şükela:  tümü | bugün
  • yıl 2015 eskişehirde barda çalışıyorum. barın sahiplerinden biri akpli. ben atatürkü sevmiyorum diyor. akp geldi ülke çok iyi oldu diyor. bunu diyen adam devletten vergi kaçırabilmek için binbir takla atıyor.

    ben müslümanım elhamdürillah diyor. her gün bize seks hikayelerini anlatıyor. sonra ama onlar başka karım başka diyor. birisi karısına kocan seni aldatıyor demiş. o adamı bulup öldürücem diyor.

    bizim über müslüman abi durmuyor, her akşam iş çıkışı kumar oynamaya gidiyor. her gün ulan yine 500 lira kaybettim ama az daha kazanıyordum bu sefer diyor. iki saat sonra hiç kar edemiyoruz diye üzülüyor.

    her gün biz burda bir aileyiz geyiği yapıyor. çalışanıyla yatıyor. sonra çalışanı kovuyor.

    bu arada bunun bar munasebetiyle tanıştığı bir adam geliyor. benim ateist olduğumu öğreniyor. diyor ki, senin elinden su bile içilmez. bunu diyen adam efes pilsende çalışıyor. über müslüman olan bu abimiz de ara ara beni kitleyip seks hikayelerini anlatıyor. o da elhamdürillah müslüman.

    2 ay sonra battılar zaten
  • lisede kapanmaya karar verdim. ailem çok tepki gosterdiler babam falan dövdü hatta ama yılmadım. başörtümü bağlayıp,heycanla okuluma gittim sabah. sanki herkes bana bakıyor,işaret ediyor gibiydi. o dönemler baya sıkıntılı tabi.

    sonra derse girdim. sevdiğim bir öğretmenim beni azarlayip başörtümü çekti sacimdan. şaşırdım tabii. "ınsanların inancına hiç mi sayginiz yok hocam "
    dedim. o da bana "saçmalama oğlum git tahtayı sil" demişti. hatırladıkça hala üzülürüm. o günden sonra zaten dini imanı boşladım. kısa kısa şortlar giyip geziyorum.
  • halk otobüsünde kulaklıkla kısık sesle müzik dinlerken, yanımda oturan elemanın beni dürtüp "ezan okunuyor" demesi.

    istifimi bozmadan ortama kulak kabartır gibi yapıp, "evet ezan okunuyor" diyerek kulaklığımı geri taktım.

    yolun geri kalanı boyunca bana yüzünü bile dönmedi. *
  • istanbul'da sene 2005 veya 2006. rahmet enişteyle notere gittik. evde yaşlı var, vekalet işlemleri için eve getireceğiz noteri. noter eniştenin kafasındaki kasketi görünce "bu ne böyle? gavur icadı şapka takmışsın" diye azarladı. sonrasında ise gavur icadı bilgisayarından çıkarttığı kağıtları ve gavur icadı tükenmez kalemini alıp, gavur icadı arabasına bindi. laf söylesen kelimeler kifayetsiz, siksen yetersiz.
  • konum:ankara
    yıl:2016

    2000 parçalık puzzle'ımı "içki fotoğrafı" olduğu için, günah diyerek çerçevelemeyen; tamam sen çerçeveleme bana ver çerçeveyi ben yapayım dediğimde, sana ona uygun çerçeve satmam diyerek çıtayı çok yükseklere koyan ankaralı esnaf dayı.

    puzzle da şuydu.

    edit: link düzeltme
  • yer konya. gıda ürünleri üreten bir şirkette pazarlama müdürüyüm. konya bayimizi ziyaret için bayinin deposuna gittim. işten güçten fiyatlardan filan konuşuyoruz.adamın 15,16 elemanı var. öğlen zamanı geldi iki tencere yemek geldi. masaya koydular tabldot yemeğine benzemiyor sordum.

