şükela:  tümü | bugün
  • üst katımızda parti verip, american pie hesabı kızları sarhoş ederek düzmeye niyetli kro gençlerin sigortasını farkettirmeden kapatmak. onlar açtıkça bir daha kapatmak.

    baştan anlatayım. bir pazar öğlesi kuzenle film* izlemeye niyetliyiz. tam bu sırada üst kattan gelen müzik sesi artıyor. yıldız tilbe'den tut da, abik gubik hiphop şarkılarına kadar iğrenç bir müzik işkencesi altındayız. filme konsantre olmaya çalışmak nafile.

    o anda sigortayı kapama fikri aklıma geliyor. hemen gidip sessizce kapatıyoruz sigortayı. bir süre sessizlik. sonra gençler uyanıyorlar olaya tabi. inip sigortayı kaldırıyorlar. müzik yine aynı yüksek volume çıkıyor. biz de aynı şeyi tekrar yapıyoruz. onlar da inip tekrar kaldırıyorlar.

    kulak kesilip yukarıdaki konuşmaları dinliyoruz. müzik tekrar yüksek volume çıkıyor, ancak hemen o anda birisi araya girip "açma açma o kadar açma" diyor. işte bu orgazmdan daha zevkli anlardan biri. artık bizi rahatsız edemeyecek bir volumde dinliyorlar.

    muhtemelen partinin tadı kaçıyor. evsahibi çocuk rezil oluyor. günü skor yapamadan geçiriyor. biz de rahat rahat filmimizi izliyoruz. ahahahaha...
  • birgün ankara metrosunun kızılay durağından ankaray tarafına hızla gidiyorum işim var ve biryere yetişmem gerekiyor. ankara'lılar bilir aşti'ye gitmek için ankaray'ı kullanmak gerekir. dediğim gibi metro tarafından hızlıca ilerliyorum. karşıma bir anda biri çıktı ve sadece "aştiye nerden gitcez" dedi. ama öyle bi anda çıktı ki ben nası korktum anlatmam. o an yaptığım piçlikse muhtemelen herifie bir daha böyle kaba olmaması konusunda epey ders verici nitelikte olmuştur. burdan gitceksiniz diyerek metroya bindirdim herifi. artık ne zaman piçliği çakıp geri inmiş, ankaray'a binmiştir bilemem. eğer ki otobüse yetişmesi gerekiyorsa da kaçtı o otobüs kusura bakmasın. piçlik değil mi?
  • karşıdan karşıya geçerken boş su şişesini trafik lambasının hemen yanındaki kovaya atmak ve kovanın içindeki buza yatırılmış yeni su şişelerini görüp kalabalığa karışmak.
    ertesi gün aynı lambada araçla beklerken su satın almak. sucuyla ''abi sizin iş de zor vallahi bu sıcakta'' muhabbeti yapmak. adam ne bilsin ekmek kovasını* pislettiğinizi.
  • daha ziyade unutturulmayan piçliklerdir. zira yediiğim dayağın acısını hala hatırlarım.

    ne yaptığımı da hala anlamış değilim, zurnacının karşısında canım limon yemek isteyemez mi?
  • öpücüğe tiki olan bir arkadaşım var. yani öpücük atılınca(ona veya başkasına) o da atıyor.

    bu ön bilgiden sonra olaya geçiyorum. stüdyoda, o zaman çekmekte olduğumuz program için çekim yapıyoruz. az önce bahsettiğim arkadaşım da anonsları çekiyor. biz çekimi rejiye bağlı olmayan bir kamerayla yapıyoruz. ben de rejiye bağlı başka bir kamerayla detay görüntü alıyorum. referans ekranları tam bu arkadaşın karşısında, yani rahatlıkla kendini görebiliyor ekranlardan. mola verdiğimiz bir sırada, benim elimde bulunan rejiye bağlı kamerayı onun ağzına zoomladım.

    ben: ekrandan kendini görüyosun değil mi?
    arkadas: evet!?
    b: ağzını görüyor musun?
    a: evet de ağzımı niye çekiy....
    b: muck!
    a: muck!
    a: muck!
    a: muck!
    a: muck!
    a: muck!
    a: muck!
    a: muck!
    a: muck!
    a: muck!

    kendisini tetikleyip, loopa soktum. kendine yaklaşık 30 sn. aralıksız öpücük attıktan sonra ağzını kapatıp durabildi.
  • lisede sevdigimiz bir ögretmenimizin suzuki maruti'sini durdugu yerde 90 derece cevirmek..
  • otobüste önümde oturan birinin cüzdanı yere düşmüştü. cüzdanı yerden almak için eğildim. o sırada hemen dibimde ayakta duran uzun bacaklı bayan, benim cüzdanı daha rahat alabilmem için bir adım geriye gitti, o sırada uzun bacaklı bayanın arkasında duran tek kaşlı amca, bayanın kendisine doğru bir adım attığını görünce içinden gelmemesine rağmen bayanla fiziksel bir temas yaşamamak için bir adım yana kaydı, tek kaşlı amcanın bir adam yana kaymasıyla herhangi bir şey oldu mu hatırlamıyorum. işte bu kelebek etkisidir.

    neyse konumuza dönelim. cüzdanı yerden aldım ve hemen önümde oturan kişiye "affedersiniz sanırım cüzdanınız yere düştü" diyerek, geri verdim.
  • beni kıl eden ev arkadaşımın kıllarıyla tıkanan banyo giderini yine aynı arkadaşın çapraz kıllı diş fırçasıyla açmıştım zamanında. bilse beni sikerdi yemin ediyorum.
  • lisedeyken sakalları pek çıkmayan bir arkadaşı yüzüne meni sürerse orman gibi sakalının olacağına inandırmak mı yoksa içtimadan kaçtığım için komutan tarafından çağırıldığımı söyleyerek dalga geçmeye çalışan kural delisi arkadaşı, komutanı görmeye gittiğime ikna ettikten sonra komutanın yarım saat sonraki içtimada beni onun yanına "boşyere" gönderen arkadaşı hatırlatmam gerektiğini söylediğine ikna etmek; arkadaşın bölük içinde azar yememek için azarını peşin peşin yemeye komutanın odasına gitmesi, akabinde taşak oğlanı olarak ve çarşı iznini yitirerek geri dönmesi mi daha piçliktir bilemedim, sözlükçüler karar versin.
  • muhasebe denetimi dersine gelen prof. ile aramda geçen konuşma ile az biraz yaptığımdır.

    mddgp: vallahi dayanamıyorum artık bu koşuşturmaya iş ve okul zor oluyor arkadaşlar.

    b: hocam iyi gidiyoruz bence sıkıntı yok yani üstesinden geliyorsunuz gibi ?

    mddgp : ya öyle ama yaşımda geçti artık :(

    b : yok hocam gençsiniz bence gidersiniz her türlü ( lafı ettikten sonra sıçtığını anlamak )

    mddgp : nereye giderim ?

    b : okul, iş falan yani gidersiniz her türlü bence yani ehe ehe ( m. ali birand tarzı saçmalamalar )