spielberg'ün amblin'i, christopher nolan'ın doodlebug'ı, stuart lessner'ın çektiği maynard james keenan'ın** da oynadığı sleeping dogs lie ve oscar ödüllü logorama'yı sayabilirim.
  • (bkz: kiwi)