1. sozlugün sozluk kullanıcılarının kısa özgeçmişleri. halihazırda birkaç cibanbasinınkini bilmekteyiz zaten. bilmediklerimiz de aşağıdaki gibidir. öğreniniz.
  2. efendim bu hikayelerin ilk başladığı yer için (bkz: travmatik çocukluk öyküleri) var...biz sözlükçülerin nasıl bir yoldan geldiğini anlamak için önemli bir referans...

    ayrıca (bkz: sevgili günlük) mealindeki entryler, bizlere entrylerden karakter tahlilinden daha çok şey sağlayacak, takipte olduğumuz*, talibi olduğumuz cengaver sözlükçü hakkında bolca veri verecektir...
  3. öyle bir iş görüşmesiydi ki bu sanki karşılıklı satranç oynuyorduk. diğer bir deyişle insan kaynakları müdüresi beni taşaklarımdan yakalamaya çalışıyor, ben de onları vermemeye uğraşıyordum.

    "ne için bu sektör?, son ayrılışınıza neden olan bu olay peki?, söylediğiniz karakteristik özellikleriniz hakkında beni inandırabilir misiniz?"

    bütün soruları son derece ikna edici ve agresif bir şekilde yanıtladım. kadın bozum olmuş olsa da etkilenmişti benden.

    görüşme bittikten sonra sandalyemden kalkıp, iki elim önümde kavuşmuş bir şekilde sistemin dişlisi bu sefil kişiye kanını donduracak bir bakış fırlattım. önce uzattığı eline sonra gözlerinin içine bakarrak "esselamu aleyküm" dedim ve ardıma bakmadan ayrıldım oradan.

    o sıralar oz dizisini günde 6 saat izliyordum. muhterem said e olan öykünmem hayatımın amına koydu resmen.

    şimdi kebapçıda çalışıyorum ama en azından motorum var altımda. buralarda benden daha beter olanları da var dostum.
  4. sadece kendi istediklerini yaptı...en azından yapmaya çalıştı ve hep yarısında bırakıp (bazen kendi isteğiyle bazen şartlar zorladıgı için) tatmin bir şekilde bi başka şeye atladı. gelinen son nokta-25 yılın muhasebesi; başarısızlıklarla dolu kocaman bir pişmanlık. bezginlik. kararsızlık.

    aynali misket.
  5. pek de ilginç olmayan hikayeler, şöyle ki, bir gün bir akbil buldum ve hayatım değişti.

    akbil dengesi bozuk.
  6. o son msn oturumunu açmamalıydım..
  7. "evvela yazarım. yani öyle troll, donuz falan değilim.

    2008'de şehvetli bir kış gecesi sözlük rahmine düşmüşüm*.

    içerde mozartlar, betovınlarla beraber orhan gencebaylar, ruhi sular dinlerken bir yandan da maval okunmuş. kısa kesilince aydın havaları.

    aklıma tekme atmak gelmemiş bir süre. cinsel münasebette olan sözlüğün ebesi zaten meşgul olduğundan, on tekme atacak bir sabırsızlık, bir takat bende vücuda gelmediğinden rahat etmişim o rahman ve rahimde.

    o ara sözlüğün ebesi kutlu doğum haftasını müjdelemiş*. ilk tekmemi o gün atmışım. çünkü beynim oluşmuş ilk*. kendimi farketmeye, algılamaya başlamışım. neticesinde de aramışım. dışardaki yeni doğanların ağlama sesleri beni ürkütmüş. demek ki kulaklarım oluşmuş*. ablam kurban olsun bana* ki oluşmuş. derken gözlerim*, sonra ağzım*, tam anlamıyla inanıp evvelden oluşan el ve ayaklarımla tekmelemişim.

    futbolcu olacak bu zannedilirken bir bakmışım, trendeyiz, kondüktör kesiyor bileti. ebe her zamanki gibi meşgul, cinsel münasebette. kaybedene kadar -kaybedersek iniyoruz trenden- elimde tutacağım bu biletle trendeyim şimdi. rahimde oluşan kanatlarım, üçüncü gözüm, sağ ayamdaki ikinci ağzım, sol ayağımdaki yara; doğduktan kısa süre sonra kullanmadığımdan körelmiş, silinmiş, kaybolmuş.

    okula başlamışım. ilk yıldızlı pekiyi*mi matematikten almışım*. hoca bana takınca uygulamalı biyoloji dersinden kalmışım*. hoca değişince geçmişim*. şimdi yetişkinim. hayattayım, trendeyim. ne rahmanda ne rahimdeyim.

    ne fuzuli kadar rindimdir, ne de joseph von eichendorff kadar romantik. duvarımda üj diploma, bej teşekkür, yedi-yemedi siktirname; başucumda parmaklarım kadar kitap; gözümün üzerinde de kaş vardır.

    ispiyonu çok severim. ukte doldurmaya hele biterim. karmada marmada gözüm yoktur, vallahi yoktur. hatta çıkmasın diye popüler başlıkları giymiyorum. başım kel.

    ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım*. meşgul olmadığım "ehemmiyetsiz" sadece sözlük dışındadır.

    ben efkarinukalayaptigiakil. efkar yine ukala yaptı akili müstakbel mısrayı meşhurunun mübdii. şu yaşıma kadar budur hayatım, hikayesi. elcucu'yle ret itina'dır en yakın arkadaşlarım. bir de sevgilim olacak, pek muteber. ismini söyleyemem, moderatör tarihçesi yazsın.

    kim bilir belki daha binbir türlü huyum vardır, olacak ama ne lüzumu var hepsini sıralamaya? onlar da bunlara benzer, onlar da bunlara benzeyecek."
  8. mutfakla tuvalet arası bir hortum. çürüyüp yok olana dek ne bir eksiği ne de bir fazlası...

sözlükçülerin hayat hikayeleri hakkında bilgi verin