şükela:  tümü | bugün
  • son haftalarda başıma gelen elem ve keder dolu hadise. günlerdir bu yazarın entry'lerini okumadan uyuyamıyorum. sürekli artı oy veriyor, bu sırada sanki ona bir katkıda bulunmuşum gibi mutlu oluyorum. her entry'sinin fav'ında benim nickimi görmesin diye çaylak hesabı açtım, oradan favlıyorum. sonra da muzip bir tebessüm takınıp çok gizli bir iş yapmış edasıyla boş boş ekrana bakıyorum.

    sayın ekşi sözlük yazarı hanımefendi. kimi zaman kendisine alacağı çikolatanın hayaliyle saatlerini balkonda babasını bekleyerek geçiren küçük bir kız çocuğu kadar şirin ve masum hallerin, kimi zaman akşama yemek yetiştirmeye çalışmaktan bunalmış iken bir an duraksayıp, alnına gelen saçlarını geriye atarak işine devam eden cefakar bir anne kadar olgun tavırların şahsen kendimden geçmeme sebep oluyor.

    mesaj yeşilim her yandığında "acaba o mu yazdı?" diye beklemekten yoruldum. seni okurken parmaklarımla nickini okşamak artık yetmiyor. benim dışımda bir hemcinsimin, seni favlamasından bile rahatsızlık duyuyorum. seni en çok benim sevdiğime, en çok benim hakettiğime şüphe duymuyorum.

    o tek yazışmamızda geçen her cümle aklımda. tekrar yazarsam, sohbete devam edersek de işler yolunda gitmezse düşüncesi hep aklımın bir köşesinde. size olan hislerimi aktarabilmem için bir kaç kelam etmenin yeterli olmayacağı bilinci ise yegane adım atmama sebebim. ve fakat bu gece içimdeki şımarık çocuğa hakim olamamam neticesinde bu konuma gelmiş bulunmaktayım.

    verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür diliyor, bu yoğun hisleri yaşamama sebep olmuş hanımefendiye görüşmek üzere diyerek en içten arzumu iletiyorum.

    edit: kendisi nihayet mesaj attı. şu an hunharca sevişiyoruz. bu satırları bir elimde keyif sigaram, yatakta kendisini izlerken yazıyorum. entry ve edit arasındaki zaman farkına bakarsak performansımın süresi hiç de yabana atılır cinsten değil. tebrik eden arkadaşlara ve 99 senesinde başka yüzlerce seçeneği varken zeytin yiyerek ekşi sözlüğü kodlayan, böylece zevceme kavuşmamı sağlayan sedet'e teşekkürlerimi sunuyorum. umarım sizlerin de hoşlandığınız kişiyle orgazmdan orgazma koşacağınız günler yakındır.
  • benim dışımda bir hemcinsimin, seni favlamasından bile rahatsızlık duyuyorum dan sonrasını okumadım.

    edit : şimdi aklıma geldi.

    "sözlüğe girdiğimde nickini okşuyordu."
  • ben bir kere oldum. çok fantastik bir deneyimdi. kız ilgi manyağı birisi çıkmıştı. şu internette tanıştığınız her kişiye aşık olmayın.
  • yalnız şişman o...
  • cok guzel bir seydir. (formata uysun diye yazdim bunu ama kesin guzeldir ya) yalniz entry'deki verilerden yola cikinca o hanimefendi immanuel tolstoyevski cikiyor. o kisim biraz sikintili sanki.
  • yanlış kişilere açıldığını bilmeyen yazar serzenişi.

    napsın, şimdi bunları okuyup, "acaba o ben olabilir miyim" diye mesaj mı atsın.

    bu hayallerle mi yaşıyosunuz, nasıl bir coğrafyada yaşıyoruz ya rabbim.

    olm atsana kıza mesaj, yazılarınız, uslubunuz beni çok etkiledi, tanışmak isterdim diye. bu eziklik bir erkeğe yakışmıyor dostum. allame-i cihan olsan bir kadına bu triplerle kendini beğendiremezsin.

    trolsen başka..
  • narsisizm kokusu aldım. sözlük ya da sosyal medyadan tanıştığın bir insana aşık olduğu sanısı aslında kişinin kendine duyduğu aşk'ın bir yansıması. kendinde olanı onda görmek istiyorsun. göremeyince biter merak etmeyin. yükselecek yükselecek ve bir anda bulutlardan yere çakılacaksın. bizde yaşadık bunları. aylar boyunca kendimize gelemedik sonra. işte bunlar bir tecrübe. aşk diye bir şey yok, bunu her yerde haykırmak istiyorum. ama önce buna kendimi inandırmalıyım.
  • (bkz: abi seviyorsan git yeşillendir bence)

    edit : o değil de adam takıntılı bir manyak çıktı rıza baba. nick okşamak ne lan?

    sapık da çıkmaz umarım.