    - lokanta yemeği değil galiba .
    +yok benim hanım yapıyor gidip evden getiriyoruz.
    - zor olmuyor mu her gün, hergün yengeye eziyet filan .yemek şirketiyle anlaşsaydın ya.
    + olmaz içine domuz eti filan koyarlar.
    - konya'da domuz ne gezer.
    +bulurlar onlar.
    çakal, hem hemşerilerine güvenmiyor. hem de işi ucuza getiriyor. bu arada söyleyeyim yemek berbattı.
  • 10 yıl kadar önce; o zaman 80 yaşında annem. bastonuyla yürüyor her sabah. cübbeli genç bir kopil anneme yaklaşıyor.
    -namazınızı kıldınız mı?
    - (anneciğim gözleri görmüyor net, mahallenin hocası sanıyor) kıldım efendim.
    (mütedeyyindir anacım, her sabah kılar-dı)
    -neden başınızı örtmüyorsunuz?
    - (annemde şafak atıyor tabii) bana bak!!!@!@!@!
    baş örtmek ne zaman moda oldu? !?
    bastonuyla da kovalıyor adamı...
    sonradan öğreniyor o namazı soranın da genç bir delikanlı olduğunu, cübbe içinde adam sanıyor kendini gerzek...
  • bundan bir 4-5 sene önce evden çıktım, bizim sokağın sonundaki caminin oradan yürüyorum. üzerimde de bildiğin mont filan var, hava soğuk. pantolon giymişim, mont giymişim, eldivenim bile var. öyle soğuk. neyse. sonra yanıma takkeli 11-12 yaşlarında bir çocuk geldi. "sevişmeye mi gidiyorsun abla" dedi. o an nasıl kan beynime sıçradıysa dönüp çocuğa yapıştırdım tokatı. sonra babası geldi, o da tabi takkeli, uzun sakallı bir tip. baya tartıştık da bizim muhtar ayırdı sonra. tanıyordu beni de ailemi de, "gel kızım" filan diye diye götürdü beni. muhtemelen sadece saçım açık olduğu için öyle bir söz duydum.

    zihniniz batsın!
  • yer : izmir/gültepe

    arada sırada karşılaşıp selam verdiğim komşum evden çıkarken "sen çok efendi düzgün çocuksun ama o küpeler o sakal sana yakışıyor mu? erkek gibi gezsene?" dediydi. bir anda gözüm döndü sesimi yükseltip "sanane küpemden, sakalından erkekliğimden?" diye çıkıştım. o sıra alt kattaki arada sırada dükkanına gidip geyik çevirdiğim marangoz olaya müdahil olup "katil bezelye'ye karışma. kimseye zararı yok. istediğini de giyip yapar." dediydi de olay büyümeden yatıştı.

    yer: ordu

    ailemin evimdeyim. merkeze gitmek için evden çıkıp aşağı doğru yürüyorum. başka bir komşu "kız gibi saçın uzun. sen utanmıyor musun meliha'nın oğlu olmaktan. annen gibi saçını uzatacağına baban gibi sakalını uzat dedi."

    ben yine çıldırdım. "git be şurdan manyak kadın. istediğimi yaparım. annemin de saçları çok güzel onun gibi uzatırım. sanane." dedim. o sıra balkondan hamur yemekten beli 20 kilo yağ bağlamış oğlu atar yaptı sen annemle nasıl konuşuyorsun diye. "annen önce başkasına karışmasın gitsin kendine baksın." dedim. dur ben sana soracağım gibisinden kapıya yöneldi. direk sokaktan "bu binada dışarı çıkarsan gözünü hastahanede açarsın." diye bağırdım. o sıra başka komşu çıktı aman oğlum yapmayın etmeyin gibisinden. balkondan atar yapan tavuk da döndü götünü söylene söylene içeri girdi.

    özetle yobazlık sadece kadınlara değil, topluma benzemeyen herkese.
  • aldığım ikinci el eşyaları evime götüren nakliyeci elemanın kamyonette söyledikleridir.

    + yaz geldi bilader ne diyosun bu duruma?
    - aynen, sıcak baya.
    + yok onu demiyorum. şu şeytanları diyorum (kaldırımdaki kadınları gösteriyor)
    - anlamadım?
    + hiç bizi düşünmeden oralarını buralarını açıyorlar sonra tecavüze uğradı mı biz suçlu oluyoruz.
    - ne alakası var hocam şimdi? isteyen istediğini giyer..

    bi süre sustu sonra ağzının kenarıyla sen de haklısın dedi. suyuna gitsem demek konuyu nerelere getircek şerefsizin oğlu.