şükela:  tümü | bugün
  • ilginç bir durum benim açımdan. aslında bu tıynette biri de değilim. mesela arkadaş ortamında ben cümleye başladığımda genelde sesler kesilir ve konuşmam onaylayan bakışlar ile pür dikkat dinlenir. ya da ne bileyim okuldaki en kıl hoca ben söz aldığım zaman önermelerime pek itiraz etmez. yanlışsın lafını da duymam kolay kolay.

    sözlüğü takriben 5-6 yıldır bilfiil takip ediyorum. bu takip süresinin ortalarında dedim ki: "ulan ben burada yazarsam benden izin almadan kimse entry girmez, herkes benim yorumlarımı okumak için çıldırır. en iyisi yazar olayım da şu dürümcü tombiş biraz nasiplensin." her neyse bu şekilde yazar olmaya karar verdim ama bir de ne göreyim sen çaylaksın dediler, seni bekleteceğiz dediler. prosedür gereği 10 entry gir işleme alalım dediler. 10 entry mevzusu olunca "iyi lan 10. entry'yi yazıp enter tuşuna basınca yazar olurum, etkilenmemeleri elde değil" demiştim, emindim. zaten kendime güvenimin kırılması süreci de bu anda başladı. ilk bir kaç gün sabırla bekledim. hata yapmışlardır, algoritma bozuktur, belki yönetici çocuklar meşguldür gözden kaçmıştır ya da belki kanzuk dürüm yerken boğazına kaçırmıştır da 3-4 kişi heimlich manevrasını anca yapıyordur dedim. ancak değişen bir şey olmadı. ben hala çaylaktım. bu şekilde 3 yıl geçti. o 3 yılda arkadaşlarım artık ben konuşurken lafımı kesiyorlar ya da bana bakmıyorlardı. geceleri rüyamda yenikapı miting alanında milyonlara sesleniyordum ama karşımdaki kalabalık bana fıkrasına gülümeyen hasan mezarcı muamelesi yapıyordu.

    velhasıl kelam 3 yıl böyle çaylak olarak bekledim, her geçen gün kendime olan güvenim azalırken. 3 yılın sonunda bir sabah e-mail adresinden bir mail gördüm. penis büyütücü bir üründü. 3 hafta da garanti 14 cm sloganına heyecanla tıklayacaktım ki o sırada bir alt sırada o maili gördüm. bir şekilde yazar olmuştum artık. hemen arkadaşlarımı aradım tekrardan eski günlerdeki gibi konuşmak için. ancak beni dinlemediler. o anda anladım ki sözlükte vurucu ve ince esprili entryler ile özgüvenimi yerine getirdikten sonra ortamlarda o eski hıncal uluç ağırlığımı yakalayacaktım. hemen çok kreatif bir başlık açtım.

    çok kreatif başlık

    ancak bu başlık umduğum ilgiyi göremedi ve tüm umutlarım o anda yitip gitti. artık hiç arkadaşım yok. okulu da bıraktım sabahları babamla dükkana gidiyorum. dükkana müşteri gelince yanaklarım kızarıyor ve konuşamıyorum. babamda mahcup olup müşterilere "amcası utangaç o biraz" diyerek geçiştirmeye çalışıyor. bunun sorumlusu sizsiniz ey sayın ekşi sözlük halkı.

    ve biliyorum bu başlıkta sallanmayacak. sallanmayan diğer entry ve başlıklarım için profilimi ziyaret edebilir ya da etmeyerek sallamayabilirsiniz.

    edit: imla.
  • ben senin yanındayım ve başlığını sallıyorum.*

    tanım: inkar ve itiraf olmayan yalnızca sitem.
  • yine sallanmadı, artık bu benim makus talihim.