şükela:  tümü | bugün
  • bugün facebook'un "facebook'a 9 yıl önce katıldın" başlıklı, arkadaşlarımdan ve eski fotoğraflarımdan derlediği videoyu görünce aklıma geldi. ben bu meneti ilk defa ahmet adında bir arkadaşım yüzünden kullanmaya başladım.

    üniversitede dersten çıkıp eve gelmiştim. bilgisayarın başında bir şeylerle uğraşıyordu. sanırım resim atmaya çalışıyordu. bu ne diye sordum. facebook dedi. o ne ki diye sorunca, o zamanlar herkesin diline pelesenk olmuş şeyi söyledi. "burada ilkokul öğretmenini, çocukluk arkadaşlarını bulabiliyorsun. hatta ebesini bulanlar bile var" deyince bende bir kıvılcım oluştu. hemen hesap açtım. 6. sınıfta hoşlandığım bir kız vardı. ben başka okula geçince bir daha da görememiştim ve arada aklıma gelirdi. hemen adını arattım. kıza olan duygularım öyle zihnime kazınmış ki aradan 12 sene geçmesine rağmen ev telefonunu bile hatırlıyordum. kızı buldum, ekledim. "selam ben xxx. hatırladın mı? 6. sınıfta aynı sırada oturuyorduk" diye bir mesaj attım. bilgisayarın başından uzun bir süre ayrılmadım ve ara ara gelip kontrol ettim. 1 gün sonra mesaja yanıt verdi ve konuşmaya başladık. bende sadece bir merak duygusu vardı. başka bir şey hissetme ihtimalim zaten yoktu.

    kız, üniversite son sınıftaymış ve sözlüymüş. hatta 2 ay sonra yani okulu bittikten 1 ay sonra evlenecekmiş. niye bu kadar acele ediyorsun, evlenmek için daha çok gençsin dedim. bana ne oluyorsa.... nedense o gün çok garip hissetmiştim.

    gamze, düz saçlı, sevimli bir kızdı. okul kalabalık olduğu için teneffüslerde kantin çok kalabalık oluyor ve bir şeyler almak için diğer ögrencilerle boğuşmak gerekiyordu. kantinden bana simit ve (şişe) ayran alırsan(hatırlayanlar olacaktır. plastik kapağıyla çok güzel falsolu vuruşlar yapabildiğimiz için top niyetine kullanıp maç yapardık) beni bir kere öpebilirsin derdi. ben ne mi yapardım? tabii ki kanımın son damlasına kadar savaşır ve olabilecek en kısa süre içinde simit ayranı alırdım ona. ikişer tane taşıyamadığım için kendime bir sonraki teneffüste alır ve ertesi günü sabırsızlıkla beklerdim. işte bu gamze evleniyormuş. konuşmamız kısa sürdü zaten. işim var deyip çıktı. o çıkınca bilgisayarı kapatıp "ırispi gamze. senin de facebook'un da allah belasını versin" dedim. muhtemelen ahmet'e de sövmüşümdür.

    yani anlayacağınız ilk günden beridir facebook'tan pek bir hayır görmedim. adamlar sanki çok iyi bir 9 sene geçirmişiz gibi slayt hazırlamışlar. utanmasalar pasta kesecekler.
  • biz hala tanışmıyoruz kendisiyle. ismini çok duydum, uzaktan gördüm. ortak arkadaşlarımız da var. o beni bilmiyor, hayatında hiç görmedi, tanımıyor.