şükela:  tümü | bugün
  • sapıkça boyutlarda, yapılsa saçma olacak yapılmasa içte kalacak istekler bütünüdür. örneğin gereksiz bir merakla mark zuckerberg'e facebooktan arkadaşlık teklifi göndermek gibi. daha sonra bill gates'e mail atıp burs bağlamasını talep etmek ve sonra amerikan konsolosluğunu arayıp usame bin ladin'in yerinin bilindiğini iddia etmek ve bunu fbi ya bildirmelerini rica etmek gibi.*
  • bir garip istek nasıl baş gösterir, gelin beraber bir inceleyelim:

    -evet tüm detaylarıyla anlatıyorum size-

    saat 15:17:32:88 sularıydı. profilo alışveriş merkezini bilenler oranın yemek katında iki adet burger king olduğunu billirler. ben sinemaya yakın olanı seçtim. bir orta boy menü istedim. eleman hangi menü olsun diye sordu, ben hamburger olsun dedim; eleman içecek ne olsun dedi, ben kola olsun dedim. bir de orta boy milkshake istedim. eleman ne'li olsun dedi, ben çikolatalı olsun dedim. 8, 25 dedi. ekranda hamburger menü 5.00 lira, milkshake 2.25 lira yazıyordu. ben 8,25 ödedim. o nasıl oldu anlamadım? zaten o sırada onunla ilgilenmiyordum. kolayı hazırlayan arkadaşa takıldı gözüm.psikopattı tam. saykoydu adam lan. dedim bu bir pislik yapmasın lan kolanın içine? - dur, hemen o pisliği aklına getirme; bir dinle- neyse aldım menüyü , gittim bir köşeye, afiyetle yedim, peşine de geğirdim. kolanın tadında bir acayiplik yok idi. zaten o sırada onunla ilgilenmiyordum. iki kirli sakallı herif, iki bavulla önümdeki boş masaya oturdular. psikopattılar tam. saykoydular lan. almışlar cep telefonlarını ellerine, tıkır tıkır ne yazıyorlarsa? dedim bunlar terörist olmasınlar. yok lan öyle olsa niye bavullara yakın dursunlar? hem profilo' nun güvenliğinden nasıl geçecekler; lakin uzun süredir saldırı olmuyor ki bu işler gelişti mi öğrenelim.* adamlar çevreyi de süzüyor hafiften. her neyse... kalktım. adamlardan olabildiğince en uzak masayı seçtim.

    eve giderken karnıma ağrılar girmeye başladı. lan ne oluyordu? menünün üzerine milkshake içince mi oldu he? o da ne?! birden psikopat burger king elemanı düştü aklıma. yoksa... müshil mi koydu?

    eve zor yetiştim dostlar.

    buradan burger king yetkililerine sesleniyorum:

    müshil yerine- bakın bundan emin değilim, suçlamıyorum kimseyi- sakinleştirici koyun kolaların içine. böylelikle masum insanları canlı bomba olarak, bilhassa kendi kendime, suçlamam.
  • hayata geçirmeye ramak kalmışken, silkindiğimdir.

    hani son durağa gelince nida eder ya şoför:
    - son duraakkk!

    işte o an bağırmak isterim:
    - kara topraaakk!
  • bindiğim uçağın düşmesi ( lakin kimse ölmeyecek ),
    seyahat ettiğim otobüsün kaçırılması ( ancak kimsenin burnu bile kanamayacak ),
    audi tt coupe ile son hızda giderken, kaza yapmak,
    f1 de yarışırken son turda spin atıp, tüm araçları yarış dışı bırakmak.

    tek derdim birazcık heyecan.
  • çok uzaktan çok büyük bir patlama görmek istiyorum. bir de birine 'var git yoluna' demek istiyorum.
  • altın sarısı sodyum ışığı.
  • hem yenebilen hem tüttürülebilen sigara böreği.
  • terleyince saçlarımın kıvrılmaması. biraz basit oldu sanırım ama mutlu edilmesi kolay bir insanım, hata mı?
  • gus van sant hayatımın herhangi bir gününü filme alsın istiyorum. son derece sıkıcı ve ilerlemeyen bir yaşam, hatta yaşam kalıntısı elimdeki. yani milleti sıkıntıdan patlatırız; sonra o akademi benim bu oskar senin elâleme cümbüşün âlâsını eyleyiveririz filmlerin yavaşlığını unutturan.kurgu da şöyle olsun- tam olarak kelimenin hakkını veremese de hikâye: filmin açılış sahnesi mide kramplarının verdiği dayanılmaz acı dolayısı ile sabahın dördünde yataktan kalkışım, kahvaltıya kadar internette sürtüşüm ve kahvaltıda nesquik mısır gevreği* yiyişim- yok burada bitirmiyoruz filmi. yedide evden çıkışım, durağa yürüyüşüm- kamera suratıma odaklanacak ve sanki hani seyirci de benle yürüyormuş gibi ya da tam tersi bir atmosfer oluşturulacak (bkz: gerry).

    --------- 15 dakika ara ---------

    dingil okula varır ve deney yapmak için lab' ın yolunu tutar. deneyi sürekli tekrarlardan oluşmaktadır: ölç, koy, tart, biç, yıka, yerleştir. dingil kendi kendine konuşur. bazen ilginç şeyler de yaşanmaktadır. temsilen bir arkadaşı kendisini görmeye gelir; üç beş diyalog geçer aralarında ve sonra gelsin koenzim etkili, manyetik alan geçirgenli, tek yönlü monologlar. d. pencereden bakar ve öpüşen gay bir çift görür (bkz: milk). mırıldanır, çemkirir, tükürür, aksırır... hocası gelir gider... kendisi de vakti gelince ışığı kapatır, çıkar ve ....

    -----------------cast---------------------

    dingil--------------------- dingildekrna

    hoca---------------------- hoca

    bir arkadaş-------------- dost
    ....

    soundtrack
    satisfaction
    by the residents
    lyrics:...
    ....

    garip; ama istek işte...
  • telefonda yetkili merciyle konuşurken mala bağlamamak istiyorum. bir de dünya basınında geniş yer bulmak istiyorum. yemeksepetine bi altı ay daha böyle abanırsam ikincisi olacak galiba.