şükela:  tümü | bugün
  • 20 sene önce bendeniz, sırık tabir ettiğimiz, iğrenç bir gözlük takan, saçlarını kendisi kesen, videocudan video kaset kiralandığında mutlu olan, ayda 1 kaset alabilen, harçlık verilir verilmez hepsini bitiren, aziz nesin'in imza gününe giden, ileride basketbolcu ya da mühendis olacağını sanan, kötü espri yaptıktan sonra deli ziya gibi "ebüüü.." demeyi seven, hayatında gördüğü en yaratıcı şeyin o zamanlar trafiğe açık istiklal caddesinde "mc damat" adlı, mc donalds'la dalga geçen hamburgeci dükkanı olduğu, en büyük amaçlarından biri boğaz'dan karşıya yüzerek geçmek olan tıfıl bir çocuktum! buydu halim.
  • kimisi pek hatırlamaz bu hallerini. henüz insan değillerdi çünkü o vakitlerde. en fazla embriyo. :/

    edit: ben hatırlıyorum elbet. yanlış anlaşılmalara mahal vermeyelim. o zaman evlenseydim şimdi 19 yaşında çocuğum olurdu. akjshdjksh
  • * (bkz: portakal terk)
  • sağda solda bulduğu tan gazetelerini portakal limon bahçelerinde gizli gizli okuyup, çeşitli keşif çalışmaları yapan yeni yetme bir ergen.
  • huzur evindeydim. (bkz: benjamin button)
  • evin neşe kaynağıydım muhtemelen.
  • 90larin basindaki saf salak cocuk olma halleri; hayat onlara güzeldi o zamanlarda.
  • amcalara çükünü göster yavrum adlı tek perdelik oyunu evin oturma odasında sergiliyor idim muhtemelen.

    (bkz: kafası hariç 1 cm)
  • 6 yaşına gelip ayakkabısını hâlâ annesine bağlatan velet. netice olarak cırt cırtlı ayakkabılara geçiş.
  • ilkokula giden, voltranı izleyemiyor diye kuran kursunu terkeden, yeni takılan portatif diş tellerini mahalle kavgasında kaybetmiş bir izmir fırlamasıydım. bütün mahallenin paleleri her 23 nisanda bisikletlere atlayıp deniz sezonunu açardık. deniz sonrası kendini dağa taşa vurup sahlep toplayıp (evet bildiğin sıcak içilen sahlep) kazandığı parayla bruce lee kaseti kiralayan yurdum çocuğuydum.. geriye dönüp bakınca az biraz yaramazmışım her egeli pale gibi...