şükela:  tümü | bugün
  • ne kadar engin olduğunu test etmek için taraftarlık* gibi son derece bireysel konularla ilgili başlıklara giri ekleyebilirsiniz. gaza gelmenin en hızlı ve en yoğun yaşandığı yerler burasıdır. linç de oylama zopalarıyla yapılır. başlatmak ne kadar gereklidir, o da tartışılır.
  • cevdet kızıl dahil olmak üzere bir çok insanın gözü yaşlı bilgisayar ekranına kilitlemiş kültürdür. özelikle dokuzuncu nesil yazarların sıradan tanımlarına verilen ayarlar, nesildaşlarımın linç edilmesi ödümü patlatmıyor değil. bu entryi girerken bile terler boşaldı linç korkusundan. aman bize uzak olsun böyle kültür.
  • (bkz: vurun kahpeye)
  • ünsüz harflerin ünlülere hücumundan ibarettir. sayısal üstünlüklerine binaen, ünsüzler döver. döverken harfler birbirine karışır kelime olur. karışık bi mesele. kültür işte.
  • artık dayanamayacağım.
    çok direndim, büyük mücadeleler verdim, anlamaya ve anlatmaya çalıştım ama olmadı, başaramadım...

    insanları çalıştıkları banka, tuttukları takım, siyasi görüşleri ve dinlediği müzik gibi birçok saçmasapan olgularla linç etmeye çalışan bu güruh bana da dadandı. ve işin esas acı olan kısmı, taciz boyutlarını bile çoktan aştı bu girişim.

    eminem dinliyorum dedim, "popüler olanı dinlemek kolay tabi!" dediler...
    uzanların 46. yıl kutlamasına katıldım dedim, "yolsuzluk yapanların yanındasın, sen de onlardansın!" dediler...
    seattle supersonics'i tutuyorum dedim, "payton ve kemp olmasaydı babayı tutardın!" dediler...
    pamukbankta çalışıyorum dedim, "şener şen üzerinden rant sağlıyorsun!" dediler...

    ve daha da önemlisi tüm bunları, bilip bilmeden, ağıza alınmayacak küfürlerle dile getirdiler. ama ben onlara güzel güzel anlatmaya çalıştım;

    eminemi taa d12 zamanından beri takip ettiğimi,
    sayın uzan'ın sırf takımını sevdiği için jardel'e cebinden 16 milyon dolar verecek kadar beklenti içinde olmadan iyilik yapan bir beyefendi olduğunu,
    sonics'i ray allen geldikten sonra da tutmaya devam ettiğimi
    ve pamukbank'ta sırf şu çürümüş sistemde hayatta kalmak için çalışmaya devam ettiğimi

    küfür etmeden anlatmaya çalıştım. evet, küfür etmedim. çünkü biliyorum ki küfür acizlerin ve korkakların saldırı metodudur. ve tabi ki suskunluğum asaletimdendir.

    ulan, kabilesi sikikler! sıkıyorsa yüz yüze etsenize o küfürleri! anca nicklerinizin arkasına saklanın siz, adi pezevenkler!

    yazık.. çok yazık...
  • çok yerleşik bir ekşi sözlük özelliğidir.

    şöyle işliyor;
    sol pencereden akıp düşüyor önünüze bi yazarın-siyasetçinin-gazetenin başlığı,
    yeni günün ilk entrysini okuyoruz "şunu diyerek yanlış yapmış x. aha buda vidyosu. vidyo ne güzel bir şey değil?"
    hemen arkasına dizilmiş "şunu demeseydi iyiydi" "şunu demesinden dolayı artık nefret edilecektir" gibi kalıplara uygun olarak entrymizi giriyoruz.
    adam aslında ne demiş, haberin detayı neymiş çükümüzde değil.

    gelsin şimdi öfkeli kalabalığın azgın şukuları.
  • en yakın zamanda görülebilecek örneği için
    (bkz: kan vermek istemeyen ergen)
  • kamusal alana mal olmamış kişilerin adlarına ya da plakalarına başlık açmak ve mahkemeye intikal edecek olayların şahıslarına ana avrat küfür etmek. bugün falanca olayda hayvanseverlerin suçlu bulduğu birini bu keyfiyette linç etmesi, yarın filanca olayda dindar ve muhafazakların suçlu bulduğu bir başkasını aynı keyfiyette linç etmesini doğurur. bunun tehlikesini anlayamayanlar da olaylara ve kişilere göre yorumda bulunuyor. senin hassasiyetin, onun hassasiyeti herkesin hassasiyeti var, tribünler var, şurada bir duyarlılık arkasına sığınıp küfürler yağdıran, hedef gösteren onca sorumsuz insan var. yarın olmayacağının bir garantisi var mı ?

    hedef gösterilen şahıs bir gün sen olabilirsin, tanıdığın bir başkası olabilir. kişilere basın yayın yoluyla hakaret etmek ve onları toplum içinde küçük düşürmek suçtur ve sözlük, yazdıklarının yasal sorumluluğunu göz önünde bulundurmayı lüks olarak gören insanların keyfiyetine araç olmamalı.