şükela:  tümü | bugün
  • ekşi sözlükte her daim mesai yapan, işli işsiz insancıklardan oluşan bir acayip küme.

    kafayı taktıkları mesleklerin başında doktorluk ve öğretmenlik gelse de mühendislere, eczacılara, avukatlara, memurlara ve pek çok daha iş ve meslek grubuna sataşmadan gün geçiremezler.

    haa, bazıları bir mesleğin başlığında bol keseden atıp tutarken kendi mesleğinin başlığında da cansiperane savunmadadır.

    şunu anlamak çok mu zor: hiç kimse egosu yüksek olduğu için avukat, paragöz olduğu için doktor, yatışı sevdiği için öğretmen, mal fazlası kakalamaya bayıldığı için eczacı, abazan olduğu için mühendis olmuyor. hiç bir mesleğin mensuplarının tamamı orospu çocuklarından ya da iyilik meleklerinden oluşmuyor. çok biliyormuş gibi neyin genellemesini yapıyorsunuz allasen?
  • tam sözlükte meslek aşağılayan boş beleş grup diye entry açacaktım ki, aramaya inandım ve buraya geldim.

    sözlük yazarlığından ziyade hayatta bir unvan, rütbe, terfi ve hatta teşekkür bile alamamış sürekli meslek sahibi insanlara atıp tutan bir ekip var. bunların erkek olanları 30'lu yaşlarında, obez, siyah kıvırcık ve yağlı saçlı. sabahları enerji içeceği ve üzerine eve ziyarete gelen komşu ile türk kahvesi içiyor. ailesi ile yaşıyor. kadın olanı, namus timsali modunda. sivilceli. kimseleri çekemiyor. televizyon karşısında türk dizilerini izleyip çekirdek çitlemek en büyük kültürel etkinliği. bir gün doktor olmak istiyor, bir gün hostes, bir gün manken, bir gün öğretmen. olamıyor. her iki cinsi de içindeki tüm nefreti bu meslek gruplarına dökebileceği entryler giriyor.

    efendim hostes muavindir, doktor beleşçidir, avukat yalancıdır, ik müdürü çaycıdan daha az gereklidir vs. vs.

    yavrucum sen ne yaptın ananın babanın cebine koyduğu üç beş kuruştan başka? git bir kursa aktiviten olsun, cv'in dolsun.
  • son günlerde yine azıtan güruhtur.

    kendileri nasıl yüce bir meslek icra ediyorlar bilmiyorum ama doktorluk bile yanında "amaaan o da bir şey mi?" oluyor. evinde atomu parçalıyor herhalde pezevenk.

    bu güruhun eleştirdiği mesleklerin içinde açık ara birincisi öğretmenlik. ki şahsım da bu meslek gurubuna dahildir. neymiş tatili yatışı çokmuş. sen çocuğunun çocukluğunu yaşamasını feda edip yaz kış demeden okula göndermeyi vicdanına sığdırabileceksen ben onu okutmaktan gocunmam merak etme. o olmadı, bu sefer "e tatilde para almasınlar o zaman". öleyim, taş kemireyim istiyorsun değil mi dingil? evinde bir tanesiyle zor başa çıkıyorsun ben her gün yüzlercesine emek harcıyorum ileride adam olsunlar, topluma faydalı işler yapsınlar diye. yazın aldığım üç kuruş mu çok geliyor gözüne?

    efendim bir diğeri doktorluk. adam utanmadan "siz ilaç doktorusunuz" diyor. el insaf adam sadece lisansa 6 senesini veriyor daha uzmanlığı var bilmem nesi var. okuduğu süre zarfında hayatı bitiyor insanlıktan çıkıyor gençliğini yaşayamıyor ileride seni iyileştirebilmek için. gençliği bitiyor hala okuyor hiç bitmiyor. ama sana göre çağımız internet çağı, yaz semptomlarını google'a bul hastalığını al ilacını iyileş bu kadar basit değil mi? dünya üzerinde kaç bin çeşit hastalık var bilmiyorum, ama illaki semptomları birbirine benzeyen bir dünya hastalık vardır. birinin ilacı diğerini daha kötüleştirebilir, sakat kalabilirsin ölebilirsin her şey olabilir. ama sen yine de google'dan bak, öyle yap ki geber, doğal seçilim gereği daha akıllı olanlara yer açılsın. tahlil falan gerekirse de bir kaba sıç, sonra bokunda boncuk ara bu ne anlama geliyor diye. sanki dünyada gripten başka hastalık yok insanlar sadece grip nezle için doktora gidiyor o kadar basit. dingil.

    hazır doktorluğa değinmişken bir de eczacılar var. bunlara göre eczacılarında esnaftan farkı yok. eczacılık fakültelerinde de işletme dersleri veriyorlar hep aman çaktırma kimse bilmesin. bunlara kalsa köşe başlarına torbacı gibi adamlar koyalım "antibiyotik var vitamin var kalp hapı var gel abi gel abla burdan ucuza yok" diye satsınlar. değil mi hıhı..

    sonra pilotlara maaşları için giydirmeye çalışanlar var. ulan kartal-pendik dolmuşu mu bu hıyar. en ufak hatayı kaldırır mı? o kadar insanın hayatı sana emanet, o kadar farklı hava-pist koşulunda kaç tonluk uçak indirip kaldırıyorsun, evde monitör karşısında sikini indirip kaldırmakla bir tutuyorsun.

    daha neler neler var ama yazarsam manas destanına döner bu entry. ulan madem o eleştirdiğin meslekler o kadar sikko, o kadar rahat, git oku sende o meslekleri icra et. tutan mı var pezevenk? üniversitelerin ilgili bölümlerine sadece bizi alıyorlar, sen girmeye çalışınca "sen gelme lan ayı" mı diyorlar?

    hayır ne yapmamızı istiyorlar onu da anlamıyorum. artık ne iş yapıyorlarsa, tüm ülkenin senin yaptığın işi mi yapmasını istiyorsun? bir işe girerken sana mı danışalım ne yapalım amın evladı?

    her mesleğin kötüsü de var evet kabul. kötü doktor da var, kötü öğretmen de var, kötü avukat, kötü memur, kötü işçi vs.vs. hepsi var, senin mesleğinde de var bu kötülerden. ama mesleğinin hakkını verenlerin hiç mi kıymeti yok ulan. eğer yoksa senin mesleğin de dahil olmak üzere tüm dünya üzerinde iyi meslek, faydalı meslek diye bir şey yok o zaman. mesleğini kötü yapana bakıp tüm meslek dalına işe yaramaz demek kadar aptalca bir şey olabilir mi?

    hadi tamam senin işin (artık neyse) en zor iş, en kıymetli iş, en alkışlanacak iş. tamam topluma faydan vardır eyvallah, yaptığın iş için teşekkür etmem gerekiyorsa şahsım adına teşekkür ederim. peki sen bir allahın günü bir çöpçüye dedin mi "abi sen olmasan buraları bok götürür kokudan hastalıktan kırılırız" diye? dedin mi bir çiftçiye "abi sen olmasan kaldırımı kemiririz açlıktan" diye? bak koca atatürk başardığı onca şeye rağmen "köylü milletin efendisidir" demiş zamanında. sen bu yaşa gelip okuduğun onca okulu bitirip bu zihniyeti benimseyemediysen senden en fazla yaptığın mesleğin erbabı olur, ama adam olmaz. gerisi de bizim sikimizde olmaz kendi kendine konuşursun hayatın boyunca.

    not: sınıfında asla burada kullandığı dili kullanmayan kendi halinde öğretmen.