şükela:  tümü | bugün soru sor
  • benim dışımda bir hemcinsimin, seni favlamasından bile rahatsızlık duyuyorum dan sonrasını okumadım.

    edit : şimdi aklıma geldi.

    "sözlüğe girdiğimde nickini okşuyordu."
  • ben bir kere oldum. çok fantastik bir deneyimdi. kız ilgi manyağı birisi çıkmıştı. şu internette tanıştığınız her kişiye aşık olmayın.
  • yanlış kişilere açıldığını bilmeyen yazar serzenişi.

    napsın, şimdi bunları okuyup, "acaba o ben olabilir miyim" diye mesaj mı atsın.

    bu hayallerle mi yaşıyosunuz, nasıl bir coğrafyada yaşıyoruz ya rabbim.

    olm atsana kıza mesaj, yazılarınız, uslubunuz beni çok etkiledi, tanışmak isterdim diye. bu eziklik bir erkeğe yakışmıyor dostum. allame-i cihan olsan bir kadına bu triplerle kendini beğendiremezsin.

    trolsen başka..
  • narsisizm kokusu aldım. sözlük ya da sosyal medyadan tanıştığın bir insana aşık olduğu sanısı aslında kişinin kendine duyduğu aşk'ın bir yansıması. kendinde olanı onda görmek istiyorsun. göremeyince biter merak etmeyin. yükselecek yükselecek ve bir anda bulutlardan yere çakılacaksın. bizde yaşadık bunları. aylar boyunca kendimize gelemedik sonra. işte bunlar bir tecrübe. aşk diye bir şey yok, bunu her yerde haykırmak istiyorum. ama önce buna kendimi inandırmalıyım.
  • (bkz: abi seviyorsan git yeşillendir bence)

    edit : o değil de adam takıntılı bir manyak çıktı rıza baba. nick okşamak ne lan?

    sapık da çıkmaz umarım.
  • nickini okşuyorumdan sonrasını okumadım.
  • (bkz: başlamadan biten ilişki)

    yazar kişisinin yazdıklarından sonra ilgili hatun olsam anında soğur ve diğer erkek kategorisine atıp sözlüğün engel butonuna keyifle basardim.
  • istanbul'da yaşayan, otuzbeş yaşında bir erkek olarak pek çok kez deneyimlediğim durum.

    bu mecrada, insanların entry'leri ile birlikte kafalarının içini de okuma şansına sahip oluyoruz. büyük bir lüks.. bir düşünelim, yüzyüze kırk görüşmede sahip olacağımız bilgiye dörtyüz-beşyüz entry okuyarak sahip olabiliyoruz ve insanlar yazarken daha samimiler.

    bir yazar sana mesaj atıyor, "beş-on entry'sine bakayım da fikir edineyim" diye başlıyorsun ve bir bakmışsın yüzlercesini okumuşsun. düşünceler yakın istikamette ve alışkanlıklar benzer yöndeyse ister istemez bir yakınlık, bağ oluşuyor.

    daha ilk telefonda, kurulan o yakınlık sohbete dönüşüp, nehir misali akıyor. sonra o kişinin evine misafir oluyorsun; çayını veya şarabını içiyorsun. entry'lerinden yaptığın çıkarımlarla kafanda oluşturduğun o figür ete kemiğe bürünüyor ve kalbine, hayatının orta yerine yerleşiyor. daha güzel ne olabilir?
  • (bkz: felekten bir gece çalmak)

    camdan bir heykele kızdım geçen gün. bana mısın demedi. ben sana deliyim sana deliyim dedim dinlemedi. ben de hepsini arnavuttum.