şükela:  tümü | bugün
  • bir çekememezliği, ülkenin sosyokültürel durumunun ne kadar alt düzeyde olduğunu gösteren tespit. bunun tam karşılığı: "üzüm yemekten çok bağcıyı dövmek." elbette öğretmenler eğitimdeki en önemli aktör. bunu yadsıyamayız. ancak sorarım neden;

    "nasıl daha iyi öğretmenler yetiştiririz?"
    "çocuklarımıza nasıl daha iyi eğitim verebiliriz?"
    "ülkenin çağdaş uygarlıklar seviyesine çıkması için nasıl bir yol izlemeliyiz?"
    "eğitim olarak marka olan ülkelerin hangi özelliklerini ülkemize uyarlayabiliriz?"
    "eleştirel düşünceyi, analitik düşünceyi hakim kılıp; ezbere düşünceyi önleyebiliriz?"
    "türk eğitim sistemi dünyaya uyum sağlayamadı , bunu nasıl önleriz?"
    "türkiye'de eğitim eğitim çöküyor mu?"

    gibi konular üzerinde tartışmak yerine;

    "3 ay boş boş oturup maaş alan öğretmen"
    "öğretmenliğin mevsimlik memurluk olması"
    "öğretmenlerin 3 ay değil 2 ay tatil yapması"
    "öğretmen rahatlığının insanları çıldırtmıyor oluşu
    "öğretmenler yaz tatilinde kamu hizmeti yapsın"

    gibi nice başlıkla muhatap oluyoruz?

    nedeni aslında çok açık, kimsenin eğitim şu bu umrunda değil, adama desen ki "öğretmenleri 365 gün çalıştıracağız ama ülkenin eğitim seviyesi bundan bile kötü olacak." adam kabul eder. çoğunun istediği de bu zaten. bunun temel nedeni aslında ironik bir şekilde eğitimsizlik ve cahillik. bir de bunu sanırım herkes kabul eder sözlükte temel amaç fikirleri tartışmak değildir, fikirleri tartışmak sıkıcıdır, ama amiyane tabirle taşşak geçmek öyle mi? öğretmenleri sinirlendir ve yine sizin deyiminizle kuduruşlarını izle. bu keyifli geliyor sanırım. bir başka neden de şu fıkra ile özetlensin ve entarim son bulsun:

    --- fıkra ---

    fıkra bu ya; cehennemde yeni bir zebani işe başlamış. ilk gün doğal olarak oryantasyona ayrıldığından diğer bir kıdemli zebani tarafından gezdiriliyormuş. heryerde dev, yüksek kaynar kazanlar içinde yanan insanlar ve her bir kazanın başında zebaniler varmış. tabi bizimki yeni ve meraklı her şeyi öğrenmek istiyor. bakmış derin bir kazanın başında 5 zebani beklıyor.
    - bu ne demiş ?
    diğer zebani cevap vermiş;
    - bu almanların kazanı, sürekli birlik olup yardımlaşıp üst üste çıkarak yukarıya tırmanıyorlar ve oradakı zebaniler de tırmananı tekrar aşağıya atıyor...
    biraz daha ilerlemişler dev bir kazan daha. başında 3 zebani bekliyormuş. bizimki yine dayanamış
    - peki burada niye 3 zebani bekliyor?
    diğer zebani;
    - bu da amerikalıların kazanı, bunlar da arada yardımlaşıp çıkmaya çalışıyorlar ve görevli 3 zebani de yukarıya çıkanı tekrar aşağıya atıyor.
    bizimki bakmış bir sürü dev kazan ve her kazanın başında çeşitli sayıda görevli zebani varken ileride bir kazan var ki başında hiç zebani falan yok. hemen atılmış;
    - yahu bu kazanda niye görevli zebani yok, boş mu?
    diğer kıdemli zebani artık bıkkın bir şekilde cevaplamış;
    - ha o mu yok yok o türklerin kazanı. orada boşuna görevli zebaniye gerek duymuyoruz. zaten içlerinden birisi çıkmak için çaba sarfettiğinde diğerleri anında bunu farkedip birlik olarak hemen onu aşağıya çekiyor.

    --- fıkra ---

    halbuki tüm insanlar, tüm meslek gruplarının haklarını savunsa ne güzel olurdu...
  • herkes için en hayırlısıdır. eğitimden, eğitimcilikten anlamayan insanlar keşke bu konularda hiç konuşmasa.