şükela:  tümü | bugün
  • iş garantisi var diye belediyeye memur olarak girmiştim, bir sene sonra çalıştığım belediye kapandı amk. başkan, iki sene sonra kendi pansiyonunu açtı, şoförü daha fazla çalışmak istemediğine karar verip emekli oldu, ben de şansımı yanıma alıp başka bir kuruma yelken açtım. hedefim burayı da iflasa sürükledikten sonra sırtımda heybe ile gün batımına doğru ryu gibi yürümek.

    kpss'den yüksek puan alıp dışişlerine girsem, şu an uzay boşluğunda bizi arıyorlardı.
  • bugün.
    yani 8 temmuz 2019 pazartesi günü.
    ne gelebilir ki bir insanın başına?
    hadi anlatayım.

    her insan kaza yapar, bu olağan. belki sen acemisindir belki de karşındaki.
    yani trafik kazası herkesin başına gelebilir. bunda hemfikiriz.
    peki bir insan bir gün içerisinde kaç kere trafik kazası geçirebilir?

    güne müthiş bir enerjiyle başladım.
    üstelik son 3 günde toplasan 10 saat uyumamışım. ama enerjim ve keyfim dans ediyor adeta.
    sabah bir arkadaşla işim vardı, onu ofisten almaya gittim. kapıda onu beklerken bir tane hanımefendi tak diye geçirdi tampona park ederken. indim aşağı, baktım tamponda bir şey yok. kadın acemi bile değil. arabasını park etmemi istedi.
    dedim bunu istemek için vurmana gerek yoktu, gelip söylemen yeterliydi.
    gülüşmeler ıvır zıvır derken ilk kaza böyle geçti gitti.

    sonra arkadaşla işimizi hallettik, dedim gel yemek yiyelim sonra bırakırım seni.
    yemeğe gidiyoruz hızım max 70, 3 şeritli yol ve ben orta şeritteyim.
    önümdekinin hızı da aşağı yukarı aynı. yeşil yanıyor, trafik akıyor. hani trafik ışıklarına en fazla 15 metre var, sarı yandı.
    bu ibne frene bir asıldı, ben de asıldım ve dikize bakıp sola kırdım vurmamak için. arkam boş, temiz.
    hayır yani frene basmak yerine geçse, kırmızıda geçme ihtimali yok. o derece yakınız ışıklara.
    10 saniye sonra ses geldi, taaaaak.*
    dikizden bakıyorum arkada hiç kimse yok.
    ulan dedim gök taşı mı düştü arabanın üstüne. indim baktım.
    yerde bir motor ve ona sahip bir mal. ulan dedim kör noktada ve orta şeritte götümde ne geziyorsun sen. abi mabi geveliyor ibne. tamponda çizikler var. motorcunun ayna mayna kırılmış. yerde kolunu bacağını tutuyor, poz kesiyor ibne sinirliyim diye.
    sabır çektim bindim arabaya.

    derken yemeği filan yedik, arkadaşı bıraktım.
    yine kırmızı ışıktayım. bak stop halinde. önümde birkaç araba var. kırmızı da yeni yanmadı hani. yine geldi o ses: taaaak.
    indim aşağı bu sefer vuran kim dersin?*
    ulan dedim kırmızı yanıyor, park halindeyim nasıl başardın bunu.
    abi zaten çok yavaş vurdum ben de duruyordum, ayağımı frenden çekmişim dedi.
    elimde göstererek ulan dedim bak bugün 3. kez tamponuma vuruyorlar.
    bak dedim sabahtan beri bu üçüncü. benim plakamı mı dağıttılar hepinize, gidin tamponunu test edin mi dediler size, sonunda birinize şarjörü boşaltıcam, siktir git o sen olma dedim ama sinirden gülüyorum artık. takside müşteri vardı, hatun da gülüyor. o güldükçe daha da sinirim bozuldu.

    bak kısacık bir gün.
    bir insan, bir gün içerisinde nasıl 3 kaza geçirebilir?
    ya ben dün uzun yoldan gelmişim, hayvan gibi ara ara gaza asılmış, kaza tehlikesi bile atlatmamışım. nedir bu? bu nasıl bir şanssızlıktır?
    müthiş enerjiyle başladığım günü piç etmek için elinden geleni yapsa da hayat, yine de gülüyorum bugün.

    arkadaşlarla planımız vardı bu akşam.
    bunca şanssızlık üzerine bu akşam hiçbir yere gitmeme ve evden çıkmama kararı aldım.
    bugün başıma bir iş gelecek, o kesin.
    balkonumda rakımı içer, mehtabı seyrederim.
    bugünü hasarsız ve zayiatsız atlatabilmenin en iyi yolu bu sanırım.
  • ne tatlı talihsizlikleriniz var sizin öyle ya. baklava şekerlenmesi falan. ısıtırsın geçer. biz ne yapalım?
  • geçen gün memories sekmesinde karşıma çıktı, 2012 yılında facebook'ta şu trajikomik paylaşımı yapmışım:

    "batırmak istediğiniz bir ofis varsa uygun bir fiyata halledebilirim."

    sonra aklıma bu paylaşımla aynı dönemde yazdığım şu entry geldi: #30867712

    önceden çalıştığım hiçbir şirket artık hayatta değil. cv'me bakan uydurma iş tecrübeleri yazdığımı zanneder. bence fazla söze gerek yok.
  • gökten yarak yağsa birisi yerde sekip götüme girer.
  • ev-araba vb alıp satarken hep şanslı oldum. örneğin altını en yüksek değerinden bozdurup evi fiyatı düşmüşken en diplerdeki faiz oranıyla aldık. arabayı aldığımızın ertesi haftası kriz çıktı; enflasyon fırladı; araba taksitleri çerez oldu. şanssızlık faktörüm 1/10

    ama ticari olmayan konularda nötr sayılırım 5/10 gibi...
  • milli piyangoda büyük ikramiyeyi en sondaki rakamla kaçırıp amorti aldım.
    hürriyetin verdiği jeep çekilişinde bu sefer rakam tuttu, tek problem bendeki kupon önceki çekilişe ait imiş!
  • nereden başlasam bilemedim. yazılacak çok şeyim, halinize şükredeceğiniz çok olayım var. * çoğu özele girmekle birlikte tek bir örnek vermekle yetineceğim zira durumun vahametini anlatır diye düşünüyorum.
    olay şu; 70.000 almam gereken bir sınavda 69.91915 alarak bir sene keybettim, tüm planlarım suya düştü. sonraki süreçte anlık ve sonucu istediğim gibi gerçekleşmeyen planlar yaparak onların gerçekleşmesi için gereksiz enerji, zaman harcadım. bir nevi her şeyi tepetaklak yapacak kartopu etkisini başlatmış oldu bu olay benim için .
    dövme yaptırmayı düşünüyorum bu rakamı, ne kadar realiteye geçirebilirim tam bilmiyorum tabi.
  • canlı bahiste oynadığım korner 10 ve üzeri iken son dakika verilen kornerin iptali ile 9'da kalışım.
  • arkadaşlar murphy diye sesleniyor, desem.