şükela:  tümü | bugün
  • opel combonun bagajında, babamın içi boş, ayakkabı bile yok la düşün parasızlıığı, ayakkabı kutularıyla koyun koyuna uyumuştuk.
  • new york john f. kennedy havaalanı. aslında buraya kadar her şey normaldi de, çevrem açık ara bomboşken, uyandığımda kendimi yaklaşık 100 kişilik bağıra çağıra konuşan latinonun arasında bulunca çok şaşırmıştım. ve sanırım uzunca bir süre de sesten rahatsız olmadan uyumuştum.
  • hücum yeleğinin ön ceplerinde bulunan iki el bombasıyla beraber, muhtelif dağ zirveleri. insan gençken ne kadar cesur oluyormuş.
    (bkz: komando)
  • salonda ki tekli koltuk. o küçücük yer rahat gelmis olucak ki 15.30 gibi basladigim uyuma eylemini ertesi sabah 8.30 da sonlandirdim.
  • (bkz: fundamentals)
    ikinci yarısında komple uyumuştum.
  • klozet

    tuvalet yapmak için girilip oturulmuş ve öylece kalınmıştır. kafa yerinde değildi elbet.

    (bkz: bugün de anket doldurduk elhamdürilla)
  • kayseri havalimanı mescidi

    hava alanında çalışıyorken gece yarısı uçuşlarından sonra eve dönecek bir ulaşım aracı olmadığı için hava alanının mescidinde çok uyudum.

    edit: imla
  • 15 yaşıdaki beyinsizliğimle arkadaşımın doğumgününde 2 su bardağı viskiyi "ben işte böyle içerim ulan" deyip fondip yapmam sonucu uyuduğum yerler.

    evin kanepesinde, halısında, küvetinde, holünde, sonra apartman bahçesindeki çimlerin üzerinde, arkadaşımın annesinin arabasında, bizim arabada, sedyede ve nihayet "hangi yıldayız!?" diye höykürerek uyandığım yatağımda.

    not: kare kare bütün macera gözünüzün önünden geçtiyse ne mutlu bana.
  • corolla ön kaputunun üstü.
  • barcelona hava limanı.

    aslında uyumak kısmında bir sorun yok havalianında uyamak ilginç bir şey değil normalde ama gece uyurken nispeten sessiz sakin olan havalimanında, sabah bir uyanıyorsunuz etrafınızdaki 2-3 masa 60 yaş üzeri kağıt oynayan ve çekirdek çitleyen insanlarla dolu. gördüğüm manzara karşısında bir anlıkta olsa uyanıp uyanmadığımı düşünmüş, nerede olduğumu algılayamamıştım. sabahın o köründe niye havalimanında çekirdek yiyip kağıt oynadıklarını ne kadar düşünsem de çözemedim.